Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12160 E. 2023/973 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12160
KARAR NO : 2023/973
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/123 E., 2019/581 K.
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesince bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacı … dava dilekçesinde; Batman ili …. ilçesi … Köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği, kadastro çalışmalarında tespit dışı bırakılan altı parça taşınmazın yıllardır zilyet ve tasarrufunda bulunduğunu belirterek, taşınmazların adına tapuya tescilini istemiştir.

2. Çekişme konusu taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihi itibariyle yapılmış bir orman kadastrosu bulunmamakta olup, arazi kadastrosu ise 1984 yılında kesinleşmiş ve dava konusu yerler tapulama harici bırakılmıştır.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunarak, taşınmazların Hazine adına tescilini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2014 tarih ve 2013/599 Esas, 2014/621 Karar sayılı önceki kararı ile, fen bilirkişileri …. ve …. tarafından düzenlenen 14/04/2014 tarihli rapor ve krokide gözüken … köyü A harfi ile belirtilen cinsi bahçe olan 440,55 m² lik taşınmaz, B harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 19.525,75 m²lik taşınmaz, C harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 12.301,56 m² lik taşınmaz, D harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 2.162,01 m² lik taşınmaz, E harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 7.165,32 m² lik taşınmaz, F harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 1.051,01 m² lik taşınmazın aynı köyün son parsel numaraları verilerek davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2014 tarih ve 2013/599 Esas, 2014/621 Karar sayılı önceki kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2. Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22/12/2016 tarih ve 2015/10627 Esas, 2016/12477 Karar sayılı ilamıyla; ” 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/3 üncü maddesi uyarınca, tescil davalarının Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapuda malik gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılması gerektiği, dava konusu edilen taşınmazlardan (E) ve (F) harfiyle gösterilen bölümlerin kadastro çalışmalarında orman olarak tespit dışı bırakıldıkları anlaşıldığından ilgili alanlar bakımından Orman Yönetimi davaya dahil edilmeden yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan mahkemece yapılan keşfe orman mühendisi bilirkişi götürülmediği ve orman yönünden yeterli araştırma yapılmadığı, çekişmeli taşınmazların 1984 tarihinde yapılan kadastro sırasında tescil harici bırakılmış olmasına rağmen, ziraat bilirkişi raporunda davacının zilyetliğine yönelik olarak taşınmazların imar ve ihyasının yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tamamlandığı tarihin net olarak belirlenmediği, bilirkişilerin yetersiz raporlarına dayalı hüküm kurulduğu, bu doğrultuda usulüne uygun orman araştırması ile birlikte 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14 ve 17 nci maddesi şartlarının araştırılması gerektiği” belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar
Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi raporları ve mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda davanın kabulüne, fen bilirkişi …. tarafından düzenlenen 13.03.2019 tarihli rapor ve krokide gözüken … köyü A harfi ile belirtilen cinsi bahçe olan 440,55 m²’lik taşınmaz, B harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 19.525,75 m² ‘lik taşınmaz, dava konusu yerin DSİ tarafından kamulaştırma projesinde 111 ada 11 nolu parsel ifrazen 111 ada 30, 31, 32 ve 33 nolu parsellere ayrıldığı, 111 ada 30 nolu parsel 17.133,59 m², 111 ada 31 nolu parsel 554,83 m², 111 ada 32 nolu parsel 1.588,87 m², 111 ada 33 nolu parselin tapu alanın 248,48 m², C harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 12.301,56 m² lik taşınmaz, D harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 2.162,01 m² lik taşınmaz, E harfi ile gösterilen cinsi tarla olan 7.165,32 m² lik taşınmazın aynı köyün son parsel numaraları verilerek davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı Hazine vekili ile davalı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafın bilirkişi raporunda F harfi ile gösterilen taşınmaz yönünden davadan feragat ettiğini, bu taşınmaz hakkında davanın reddine ve taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken bu yönde hüküm kurulmadığını, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden de eksik araştırma yapıldığını belirterek, hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalı … İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 17, Ek 5 ve Geçici 8 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’ nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Dosya kapsamındaki 13.03.2019 tarihli fen bilirkişisi raporundan ve Batman Kadastro Müdürlüğünün İlk Derece Mahkemesine hitaben yazdığı 06.02.2017 tarihli yazıdan ve yine Orman İdaresinin İlk Derece Mahkemesine gönderdiği 10.07.2018 tarihli kadastro müdürlüğü ile yaptığı yazışmalardan, dava konusu taşınmazların bulunduğu … Köyünde dava tarihinden sonra 2016 yılında 3402 sayılı Kanun’un EK-5′ inci maddesi ile Geçici 8’inci maddeleri uyarınca kadastro çalışması yapıldığı ve çekişme konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesinde, Kadastro Mahkemesinin görevinin, her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği gün başlayacağı açıklanmış, anılan Kanun’ un 27 nci maddesinde ise, yerel hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o mal hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği belirtilmiştir.
2. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, hakkında kadastro tutanağı düzenlenen taşınmazlar hakkında görevli mahkemenin Kadastro Mahkemesi olduğu göz önüne alınarak, 3402 sayılı Kanun’ un 27 nci maddesi uyarınca görevsizlik kararı verilerek dosyanın Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde esas hakkında karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,27.02.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.