YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/926
KARAR NO : 2023/1852
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1449 E., 2022/1307 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya direnme kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davalı … vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 1728 ada 9 parsel sayılı 415,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz beyanlar hanesinde 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu ve 1977 yılından beri … oğlu …’ın kullanımında bulunduğu şerhi verilerek Hazine adına tescil edilmiş, yapılan güncelleme ile 14.12.2015 tapunun beyanlar hanesine tarihinde taşınmazın “eşit hisselerle … ve …’in kullanımında olduğu” şerhi verilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; adına kullanıcı şerhi verilen tarafından sonrasında taşınmazın zilyetliğinin dava dışı …e, …den ise 2010 yılında vekil edeni olan davacıya devredildiğini ve taşınmazın bulunduğu yerde güncelleme çalışmaları yapıldığını, taşınmazda davalılar adına konulan kullanım şerhinin iptali ile davacının kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı … cevap dilekçesinde dava konusu taşınmazda hiçbir zaman zilyet olmadığını, zilyetlik şerhinin idare tarafından sehven yazıldığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini belirtmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2018 tarihli ve 2016/231 Esas, 2018/492 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulü ile 1728 ada 9 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan “Bu parsel eşit hisselerle … oğlu 1973 doğumlu … ve … oğlu 1964 doğumlu …’in 1993 yılından beri kullanımındadır.” şeklindeki şerhin iptali ile “Taşınmazın 235 m2’lik kısmının davacı … kızı 1958 doğumlu …’ın kullanımında olduğu, kalan kısmının eşit hisselerle … oğlu 1973 doğumlu … ve … oğlu 1964 doğumlu …’in 1993 yılından beri kullanımındadır.” şeklinde şerh düşülmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli ve 2019/193 Esas, 2020/679 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile 1728 ada 9 parselin imarla gittiği 15031 ada 7 parselin tapu kaydının beyanlar hanesindeki “bu parsel eşit hisselerle … oğlu 1973 doğumlu … ve … oğlu 1964 doğumlu …’in 1993 yılından beri kullanımındadır.” şeklindeki şerhin iptali ile “Fen Bilirkişisi ….’ın 04.02.2020 tarihli raporunda C harfi ile gösterilen 330,22 m²’lik kısmı davacı …’ın kullanımındadır. Parselin geldisi olan 1728 ada 9 parsel kapsamında kalan bölümünden geriye kalan kısmın eşit hisselerle … oğlu 1973 doğumlu … ve … oğlu 1964 doğumlu …’in 1993 yılından beri kullanımındadır” şerhinin verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin 21.04.2022 tarihli ve 2021/7338 Esas, 2022/3854 Karar sayılı ilamıyla, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediği, davalı Hazine vekili ve davalı … vekilinin itemyiz itirazlarının incelenmesine gelince; davacı … 23.05.2016 tarihli dilekçesinde “bu davada yargılama masrafı, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmemesi, bu giderlerin tarafına yüklenmesini kabul ettiğini belirtmiş ve böylelikle yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasını” kabul ettiği, bu itibarla; yargılama giderinin davacı üzerine bırakılması ve kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7 nci maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı Hazine ve davalı …’ in yargılama giderinden sorumlu tutulması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru görülmediği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı … tarafından sunulan 23.05.2016 tarihli dilekçenin, davalılardan …’nın davayı kabul içerikli dilekçesiyle aynı tarihte sunulduğu; dilekçenin başlığında davalı olarak yalnızca davalılardan …’nın adını yer almakta olup, açıklama bölümünde de “Davalı …’nın kabul beyanına bir diyeceğim yoktur. Ben de kabulü kabul ediyorum. Bu davadan yargılama masrafı, harç ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmemesi, bu giderlerin tarafıma yüklenmesini kabul ediyorum” şeklindeki açıklamadan da anlaşılacağı üzere bu dilekçenin genel nitelikte yani tüm davalılar hakkında değil, yalnızca davalı …’nın dilekçesindeki davayı kabul beyanı ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin tarafında yüklenmemesi istemine karşılık yani davalı … hakkında sunulduğu; sonrasında yapılan ilk duruşma olan 12.01.2017 tarihli ön inceleme duruşmasında da davalı … tarafından davayı kabul beyanının sözlü olarak tekrarlanması üzerine davacı vekilinin söz alarak: “Davalı … yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz yoktur” şeklindeki beyanının da, davacının sunduğu 23.05.2016 tarihli dilekçenin duruşmadaki sözlü tekrarı niteliğinde olduğu, söz konusu dilekçenin yalnızca davalı … hakkında sunulduğunu gösterdiği; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne yönelik hüküm kurularak, davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de, davanın, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı ve İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde de açıklandığı üzere parselin bütünü hakkında açıldığı halde, C ile gösterilen kısmı yönünden kabul edildiği ve dolayısıyla davanın, kararın gerekçesinde de “dava konusu taşınmazın tamamının davacının kullanımında bulunmadığı anlaşıldığından fen bilirkişisince taşınmaz sınırları içerisinde kalan ve davacının kullandığı kısmın metrekaresi belirlenmiş olmakla, halen davacının zilyetliğinde olan kısım yönüyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş” şeklinde açıklandığı üzere tamamen değil kısmen kabul edildiği açık olduğundan davanın kısmen kabulüne ve davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davanın tamamen kabul edilmiş gibi hüküm kurulması ve davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmemesinin davalılar … ve Hazine vekillerince bu yönde bir istinaf olmamasından dolayı kamu düzenine aykırılık kapsamında da olmaması nedeniyle resen de inceleme konusu yapılamayacağından, bu konuda davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, Dairece hükmün düzeltilmesi yoluyla kurulan kısmen kabul ve kısmen ret kararında da davacı yararına oluşan usuli kazanılmış hakka aykırılık oluşturacağından davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilemediği gerekçesiyle hükmün direnilmesine karar verilmiş ve 04.11.2020 tarihli karar yeniden kurulmuştur.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı davalı … vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin davacıdan önce satın aldığı taşınmaz üzerinde hissesi ve zilyetlik hakkının bulunduğunu, davacının geçerli bir şekilde zilyetlik hakkını devralmadığını, kendi adlarına vekalet ücretinin hükmedilmesi gerekirken hatalı olarak tekrar davacı adına hükmedildiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Davacı tarafın sunduğu dilekçede davalı ayırımı yapılmaksızın yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasını istediğini, ayrıca 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 Sayılı Kanun) kapsamında açılan davalarda Hazine aleyhine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davada kısmen kabul kararı verildiğine göre Hazine lehine vekalet ücretinin verilmesi gerektiğini açıklayarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu ile beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhine yönelik dava nedeniyle verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin kime yükletileceğinin belirlenmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 373 üncü maddesinin beşinci fıkraları uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davalı …’den alınmasına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.