Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/5359 E. 2023/2421 K. 24.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5359
KARAR NO : 2023/2421
KARAR TARİHİ : 24.04.2023

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1078 E., 2020/908 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/162 E., 2019/303 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … İdaresi vekili ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davacı … İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında 1982 yılında yapılan kadastro tespiti sonucunda, 669 parsel sayılı 7709,00 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz, tapu kaydına dayalı olarak, tarla vasfıyla gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildikten sonra 28.12.1990 tarihinde satış nedeniyle davalı … adına tapuya tescil edilmiştir.

2. Davacı … İdaresi vekili 23.05.2017 havale tarihli dava dilekçesiyle; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan … ili … ilçesi … Köyü 669 parsel sayılı taşınmazın tamamının kesinleşmiş orman tahdit sınırları dışında kalmakla birlikte orman olduğunun belirlendiğini, dava konusu taşınmazın öncesi itibariyle orman olduğu gibi eylemli durumu itibarı ile de orman niteliğine haiz olduğunu, dava konusu taşınmazın kazandırıcı zaman aşımı veya diğer yollar ile özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığını öne sürerek, taşınmaza ait tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, taşınmazın tapu kaydı üzerinde Garanti Bankası lehine bulunan takyidatların terkinine karar verilmesi istemi ile dava açmıştır.

3. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ilk olarak 1948 yılında 3116 Sayılı Orman Kanunu’na (3116 Sayılı Kanun) göre orman kadastrosu yapılmış ve çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer orman tahdit sınırları içinde bırakılmış, sonrasında maki tefrik komisyonunun çalışması sonucunda 4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 Sayılı Kanun) gereği tevziye tabi tutulmuş, akabinde 07.03.2012 tarihinde işe başlanılarak sonuçları 01.02.2013 tarihinde ilan edilen 2/B uygulamaları sırasında orman sayılmayan yer olarak orman sınırları dışında bırakılmasına karar verilmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı … 19.06.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı 1990 yılında üzerinde herhangi bir sınırlandırma ve şerh olmaksızın tapu kaydına güvenerek satın aldığını, taşınmazın orman sayılmayan alan içinde kaldığını ve yapılan bu işlemin kesinleştiğini, yine davacının öncesinde … Kadastro Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedildiğini, bu haliyle kesin hüküm bulunduğunu, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı … Bankası A.Ş. 31.07.2017 havale tarihli cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 669 parsel sayılı taşınmazın (A) rumuzuyla gösterilen 5.580,15 m2′ lik kısmının eylemli devlet ormanı olduğu, öncesi orman olan bir yerin orman dışına çıkarılmasının mümkün olmadığı ve orman toprağının zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, tapu kaydında bulunan şerhler yönünden ormanların korunmasına ilişkin Anayasa’nın 169 uncu ve 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 Sayılı Kanun) 93 üncü maddeleri karşısında, ormanlar üzerine herhangi bir şerh konulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 669 parsel sayılı taşınmazın 29.11.2018 havale tarihli bilirkişi raporunda A harfiyle gösterilen 5.580,15 m2’lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptaline, orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan şerhlerin terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı davacı … İdaresi vekili ve davalı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … İdaresi vekili istinaf dilekçesinde; davanın kısmen redde dair hükmünü istinaf ettiklerini, taşınmazın ilk orman tahdidinden bu güne kadar hukuken orman olduğunun açık olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı … istinaf dilekçesinde; taşınmazı 1990 yılında üzerinde herhangi bir sınırlandırma ve şerh olmaksızın tapu kaydına güvenerek satın aldığını, taşınmazın orman kadastro komisyonunca yapılan çalışmalarda orman sayılmayan alan içinde kaldığını ve yapılan bu işlemin kesinleştiğini, davacının öncesinde … Kadastro Mahkemesi’nde açtığı davanın reddedildiğini, bu haliyle kesin hüküm bulunduğunu, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve … Kadastro Mahkemesinin 15.06.2016 tarih ve 2013/85 Esas, 2016/61 Karar sayılı dava dosyasında verilen hükme göre davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, … Kadastro Mahkemesinin 15.06.2016 tarih ve 2013/85 Esas, 2016/61 Karar sayılı dava dosyasında, davacı … İdaresinin çekişmeli 669 parsel sayılı taşınmazın devlet ormanı niteliğinde olduğunu öne sürerek, davalılar Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile … aleyhine açtığı davada, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve şerhe göre kararın temyiz edilmeksizin 28.07.2016 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın tarafları ile … Kadastro Mahkemesinin 2013/85 Esas sayılı dosyasındaki tarafların aynı kişi oldukları, davacının gerek temyiz edilmeksizin kesinleşen … Kadastro Mahkemesi’nde ileri sürdüğü talep ve iddiaları gerekse eldeki dosyada ileri sürülen talep ve iddiaların da aynı olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kısmen kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı … İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … Yönetim vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının oluşturulduğu tarihte ve öncesinde orman tahdit sınırları içinde olduğunu, dava konusu taşınmazın 2/B uygulamaları ile orman rejimi dışına çıkarılmadığını, bu haliyle ilk orman tahdidinden günümüze kadar orman sınırları içinde kalmaya devam etmesi nedeniyle, tamamın hukuken orman ve 5.580,15m² kısmının ise orman bitki örtüsüyle kapalı orman olduğunun açık olduğunu, Orman Kanunu “Madde 11 – Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibare on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz” hükmü kapsamında kesin hüküm konusu 56 nolu Orman Kadastro Komisyonu 3302 s, Yasa çalışmalarının 24.10.2013 tarihinde kesinleşmiş olup; bu tarihten sonra on yıl içinde kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılmasının mümkün olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, orman iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 371 inci maddesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’ nun 1 inci ve devamı maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve dosya içeriğine göre davacı … İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince, … Kadastro Mahkemesinin 2013/85 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün taraflar arasında kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava konusu taşınmazın, 5653 sayılı Kanun gereğince 23.08.1951-25.08.1951 tarihleri arasında makilik saha olarak tefriki yapılıp maki tutanağı düzenlenerek haritaya geçirildikten sonra 4753 sayılı Kanun gereğince topraksız köylüye tevzii edilmesi için Toprak Tevzii Komisyonuna teslim edildiği, 1951 yılında tevzii edilerek gerçek kişi adına tapu kaydı oluşturulduğu ve dava konusu taşınmazın bu tapu kaydına dayalı olarak 1982 yılında arazi kadastrosu sonucu tapu maliki gerçek kişi adına tespit ve tescil edildikten sonra satışlarla davalıya intikal ettiği, yörede 2013 yılında yapılan orman kadastrosu sırasında taşınmazın orman sınırları dışında bırakıldığı ve davacı … İdaresinin bu çalışmaya itiraz ederek taşınmazın orman sınırları içerisine alınmasını istediği anlaşılmaktadır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarih ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadında, 3116 sayılı Orman Kanunu’nun 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanunla (5653 Sayılı Kanun)
değişik 1/e maddesine göre çıkarılan “Makilik ve Orman Sahalarının Birleştiği Yerlerde Orman Sınırlarının Tespitine Ait Yönetmelik” ile bu Yönetmelik uyarınca kurulan maki komisyonlarının yasal olduğu ve yaptıkları işlemlerin de geçerli olduğu kabul edilmiş ve söz konusu komisyonlar tarafından makilik alan olarak belirlenen taşınmazlar hakkında özel kanunlar gereğince oluşturulan tapular da yasal prosedüre uygun ve geçerli olduğundan bu tapulara değer verileceği hüküm altına alınmıştır.
Yine, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 30.04.2010 tarih ve 2004/1 Esas, 2010/1 Karar sayılı içtihadında da, maki komisyonlarınca 5653 sayılı Kanun’a göre yapılarak kesinleşen ve özel kanunlar gereğince tapu kaydı oluşan taşınmazlar hakkında 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararının uygulanmasına devam olunacağı ifade edilmiştir.
Bu itibarla; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın tamamının, tespite esas tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun’a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşünceyle yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı ve bozmayı gerektirmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğince, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, gerekçesinin ve hüküm fıkrasının değiştirilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Yukarıdaki (V.C.3.1) bendinde açıklanan nedenlerle davacı … İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,

Davacı … İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıdaki (V.C.3.2) bendinde açıklanan nedenlerle kabulü ile sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilmesi ve hüküm fıkrasının (2.1) bendindeki cümle içerisinden ”kesin hüküm nedeniyle” ifadesinin çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.