Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7985 E. 2023/8353 K. 13.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7985
KARAR NO : 2023/8353
KARAR TARİHİ : 13.07.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/29 Esas, 2016/61 Karar
SUÇLAR : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Zincirleme olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gündoğmuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2016 tarihli ve 2016/55 Soruşturma, 2016/18 Esas, 2016/18 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Gündoğmuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.05.2016 tarihli ve 2015/215 Soruşturma, 2016/29 Esas, 2016/29 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır
Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.05.2016 tarihli ve 2016/39 Esas, 2016/52 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2016/29 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
3.Gündoğmuş Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.05.2016 tarihli ve 2015/216 Soruşturma, 2016/33 Esas, 2016/33 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci ve 43 üncü maddelerinin ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli ve 2016/43 Esas, 2016/54 sayılı Kararı ile bu davanın aynı Mahkemenin 2016/29 Esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4.Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/61 sayılı Kararı ile sanık hakkında asıl ve birleşen dava dosyalarında isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 225 tam gün karşılığı 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddenin beşinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, hakkında verilen hükmün hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III.OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Gündoğmuş Adliyesinde yazı işleri müdürü olan sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davalarında, Mahkemece; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olduğu gerekçesiyle birleşen ve asıl davalardaki isnatlardan sanığın zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eylemlerinin mahkemenin kabulüne göre 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (7188 sayılı Kanun) 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz “kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış” dosyalar açısından Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin “basit yargılama usulü” bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu, öte yandan suç tarihinde Gündoğmuş Adliyesinde yazı işleri müdürü olan sanık hakkındaki görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmanın 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun’un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince izne tabi olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesi gereğince “Basit Yargılama Usulü” yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gündoğmuş Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/29 Esas, 2016/61 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.07.2023 tarihinde karar verildi.