YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/27740
KARAR NO : 2012/49454
KARAR TARİHİ : 27.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma,mühür bozma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan kurum vekilinin 02.05.2011 ve 05.09.2012 havale tarihli dilekçeleri ile sanıklar hakkında, elektrik enerjisi hırsızlığı ve mühür bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerini temyiz ettiği belirlenmekle yapılan incelemede,
Sanıklar hakkında mühür bozma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
1-6352 sayılı yasanın geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.07.2012 günlü iade kararının sadece elektrik enerjisi hırsızlığı suçundan kurulan hükümlerle ilgili olduğu, daha önce mühür bozma suçundan kurulan hükümler ile bu hükme karşı yapılan temyiz başvurularının geçerli olduğu, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararından sonra mühür bozma suçundan kurulan hükümler hukuken geçersiz olup, sanıklar hakkında mühür bozma suçundan 18.03.2011 tarihinde verilen kararlara yönelik temyiz talebi üzerine yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
2- Sanıklar hakkında elektrik enerjisi hırsızlığı suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde:
02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik
Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanunun Geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkrası hükümleri birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, “yapılan değişiklikle amaçlananın bu kapsam dahilindeki suçlar bakımından kurum zararının ödenmesi halinde, olayın sanık ya da sanıkları hakkında ceza verilmesine yer olmadığı karar verilerek işin esasına girilmesinin önlenmesi” olduğu değerlendirilip, anılan Kanunun Geçici 2. maddesi gereğince; öncelikle, sanıklara “süresi içinde … zararı giderdikleri takdirde haklarında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verileceği hususuna” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayininin gerekli olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 27/12/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.