Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4460 E. 2023/1216 K. 06.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4460
KARAR NO : 2023/1216
KARAR TARİHİ : 06.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2026 E., 2021/1482 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ :… Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/185 E., 2021/166 K.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın birleşen dosya davacıları … vd. vekili ve davalı … tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacıları … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … çalışma alanında bulunan 114 ada 114 parsel sayılı 681,10 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesiyle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 114 ada 114 parsel sayılı taşınmazın daha önce yapılan kadastro çalışmalarında tescil harici bırakıldığı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca davalı adına tespit yapıldığı; yapılan incelemede taşınmazda herhangi bir zilyetliğin olmadığının, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunun, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığının anlaşıldığını belirterek; kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazın Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.

3. Birleşen dosya davacıları vekili dava dilekçesiyle; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 114 ada 114 parsel sayılı taşınmazlarda kadastro çalışması yapıldığını ve askı ilanı çıkarıldığını, yapılan itirazların Kadastro Müdürlüğü tarafından reddedildiğini, dava konusu taşınmazların davacıların murisi…’nın kullanımında olduğunu, geçimini taşınmazdan sağladıklarını, davacıların murisinin 2006 yılında vefat etmesiyle davalıların taşınmazlara el koyduğunu, tespit çalışmalarında mirasçılık belgesi sunulmasına rağmen tespit memurları tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptaliyle dava konusu taşınmazların veraset ilamı payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı …. cevap dilekçesiyle; yapılan tespitin usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu taşınmazın atalarından kaldığını, taşınmaz hala ekilen yerlerden olup zilyetlikle iktisap edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen dosya davacılarının dava konusu taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetlik olmadığı gerekçesi ile birleşen dosya davacılarının davasının reddine, asıl dosya davacısının davasının kabulü ile, dava konusu … ili … ilçesi … Mahallesi 114 ada 114 parselin tarla niteliği ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, birleşen dosya davacıları … vd. vekili ve davalı … tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Birleşen dosya davacıları … vd. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacıların dedesi Rasıh Avcı’nın kullanımında iken vefatıyla diğer davalılar tarafından işgal edildiğini, mirasçıların uyarılarına rağmen davalının taşınmazı terk etmediğini, davalının taşınmazın imar ve ihyasına katkıda bulunmadığını, taşınmazın en az 50 yıl önce imar ihya edildiğini, taşınmazın muris tarafından imar ihya edildiğini, talebin miras hakkına dayandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak davacıların mirasçılık belgesi uyarınca payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı … istinaf dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü tarafından yapılan tespitin usul ve yasaya uygun olduğunu, taşınmazın 20 yılı aşkın süredir kendisi tarafından kullanıldığını, zilyetlikle iktisap şartlarının gerçekleşmesi sebebiyle verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 114 ada 114 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan davaya konu kadastro çalışmasında 06/11/2020 tarihinde senetsizden tarla niteliğiyle … adına tespit edildiği; parselin eğiminin % 18-20 olup arazinin çok taşlı bir yapıya sahip olduğu ve yüzeyinde % 50-60 oranında blok kayalarla pek çok kayalık durumda bulunduğu; içerisinde 1 adet keçiboynuzu ve 1 adet zeytin ağacı bulunmakta olup bu ağaçların bölgeye özgü doğal bitki örtüsü formu içerisinde bulunan türlerden olduğu; 1981, 1992, 2009 ve 2012 yıllarına ait hava fotoğraflarında parselin durumunun keşif günündekiyle aynı olduğu; geçmiş yıllarda yığma taş teraslarla oluşturulan kısımların kullanıldığının gözlemlendiği; günümüzde terasların bozulmaya başladığı ve hali hazırda aktif bir tarımsal faaliyet yapılmadığı; çok taşlı ve kayalı yapıda olması ve işlenebilir toprak derinliğinin az olması sebebiyle tarla tarımına uygun arazi olmadığı; parseldeki kullanımın daha çok hayvancılık ve ağaçlardan faydalanma şeklinde olduğu ve dolayısıyla gerek birleşen dosya davacıları ve gerekse davalı yararına zilyetlikle taşınmaz kazanma koşullarının gerçekleşmediği belirlendiğinden, ilk derece mahkemesince de bu gerekçeyle ana dosya davacısı Hazinenin davasının kabulüne, birleşen dosya davacılarının ise ispatlanamayan davasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı; davalının ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin de yerinde olmadığı, ancak Mahkemece davanın kabulü kararına yönelik hüküm kurulurken, öncelikle itiraza konu olan ve doğru olmadığı belirlenen kadastro tespitinin de iptaline karar verilmesi gerektiği halde, tespit hakkında hüküm kurulmaksızın doğrudan tescil hükmü kurulmuş olunmasının yerinde olmayıp infazda tereddüt yaratacağından kamu düzenine aykırılık kapsamında görüldüğünden davalının istinaf başvurusunun hükümdeki kamu düzenine aykırılık nedeniyle kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına; birleşen dosya davacılarının davasının reddine, ana dosya davacısının davasının kabulü ile ile dava konusu … İli … İlçesi … Mahallesi 114 ada 114 parsel sayılı taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8.maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitinin iptaline ve taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacıları … vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Birleşen dosya davacıları … vd. vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370, 371 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup birleşen dosya davacıları … vd. vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden birleşen dosya davacılarından alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.