YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16880
KARAR NO : 2023/1256
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/10 E., 2021/5 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında; Giresun ili, … ilçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan, 116 ada 1 parsel sayılı 5.802,05 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/2’şer paylı davalılar … ve … adlarına tespit edilmiştir
2. Davacılar … ve …, çekişme konusu taşınmazın tamamının davalı babaları …’a aitken kendilerine bağışladığı iddiasıyla ve tapu kaydı ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlardır.
II. CEVAP
1. Davalı … cevap dilekçesinde; davanın asılsız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı … cevap dilekçesinde; davayı kabul etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.3.2013 tarihli ve 2009/150 Esas, 2013/45 Karar sayılı kararı ile,davanın kısmen kabulüne, çekişme konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle, taşınmaz 8190 pay kabul edilerek 4158 payın davalı …, 2016’şar payın davacılar … ve … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … vekili ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/13596 Esas, 2014/13089 Karar sayılı kararıyla”davacıların murisi …’in çekişmeli taşınmazdaki payının tespit tutanağında belirtilenden daha fazla olduğunu kanıtlamak üzere davacı tarafa imkan tanınması, bu husustaki delillerinin sorulup saptanması, toplanmış ve toplanacak deliller birlikte değerlendirildikten sonra davacıların murisi …’in tespitte belirtilenden daha fazla payının olduğunun ispatlanamaması halinde … adına tespit edilen 1/2 payın kendisinin kabulü doğrultusunda davacılar adına tapuya tesciliyle yetinilmesi” gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2015 tarihli ve 2015/15 Esas 2015/118 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, dava konusu 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile tamamı 5802 pay kabul edilerek 2908 payın davalı … adına, 1447’şer payın davacılar … ve … adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili ile davalı … vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.11.2018 tarihli ve 2018/4724 Esas, 2018/6354 Karar sayılı kararıyla “öncelikle …, … ve … adına kadastro sırasında tespit edilen başka taşınmaz ya da taşınmazlar bulunup bulunmadığı hususu mahalli Tapu Müdürlüğünden sorularak, varsa bu taşınmazların kadastro tespit tutanakları ve dayanakları getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra mahallinde yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın kime ait olduğu, …, … ve … arasında herhangi bir taksim yapılıp yapılmadığı, taksim yapılmışsa hangi tarihte ve ne şekilde yapıldığı, çekişmeli taşınmazın yapılan taksimde kime düştüğü, diğer hissedarlara taksim sonucunda hangi taşınmaz ya da taşınmazların isabet ettiği, taksim anlaşmasının bozulup bozulmadığı, taraflar arasında taşınmazın kullanımına ilişkin olarak tespit tarihine kadar herhangi bir uyuşmazlık çıkıp çıkmadığı hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilmesi, bunun sonucunda davacıların babası …’in çekişmeli taşınmazda tespitten daha fazla payının olduğunun davacı tarafça kanıtlanamaması halinde … adına tespit edilen 1/2 payın kendisinin kabulü gözönüne alınarak davacılar adına tescili ile yetinilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının ve kabule göre de, üçüncü kişi …’ten satın alınan ve fen bilirkişi raporunda sarı renkle gösterilen kısma yönelik olarak davalı … tarafından bağımsız bir hak talebiyle açılmış herhangi bir dava bulunmadığı halde davalı …’ye kadastro tespitindeki payından daha fazla pay verilmesinin de isabetsiz olduğuna” değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 116 ada 1 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak muris …’ın tapudaki hissesini evlatlarından …, ve …’a hibe ettiği, tedavül kayıtları ve tüm dosya kapsamından da Kasım ve …’ın tapudaki hisselerini kardeşleri (davacıların babası olan) …’a herhangi bir suretle devrettiğine ilişkin somut deliller bulunmadığı ve bu hususun davacılar tarafından da ispat edilemediği, dava konusu taşınmazın kayıt malikleri arasında taksim, trampa yahut başka bir tasarrufa konu edilmediği; ancak tespit maliklerinden …’ın kendi payı yönünden açılmış olan davayı kabul ettiği ve kabulün kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddine, çekişmeli 116 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın tamamı 4 pay kabul edilerek, 2 payın …; 1’er payın ise … ve … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar … ve … vekili, …, … ve …’ın babaları … ve Anneleri …’dan gelen yerleri taksim ettiklerini, dava dışı kardeşlerin başka yerden taşınmaz yahut para olarak hisselerini aldıklarını, davalı …’ın taşınmazdaki hissesinin 1/2 değil daha az olduğunu öne sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, arazi kadastrosu tespitinin hatalı yapıldığı iddiasıyla açılan tespiti iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 13, 14 ve 15 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 120,60 TL’nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.