YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12080
KARAR NO : 2023/20548
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/161 E., 2015/548 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Dairemizin 29.03.2023 tarihli ve 2021/ 3823 Esas, 2023/16611 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, 19.06.2023 tarihli ve KD-2016/38401 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz başvurusu, sanığın mağdur … Ç.’ye yönelik sarfettiği “it iti ısırmaz” sözünün kaba ifade niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun oluşmadığından bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanığın temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sanığın mağdura hitaben söylediği “it iti ısırmaz” şeklindeki sözünün, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurları itibarıyla oluştuğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın İTİRAZININ oy çokluğuyla REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Dairemizin 29.03.2023 tarihli ve 2021/ 3823 Esas, 2023/16611 Karar sayılı onama ilamı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY
Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabul edilip edilmeyeceğine ilişkindir.
Dairemizin 29.03.2023 tarih 2021/3823 Esas, 2023/16611 sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının oy çokluğu ile onanmasına karar verilmiştir.
Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer,kişilerin şeref,haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.
Dairemizin (Kapatılan 18. Ceza Dairesi) 12.12.2016 tarih, 2016/16989 Esas, 2016/18968 sayılı kararında sanığın sarf etmiş olduğu “İt ürür, kervan yürür” sözünün hakaret suçunu oluşturmayacağı belirtilmiştir.
Somut olayımızda, sanığın olay günü rahatsızlığı nedeniyle hastaneye geldiği,sırada beklerken kendisinden sonraki bir kişinin işleminin yapıldığını görünce kayıt yapan kişiye itirazda bulunduğu ve bu nedenle tartışma yaşandığı, olay yerine güvenlik görevlisi mağdurun geldiği, sanığın güvenlik görevlisine yaşadığı durumu anlatmaya çalıştığı sırada görevlinin sanığı terslemesi üzerine sanığın “İt iti ısırmaz” dediği sabittir. Sanığın sarf ettiği söz atasözü olup, sanık burada yapacağı şikayetin etkin bir şekilde soruşturulmayacağı inancını kaba ve kırıcı bir şekilde ifade etmiştir. Sanığın sarf ettiği sözler yapacağı şikayetin sonuçsuz kalacağına ilişkin bir değer yargısıdır. Sanığın bu değer yargısının dışında mağdurun onur ve saygınlığını incitecek bir sövme veya somut fiil isnadı yoktur. Suçun maddi unsuru oluşmamıştır. AİHM nin bir çok kararında vurgulandığı üzere değer yargısına müdahale sözleşmenin 10. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne müdahaledir. Sanığın mağdura hitaben sarf etmiş olduğu atasözünün, şikayetinin sonuçsuz kalacağına ilişkin kaba bir ifade olduğu ve değer yargısını dile getirmesi nedeniyle hakaret suçunun oluşmadığı ve bu nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulü ile Daire kararımızın kaldırılması ve yerel mahkeme kararının bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun itirazın reddi yönündeki kararına katılmıyorum. 05.07.2023