YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1026
KARAR NO : 2023/1276
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1749 E., 2022/1239 K.
…
…
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 8. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/264 E., 2021/192 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Kararın fer’i müdahil kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer’i müdahil kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait iş yerinde porselen ve seramik eşyası imal işçisi olarak 29.12.2013 ile 25.07.2014 tarihleri arasında asgari ücret ile davalı iş yerinde çalıştığını, davalı işverenlik tarafından davacının SGK ya işe giriş bildirgesinin 27.02.2014 tarihinde vermek suretiyle davacının sigorta başlangıcını eksik bildirmiş olduğunu, davacının eşi tarafından 1281818 nolu takip kaydına Alo 170 hattı yoluyla söz konusu hususu bildirmiş olduğunu, davacının çalıştığı süre içinde ödemelerinin elden ödendiğini, davacının … 2. İş Mahkemesinin 2015/84 Esas sayılı dosyasında davalı şirkete karşı alacak davası açıldığını ve bu iş davada dinlenen tanık beyanlarıyla davacının 29.12.2013 tarihinde bu işyerinde çalışmaya başladığının sabit olduğunu beyanla davacının 29.12.2013-27.02.2014 tarihleri arasında davalı şirkete ait iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1.Fer’i Müdahil kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, davalı kurum kayıtlarında yapılan incelemede davacıya ait hiçbir bilgi ve belgeye rastlanamadığını, davacının açtığı davayı ispatlayabilmesi için kurum kayıtlarının aksini ispat edecek derecede yazılı deliller ileri sürmesi gerektiğini, resmi belge olan kurum kayıtlarının aksi ancak eş değer yazılı belgelerle ispat edilebileceğini, davacının sadece tanık beyanları ile ispatının mümkün olmadığını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
2.Davalı … Porselen ve Seramik Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirkete ait iş yerinde vasıfsız eleman olarak 27.02.2014 tarihinde asgari ücret ile çalışmaya başladığını, davacının 25.07.2014 tarihinde davalı iş yerine gelerek işten istifa ettiğine ilişkin belge imzalayarak işten ayrıldığını, ayrıca davacının işten istifa etmesi nedeni ile doğmuş bir alacağının olmadığını kabul ederek bir ibranamede imzalamış olduğunu, davacının söz ettiği iddiaların doğru olmadığını, beyanla haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi ile davalı şirketin uğramış olduğu manevi tazminat talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davanın kabulü ile; davacının 29.12.2013-31.12.2013 tarihleri arasında asgari ücretle 3 gün, 01.01.2014-31.01.2014 tarihleri arasında asgari ücretle 30 gün, 01.02.2014-27.02.2014 tarihleri arasında asgari ücretle 27 gün olmak üzere toplam 60 gün davalı iş yerinde çalıştığının tespitine” dair karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer’i müdahil kurum vekili özetle; mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının davasının kabulüne dair karar verildiğini, davanın kabulü kararı eksik inceleme ile verilmiş olup hukuka aykırı olduğunu, inceleme sırasında resen gözetilecek hususların da dikkate alınarak hukuka aykırı olarak verilen kabule dair yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde feri müdahil kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava hizmet tespiti talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Eldeki dava dosyası incelendiğinde; sıfat, dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir (Baki Kuru-Ramazan Arslan-Ejder Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 7. baskı, … 1995, s. 231). Bu nedenle, davanın tarafları, taraf ehliyetine sahip olmalıdır. Yani, bir davada taraf olabilmek için, ya hakiki şahıs; ya da, hükmi şahıs olmak gerekir. Zira, taraf ehliyeti, medeni hukukun haklardan istifade ehliyetine tekabül eder ( Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, C. I-II, 7. Baskı, … 2000, s.288). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.06.2007 tarih, 2007/10-358 Esas, 2007/337 Karar sayılı kararında da benimsendiği üzere; ticari şirketin tüzel kişiliği ticaret sicilinden silinmesi (terkini) ile sona erer. Tüzel kişiliğin sona ermesi için tasfiye işlemlerinin eksiksiz yapılmış olması gerekir. Şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise, tüzel kişilik ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulü olanaksızdır. Bu durumda, tüzel kişiliğin yeniden ihyasına gidilerek taraf teşkili sağlanmak suretiyle yargılamanın devamının sağlanması gerekir. Şu halde yapılması gereken iş; anılan HGK kararı çerçevesinde, tüzel kişiliği sona eren davalı şirketin ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Siciline husumet yöneltilerek ayrı bir dava açılması için davacı tarafa uygun bir süre verilmeli, dava açıldığı takdirde bu davanın sonucu beklenmeli, tüzel kişiliğin yeniden ihyası halinde, ihya kararı veren mahkemece temsile yetkili kılınan şirket temsilcisinin usulüne uygun davetiye ile davalı şirket adına davaya katılımının sağlanmasına müteakip, delilleri sorulup ilgiliye savunma hakkı tanınıp mevcut davayla ilgili itirazları karşılandıktan sonra esas hakkında bir karar vermekten ibarettir. Somut olayda; hakkındaki davada hüküm kurulan davalı şirketin, Ticaret Sicilinden terkin olduğu ve bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket adına karar verildiği anlaşılmış olmakla, anılan davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve infazı mümkün olmayacak şekilde, hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…