YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1779
KARAR NO : 2023/1847
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/772 E., 2018/385 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı … dava dilekçesinde; …. ilçesi, … Köyü kadastro çalışma alanında bulunan sınırlarını belirttiği yaklaşık 1000 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, zilyetlikle kazanılamayacağını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
2. 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) nedeniyle davaya dahil edilen … vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın bulunduğu bölgenin Büyükşehir Belediyesinin görev alanı dışında olduğunu açıklayarak öncelikle husumetten, olmadığı taktirde esastan davanın reddini savunmuştur.
3. 6360 sayılı Kanun nedeniyle davaya dahil edilen …, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/740 Esas, 2013/814 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 20.10.2015 tarihli ve 2014/19292 Esas, 2015/12116 Karar sayılı kararıyla özetle; icra edilen keşif sonucunda ormancı, ziraatçi ve jeolog bilirkişiler tarafından verilen 14.03.2014 tarihli müşterek raporda taşınmazın bahçeli kargir ev, açık ahır, besi damından ibaret olduğunu, ayrıca içerisinde meyve ağaçları olup sebze tarımının da yapıldığını, kargir ev ve damın en az 30 yıl önce inşa edildiğini, 1972 tarihli hava fotoğrafında beyaz renkli alanda kaldığını, ev ve besi damının göründüğünü, aynı bilirkişiler tarafından verilen 20.06.2013 havale tarihli ek raporda ise yukarıda belirtilen ve davacı tarafından kullanılan alanın talep edilen yerin bir bölümünü kapsadığını bildirmişlerse de taşınmazın ne kadar kısmının, ne zamandır bahçe olarak kullanıldığının, bahçe olarak kullanılan kısım üzerinde imar-ihyanın yapılıp yapılmadığının, üzerindeki meyve ağaçlarının kaç yaşlarında bulunduğunun belirtilmediği, hava fotoğraflarında bahçe olarak kullanılan kısmın görünüp görünmediğinin, hava fotoğraflarında beyaz renkli alanda göründüğü belirtilmesine rağmen bu belirtmenin ne anlama geldiğinin açıklanmadığı, fen bilirkişisi tarafından verilen 03.09.2013 tarihli ek raporda (B) ile gösterilen 1706,00 bölümün içinde ev, ahır, besi damı ile zirai faaliyet gösterilen bahçenin bulunduğu kısım, geri kalan ve (C) ile gösterilen 1029,98 metrekare yüzölçümündeki bölümünün ise makilik ve fundalık olarak ifade edilen bölüm olduğunun bildirildiği açıklanarak İlk Derece Mahkemesi kararı (B) ile gösterilen bölüm yönüyle araştırma ve incelemeye yönelik olarak bozulmuştur.
3. Bozma ilamına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2016 tarihli 2016/1047 Esas, 2016/4933 Karar sayılı ilamıyla özetle; davalı Hazine vekilinin sair karar düzeltme istemleri yerinde olmadığı, ne var ki, çekişmeye konu taşınmaz bölümlerin 03.09.2013 havale tarihli teknik bilirkişinin ek raporunda (B) ve (C) harfleri ile gösterildiği, temyiz incelemesi sırasında hükmün (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden bozulmasına, (C) harfi ile işaretlenip makilik ve fundalık olarak gösterilen bölüm yönünden ise davacı tarafın temyiz itirazlarının reddine karar verildiği halde; (C) harfi ile gösterilen bölüm hakkındaki davacının temyiz itirazlarının reddine dair kısmın maddi hata sonucu 20.10.2015 tarihli bozma ilamına yazılmadığının görüldüğü, bu nedenle Dairenin 20.10.2015 tarihli ve 2014/19292 Esas, 2015/12116 Karar sayılı ilamına “dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının 03.09.2013 havale tarihli teknik bilirkişinin ek raporunda (C) harfi ile gösterilen 1.029,98 metrekare yüzölçümündeki bölüme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir” sözlerinin ilave edilerek hükmün 03.09.2013 havale tarihli teknik bilirkişinin ek raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüm yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamı sonrası mahallinde yapılan keşif, bu dosyada dinlenen tanık ve dosyaya sunulan raporlar uyarınca davacının dava tarihinden geriye doğru 30 yılı aşkın bir süredir söz konusu balkan arazi niteliğinde olan yeri düzelterek imar ve ihya ettiği, ihya ettikten sonra ev ve hayvan damı yaptığı, üzerindeki ağaçları diktiği, imar ve ihyanın dava tarihiden geriye doğru 30 yılı aşkın bir süre öncesinden tamamlandığı, zilyetliğinin dava tarihine kadar devam ettiği, B harfi ile gösterilen kısmına yönelik olarak davacı yararına olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı hükümlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle; 03.09.2013 havale tarihli fen bilirkişileri tarafından düzenlenen krokide C harfi ile gösterilen 1.029,98m2’lik kısma ilişkin davanın reddine yönelik mahkeme kararı Yargıtay bozma ilamı dışında kalıp kesinleşmiş olmakla bu kısma yönelik yeniden karar verilmesine yer olmadığına, aynı bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen kısma yönelik açılan davanın kabulü ile, fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 1706 m2 yüzölçümündeki kısmın davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın kadastro tespitinde makilik, çalılık olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığını, imar ihyaya dayalı olarak kazanılamayacağını, ağaçların ne zaman davacı tarafından dikildiğine dair kesin bir kanıt bulunmadığını açıklayarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tapusuz taşınmazın davacı adına tesciline yönelik koşulların oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 14, 16 ve 17 nci maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler ve temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.