YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12482
KARAR NO : 2023/19834
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/651 E., 2016/114 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; suçun unsurlarının oluştuğuna, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, icra memuru ile birlikte haciz işlemi için olay yerine gelen ve icra dosyasında alacaklı vekili sıfatı taşıyan katılana “Alacaklı vekili içeri girmesin icra memuru içeri girip işlem yapabilir avukat istemiyorum avukatı aldırtırım.” şeklinde sözler söyleyerek görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia olunmuştur. Yerel Mahkemece, “görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşabilmesi için sanığın eylemini cebir yada tehdit kullanması suretiyle seçimlik hareketlerden biri ile yapmasının gerektiği, dava konusu olayda beyanlar ve savunmalar ile sabit olduğu üzere olayda herhangi bir cebirin olmadığı, her ne kadar sanık tarafından “avukatı aldırırım.” şeklinde söz söylenmiş ise de, seçimlik hareketlerden olan tehdit suçunun oluşabilmesi için kişinin hayatına vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği veya mal varlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratılacağı yada sair bir kötülük yapılacağı hususunda bir tehdite maruz kalması gerektiği, suça konu olayda ise bu tarz bir tehdit eyleminin gerçekleşmediği, kaldı ki tanık beyanı ile sabit olduğu üzere sanığın bu sözü avukatın yasal olarak içeriye girme hakkının olmadığını, girmesi halinde yasal haklarını kullanma anlamında kullandığının sabit olduğu, bu sözün tek başına herhangi bir cebir de olmadan atılı suçun gerçekleşmesine niteliği ve karşı taraf üzerindeki korkutucu özelliği de dikkate alındığında yeterli olmadığı, bu nedenle yüklenen suçun yasal unsurlarının gerçekleşmediği” kabul edilerek mezkur suçtan beraat hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Sanık savunması, katılan beyanı, tanık anlatımı ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkemenin sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmadığına dair kabul ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.06.2023 tarihinde karar verildi.