Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2022/15540 E. 2023/18922 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15540
KARAR NO : 2023/18922
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/539 E., 2022/843 K.
SUÇ : İmar kirliliğine neden olma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 22.07.2008 tarihli ve 2008/321 Esas, 2008/594 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
2. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 28.11.2012 tarihli ve 2010/26971 Esas, 2012/27739 Karar sayılı kararı ile ilk iddianamenin tanzimi nedeniyle hukuki kesinti gerçekleştiğinden, sanığın incelemeye konu kamu davasına ilişkin inşai faaliyete devam etme eyleminin ayrı bir suç oluşturduğunun gözetilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 04.06.2013 tarihli ve 2013/140 Esas, 2013/453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi sonucu … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 23.12.2020 tarihli ve 2020/608 Esas ve 2020/534 Karar sayılı kararı ile aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
4. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 12.04.2022 tarihli ve 2021/41056 Esas, 2022/9869 Karar sayılı kararı ile, 18.05.2018 tarihinde 30425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın yapı kayıt belgesi alıp almadığı araştırılmadan hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Yerel Mahkemece sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Tebliğname’de sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesini de kapsadığı gözetilerek, bu hususta kanuni dayanakları da gösterilerek olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi sebebiyle hükmün bozulması gerektiği düşüncesi belirtilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, usul ve yasaya aykırı olarak suçun unsurları oluşmadığı halde hakkında mahkumiyet kararı verildiğine vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın suça konu taşınmaz üzerine 3194 sayılı İmar Kanunu’na aykırı olarak kaçak inşaat yaptığının 14.02.2007 tarih ve 5/11567 sayılı tutanak ile tespit edildiği, sanığın üzerine atılı suçla ilgili 26.06.2007 tarihli ve 2007/16556 soruşturma 2007/10566 esas 2007/6610 sayılı iddianamesiyle hakkında kamu davası açıldığı, bu davanın … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2007/494 esas sırasında devam etmekte olduğu ancak sanığın buna rağmen inşaata devam ettiğine ilişkin hakkında 27.11.2007 tarihli ve 50/7437 sayılı yapı tatil ve tespit zaptı tanzim edildiği iddiasıyla açılan davada, sanığın olay tarihinde dava konusu yerde yapı ruhsatı almadan kaçak inşaat yaptığı, bu inşaatın bina niteliğinde olduğu, sanığın bu suretle üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamedeki Bozma Düşüncesi Yönünden
5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 50 inci maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlar yönünden yeniden değerlendirme yapılmayarak önceki hükmün aynen açıklanmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın Olay ve Olgular bölümünden anlatıldığı şekliyle üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği hususunun, sanığın yapı kayıt belgesi almak için başvuruda bulunduğu ancak peşinat tutarını yatıramadığı için daha önce oluşturulan yapı kayıt belgesinin iptaline karar verildiğine dair Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın cevabi yazısı, yapı tatil ve tespit zaptı, ilgili belediyenin cevabi yazıları, olay tutanakları ve sanık savunması neticesinde sübut bulduğu şeklindeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sair Sebepler Yönünden
1. Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
2. Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
3. Hapis cezasının kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği, anlaşıldığından,
4. Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.