Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17294 E. 2023/215 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17294
KARAR NO : 2023/215
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/98 E., 2015/2 K
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanıklar … ve …’a yüklenen suçlardan doğrudan zarar görmeyen şikayetçi Yapı Kredi Bankasının kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık … hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık … müdafiinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2015 Tarih ve 2013/98 Esas, 2015/2 Karar Sayılı Kararı ile ;
1. Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2. Sanık … hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanık … hakkında mağdur …’a karşı eyleminden, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son fıkrası, 168 … maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ve 26.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
4. Sanık … hakkında mağdur …’a karşı eyleminden, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son fıkrası, 168 … maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 42.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
5. Sanık … hakkında mağdur …’ya karşı eyleminden, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son fıkrası, 168 … maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 21.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
6. Sanık … hakkında mağdur …’e karşı eyleminden, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son fıkrası, 168 … maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 10.540,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
7. Sanık … hakkında mağdur …’a karşı eyleminden, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve aynı maddenin son fıkrası, 168 … maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddenin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafiinin temyiz istemi, gerekçesiz, süre tutum talebine ilişkindir.
2. … A.Ş. vekilinin temyiz istemi;
a) Sanık … yönünden temyiz isteği; Sanık …’un arkadaşı olan sanık …’ın kendisi herhangi bir ev almamasına rağmen aldığını söyleyerek şikayetçi …’yı ikna ettiği ve sanık …’ın hesabına 26.000 TL göndermesini sağladığı; şikayetçi … ile sanık …’ın arasındaki bağlantıyı sağlayarak sanık …’ın hesabına 19.000 TL göndermesini sağladığı; şikayetçi …’nın 30.04.2013 tarihli beyanında “……’ın benden komisyon adı altında aldığı 1000,00 TL’yi ödemediği için kendisinden şikayetçiyim” dediği, böylece …’ın suça iştirakinden menfaat sağladığının anlaşıldığı, 19.06.2014 tarihli bilirkişi raporu ile sanık … , kocası … ve sanık … …’ın hesapları arasındaki para trafiği tespit edilmesine karşın sanığın beratine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek sanık hakkında verilen beraat hükmünün bozulmasına,
b) Sanık … yönünden temyiz isteği; sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim koşulları oluşmamış olmasına karşın uygulanarak eksik ceza verilmesi, sanığın çok sayıda kişiyi hedef alarak yüksek tutarlarda zarar verdiği nazara alınmadan alt sınırdan hükümler kurulması, özel belgede sahtecilik suçu yönünden her dolandırıcılık eylemi için ayrı sahtecilik eylemi olduğundan her eylem için ayrı ceza verilmesi gerekirken tek hüküm verilmesi nedeniyle hükümlerin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle bozulmaları talebine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde, Yapı Kredi Bankası Genel Müdürlüğü İnsan Kaynakları kadrosunda Kanun Takip Grubu personeli olan sanık …’un, bankaya borçlu olan kişilere ait araç ve evleri bankanın gizli ihalelerle düşük bedellerle sattığını, kendisine ihale için gerekli teminat miktarını vermeleri halinde bu ihaleleri almalarını sağlayacağını vaad ederek müştekileri ikna edip kendi hesabına para göndermelerini sağladığı, müştekileri oyalayabilmek için de bankada görevli şikayetçilere ait kaşeleri kullanıp imzalarını taklit ederek oluşturduğu sahte belgeleri tarayıp, bilgisayara aktararak müştekilere e-mail olarak gönderdiği, ardından bu belgeleri imha ettiğinden belge asıllarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasında niyetinin müştekileri dolandırmak olmadığını, aldığı paraları müştekilere geri ödemek niyetiyle aldığını, bir kısım paraları iade ettiğini, banka görevlilerinin elektronik imzalarını taşıyan sahte belgeler hazırlayarak müştekilere gönderdiğini savunmuş, kovuşturma aşamasında bankanın satışa çıkardığı araç ve taşınmazların listelerini müştekilere gönderdiğini, parayı kendi hesabına göndermelerini istemesinin nedeninin satış gerçekleştiğinde komisyon almak olduğunu müştekileri dolandırma kastı olmadığını beyan etmiştir.
3. Sanık uhdesine geçirdiği paralardan …’e ait olan 19.000,00 TL nin tamamını soruşturma aşamasında, diğer müştekilerin zararlarını da kovuşturma aşamasında ödemiş, ödeyemediği kısımlar için kendisi ve ailesi senet düzenleyerek müştekilere vermişlerdir.
4. Müştekilerin sanık hakkında etkin pişmanlık uygulanmasına yönelik rızaları mahkemece alınmıştır.
5. Mahkemece, özel belgede sahtecilik suçu yönünden e-mail yoluyla gönderilen belgelerin özel belge olduğu kabul edilmiş, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden kastının dolandırıcılık olmadığı yönündeki savunmalarına paraların kendi hesabına aktarılmasını sağlaması ve sahte belgelerle mağdurları kandırmaya yönelik eylemleri nazara alınarak itibar edilmediği belirtilerek atılı suçların unsurları itibariyle oluştuğu kabul edilmiştir.
6. Mahkemece, dolandırıcılık suçu yönünden sanığın müştekilerin zararlarının giderildiği aşama gözetilerek etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak, mağdur sayısınca mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavclığı’nın 2015/128018 numaralı tebliğnamesi ile tüm hükümlerin onanması talep edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. … A.Ş. Vekilinin Özel Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Dolayı Sanık … Hakkında Verilen Beraat Hükümlerine, Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
… A.Ş.nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun’un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkur suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükümleri temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, … A.Ş. Vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.Ancak,
3. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçundan doğrudan zarar görmeyen Yapı Kredi Bankası A.Ş.’nin davaya katılma … bulunmadığı gözetilerek usulsüz olarak verilen katılma kararı uyarınca katılan banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

C. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Genel olarak sahtecilik suçunun maddi konusu olan belgenin;
a) Taşınır şey üzerine yazılması,
b) Yazının belli bir kimseye ait olması (düzenleyenin belli olması),
c) Hukuki değer taşıyan içeriğe sahip ve (hukuki bir vakayı veya bir … ispata elverişli bulunması) hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması gerekir.
Yargıtay da belgeyi “Hukuki hüküm ifade eden bir hakkın doğmasına ve bir olayın ispatına yarayan yazı” olarak tanımlamıştır.
Elektronik belgeyi incelediğimizde ise, öncelikle bu belgenin içeriğini oluşturan veri kavramındaki düzenlemelere bakmak icap edecektir.
5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun 3/a maddesinde veri; “elektronik, optik veya benzeri yollarla üretilen, taşınan veya saklanan kayıtlardır” denilmiş, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanunun 2/1-k maddesinde ise veri, “bilgisayar tarafından üzerinde işlem yapılabilen her türlü değer” olarak tarif olunmuştur.
Elektronik belge; elektronik verilerin bir araya gelerek hukuken anlamlı ve önemli bir bütün oluşturmasına denilmektedir. Kâğıt belgeler, üzerlerindeki yazı ve işaretlerin taşıyıcısı iken; elektronik belgeler, elektronik verilerin taşıyıcısıdırlar. Elektronik belgelerin geleneksel anlamdaki belgelerden farkları, doğrudan algılanabilir olmamalarıdır. Elektronik verilerin algılanabilmesi için bilgisayar veya benzeri yardımcı araçlara ihtiyaç duyulmaktadır.
Ayrıca, 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu’nun 5. maddesindeki ”Güvenli elektronik imza, elle atılan imza ile aynı hukukî sonucu doğurur. Kanunların resmî şekle veya özel bir merasime tabi tuttuğu hukukî işlemler ile banka teminat mektupları dışındaki teminat sözleşmeleri, güvenli elektronik imza ile gerçekleştirilemez” hükmü uyarınca, istisnalar dışında güvenli elektronik imza ile ıslak imzanın aynı hukuki değere sahip oldukları belirtilmiştir.
Güvenli elektronik imza ile oluşturulan veya ilgili mevzuatında imza zorunluluğu olmayan ancak düzenleyeni belli olan (5258 sayılı kanunun 5/3. maddesindeki düzenleme gibi veya işaret, mühür, etiket, amblem ya da hologramın yeterli olduğu belgeler) ve hukuki değer taşıyan içeriğe sahip olup hukuki sonuç doğurmaya elverişli elektronik verilerin, kanun hükmüyle “Belge” olarak nitelendirilmesi koşuluyla sahtecilik suçunun maddi konusu olarak kabulü, örneğin … Borçlar Kanunu’nun 15 … maddesinin birinci fıkrası, … Ticaret Kanunu’nun 1526 ncı maddesi, İcra İflas Kanunu’nun 8/a maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 38/A maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 199 ile 445 … maddeleri kapsamında UYAP sistemi ve diğer elektronik ortamlarda oluşturulan elektronik belgeleri ceza kanunu koruması altına alacaktır. Bu kabul kanunilik ilkesi ile çelişmeyeceği gibi, sahtecilik suçunun koruduğu hukuki yarar olan belgelerin gerçekliğine ilişkin kamu güveninin sarsılmasını da önleyecektir.
Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulu 24.01.2017 tarih ve 2016/21-1065 Esas, 2017/27 Karar sayılı kararında; ”…sanıkların gerçeğe aykırı şekilde oluşturdukları ödeme listelerini elektronik imzayla imzalamaksızın sanık K.U. ya ait e-posta adresinden bankaya gönderdikleri olayda; …e-posta adresinden bankaya gönderilen ödeme listelerinin elektronik imza ile imzalanmamış olması nedeniyle resmi belge niteliğinde bulunmaması karşısında sanıklara atılı kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının oluşmadığı…’’ görüşüyle elektronik imza ile imzalanmayan elektronik verilerin belge olmadığını ve sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmadığını savunan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda sanığın sahte olarak düzenlediği belgeleri mail yoluyla mağdurlara gönderdiği bu belgelerin asıllarının ele geçmediği, dosya arasındaki örneklerin hukuki sonuç doğurmayacak fotokopi belge vasfında olduğu, elektronik ortamdaki belgelerin de sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturan “belge“ niteliğini haiz olmadığının kabulü karşısında, özel belgede sahtecilik suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyet hükmü kurulması,
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. … A.Ş. Vekilinin Özel Belgede Sahtecilik ve Nitelikli Dolandırıcılık Suçlarından Dolayı Sanık … Hakkında Verilen Beraat Hükümlerine, Sanık … Hakkında Verilen Mahkumiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden
Gerekçe bölümünde A bendinde açıklanan nedenlerle, … A.Ş. vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Bilişim Sistemlerinin Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2015 Tarih ve 2013/98 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından “Katılan Yapı Kredi Bankası A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesap ve takdir olunan 3.000,00TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,” cümlesinin çıkartılması suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C. Sanık … Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.01.2015 Tarih ve 2013/98 Esas, 2015/2 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2023 tarihinde karar verildi.