Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4281 E. 2023/1531 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4281
KARAR NO : 2023/1531
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1178 E., 2021/2573 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/150 E., 2019/226 K.

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 Sayılı Kanun) 41 inci maddesi uyarınca açılan davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili, bir kısım davalılar …, … ve … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar …, … ve … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Dava konusu 101 ada 215 parsel sayılı taşınmaz, Bursa ili …. ilçesi … Mahallesinde 1.313,02 metrekare yüzölçümü ile bahçe vasfı ile davacı adına tapuda kayıtlıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 101 ada 215 nolu parselin sınırlarının tesis kadastrosu esnasında davalı 101 ada 211, 216, 217, 218 ve 219 nolu parseller lehine hatalı belirlendiğini, hatanın düzeltilmesi için Kadastro Müdürlüğüne başvurduklarını ancak Müdürlükçe düzeltme işlemi tesis edilmediğini belirterek çekişme konusu parseller arasındaki sınırların 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi kapsamında düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar …, … ve … vekili, kadastro tespitinin 2001 yılında yapıldığını, kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

2. Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesince yukarda esas ve karar numarası belirtilen karar ile; her iki keşif sonucunda düzenlenen raporlar birbirini destekler mahiyette olduğundan bilirkişi raporlarına itibar edildiği, davacıya ait 215 numaralı parselin fen bilirkişi raporlarında açıkça belirtilerek krokilerde gösterildiği şekilde kadastro çalışmaları sırasında sınırlarının ölçümünde hata yapıldığı gerekçesi ile Bursa ili … ilçesi … Mahallesi … Mevki, 101 ada, 211 numaralı parselin bilirkişi raporunda I harfi ile gösterilen 27,26 m2, aynı yerde kayıtlı 101 ada 216 parselin bilirkişi raporunda J harfi ile gösterilen 607,08 m2, aynı yerde kayıtlı 101 ada 217 parselin bilirkişi raporunda M harfi ile gösterilen 314,70 m2, aynı yerde kayıtlı 101 ada 218 parselin bilirkişi raporunda N harfi ile gösterilen 410,15 m2, aynı yerde kayıtlı 101 ada 219 parselin bilirkişi raporunda P harfi ile gösterilen 208,78 m2 alanının davacıya ait olmasına rağmen davalıların taşınmazlarında ölçülerek davalılar adına kaydedildiği subuta erdiğinden bilirkişi raporundaki bu metrekareler ile ilgili olarak davanın kabulüne, 101 ada, 211 numaralı parselin bilirkişi raporunda I harfi ile gösterilen 27,26 m2 alan ile ilgili, aynı yerde kayıtlı 101 ada, 216 parselin bilirkişi raporunda J harfi ile gösterilen 607,08 m2 alan ile ilgili, aynı yerde kayıtlı 101 ada, 217 parselin bilirkişi raporunda M harfi ile gösterilen 314,70 m2 alan ile ilgili, aynı yerde kayıtlı 101 ada, 218 parselin bilirkişi raporunda N harfi ile gösterilen 410,15 m2 alan ile ilgili, aynı yerde kayıtlı 101 ada, 219 parselin bilirkişi raporunda P harfi ile gösterilen 208,78 m2 alan ile ilgili olarak tapu kaydının iptali ile davacı … adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin kısımların kayıt malikleri uhdesinde bırakılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, bir kısım davalılar …, … ve … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, hükmün yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin kısmının usule aykırı olduğunu, yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesine rağmen yargılama giderlerinin taraflarına yüklenmesinin ve lehe vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının yasaya aykırı olduğunu, davalıların da davayı kabul etmediğini belirterek, kararın kaldırılarak yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına ve müvekkili lehine karşı vekalet ücretine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar …, … ve … vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkemece eksik inceleme sonucu hatalı karar verildiğini, dava için hak düşürücü 10 yıllık sürenin dolduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekili, bir kısım davalılar …, … ve … vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, bir kısım davalılar …, … ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Bir kısım davalılar …, … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesine göre taşınmazlardaki tersimat hatasının düzeltilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci maddesi

3. Değerlendirme
1.Hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, mahallinde yapılan keşif esnasında dinlenen tanık beyanları, taşınmazlara kadastro esnasında uygulanan vergi kayıtları, eski uydu fotoğrafları, zeminde yapılan ölçüm ve tersimatlar göz önüne alındığında kadastro esnasında yapılan ölçüm ve sınırlandırma hatasının bulunduğu yönünde soyut bir şekilde görüş bildirmekle yetinilmiş olup, söz konusu rapor, 3402 sayılı Kanun’un 41 inci madde uygulamasına ilişkin “Kadastro Sırasında veya Sonrasında Yapılan İşlemlerle Geometrik Durumları Kesinleşmiş Olan Taşınmazlarda Ölçü, Sınırlandırma, Tersimat ve Hesaplamalardan Doğan Hataların Düzeltilmesine İlişkin Yönetmelik” hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemektedir.

2.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için mahkemece öncelikle, keşifte uygulanması zorunlu bulunan denetime veri teşkil edecek, tesis kadastrosu haritası, varsa bu haritada değişiklik yapan ifraz haritaları, çekişmeli taşınmazlara ait ölçü krokisi, çizelgesi ve hava fotoğrafları, ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya ikmal edilmeli, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi ile taraf tanıklarının katılımı ile keşif yapılmalı; yapılacak bu keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, ilk tesis kadastrosu sırasında da zeminde sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri teknik bilirkişiye işaretlettirilmeli, fotoğrafları çekilmeli, teknik bilirkişi raporunda, ilk tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı hususlarını irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılar yer almalı; ayrıca ortofoto üzerinde ilk tesis kadastrosuna ait harita ile varsa düzeltme haritasını ada bazında, ikincisi çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve üçüncüsü ise ilk tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır bazda en az üç adet harita düzenlenmesi ve doğru sınırları gösterir harita tanzim edilmesi istenmelidir.

3.Yetersiz inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulması isabetsiz olup açıklanan nedenlerle davalılar …, … ve … vekili vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının, bozma nedenine göre, bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.