Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/4543 E. 2023/1658 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4543
KARAR NO : 2023/1658
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/543 E., 2022/820 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beyşehir Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/10 E., 2021/39 K.

Taraflar arasındaki uygulama kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Konya ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2020 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı … adına kayıtlı bulunan eski 1578 parsel sayılı 2.183,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 238 ada 404 parsel numarasıyla 2.185,54 m2 yüzölçümlü olarak; tapuda davalı … adına kayıtlı bulunan eski 1576 parsel sayılı 2.175,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 238 ada 403 parsel numarasıyla 2.164,75 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.

2. Davacı … dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sonucunda kendisine ait 1578 parsel sayılı taşınmazda yapılan ölçümlerde kuyu ile bir kısım ağaçların komşu 1576 parsel sayılı taşınmaz içine alındığını ileri sürerek, bu hatanın giderilmesi istemiyle dava açmıştır.

II. CEVAP
1. Davalı Kadastro Müdürlüğü cevap dilekçesinde; yenileme çalışmalarının tekniğine ve mevzuatına uygun olarak yapıldığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı … cevap dilekçesinde; Ağaçların bir kısmının ve kuyunun eski kadastro zamanında da kendi taşınmazında bulunduğunu, uygulama kadastrosunun hatalı olduğunu, ilk tesis kadastrosu gibi tespit yapılması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, 1984 yılında kesinleşen ilk tesis kadastro çalışmalarında paftasında oluşturulan çekişmeli parsellere ait sınırlar ile 2021 yılında 3402 sayılı Kanun’ un 22-a maddesi uyarınca yapılan güncelleme çalışmalarında oluşan yeni paftasındaki sınırların 3402 sayılı Kanun’un 22-a yönetmeliği ve genelgeler gereği, birbirleri ile uyumlu olduğu açıklanarak, davacıya ait 404 sayılı parselin yüzölçümünün artmasına karşın davalı …’e ait 403 sayılı parselin yüzölçümünün azaldığı hususu da gözetilmek suretiyle, davacının, dahili davalı …’ye yönelik davasının reddine, kural olarak uygulama kadastrosuna itiraz davasında idarenin taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarıs belirtilen kararına karşı davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı … istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, keşifte dinlenen tanıkların iddialarını doğruladığını, kuyunun ve ağaçların muris babaannesinden intikal ettiğini, …’ nin babasının bu yeri sonradan aldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu sınırları ile hava fotoğraflarında beliren sınırların uyumlu olduğu, bu haliyle uyuşmazlığın mülkiyete ilişkin olduğunun anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği, diğer taraftan davanın açıldığı tarih itibariyle 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesindeki 10 yıllık hak düşürücünün de geçmesi nedeniyle davacı tarafından Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptali ve tescil davası açılması halinde bu davanın da dinlenilme olanağının olmayacağı gerekçesiyle, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı … temyiz dilekçesinde özetle; kuyu ve ağaçların fiziki şekilleri incelenmeden, tanık beyanları üzerinde durulmadan sadece hava fotoğraflarına bakarak karar verildiğini, ilk tesis kadastrosunda kuyu ve bir kısım ağaçlarının kendi taşınmazında bulunduğunu, ancak köyde yaşayan davalı tarafından kullanıldığını, kuyunun babaannesi tarafından 50 yıl önce kazdırıldığını, tarlanın kendisine babaannesinde intikal ettiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, uygulama kadastrosuna itiraz davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi,

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı …’nin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.