Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2023/1063 E. 2023/20026 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1063
KARAR NO : 2023/20026
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/132 E., 2015/699 K.
SUÇLAR : Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak, tehdit, kasten yaralama, hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, tedavi ve denetimli serbestlik
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:
A.Sanıklar … ve … hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma suçundan dolayı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararların sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraza tabi olmaları nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 264 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dava dosyasının, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B.Temyize Konu Diğer Mahkumiyet Hükümlerinin İncelenmesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve belgeler ile gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

1. Sanık … hakkında hakaret, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Sanıklara yükletilen hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanun’a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, Yerel Mahkemenin kararında sanıklar … ve … tarafından ileri sürülen nedenler yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, Tebliğname’ye uygun olarak, oybirliğiyle HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2.Sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit, sanık … hakkında görevi yaptırmamak için direnme, tehdit, kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a muhalefet, sanık … hakkında hakaret ve tehdit, sanık … hakkında hakaret eylemlerinden verilen mahkumiyet hükümleri yönünden;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
a. Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12 nci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75 inci maddesi uyarınca sanığa yüklenen pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçunun temas ettiği 6136 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen suçun ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, sanık …’in hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde, “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alınmalıdır.
Somut olayda; polis karakolunun önünde başlayan, kargo firmasının önünde ve hastanede devam edip yine polis karakolunda sonlanan tüm olay bütünlüğü kapsamında, sanıklar …, … ve …’in polis memurlarına yönelik söyledikleri ve Mahkemece tehdit suçundan mahkumiyet hükümlerine konu edilen sözlerinin ve sanık …’in katılan … D.ye yönelik yaralama eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek tehdit ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
c. Hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.

Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu olayda, sanık …’nın hem ekip aracına bindirildiğinde hem de hastane içerisinde, sanık …’in karakoldan çıkartılırken katılan … D.’ye yönelik söyledikleri sözlerin tehdit sözleri olarak görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsurunu oluşturması, sanık …’in bahse konu sözlerinde ve sanık …’ın karakolun önünde katılan … A.’ya yönelik söylediği sözlerde geçen ” Lan.” ifadesinin ise nezaket dışı ve kaba söz niteliğinde olup, hakaret suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığı gözetilmeden, hakaret suçundan sanıkların beraati yerine, yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de; Sanıklar … ve …’ın hakaret eylemlerini aynı kasıt ve olay bütünlüğü içinde kısa zaman aralığında birden fazla kez, birden fazla mağdura yönelik olarak gerçekleştirmiş olması karşısında, sanıklar hakkında belirlenecek temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince artırılması gerektiği gözetilmeden, hakaret suçundan ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar …, …, … ve …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye aykırı olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.