YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6312
KARAR NO : 2023/7359
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2218 E., 2022/1816 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/193 E., 2021/55 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalıya ait açık MR Tıp Merkezi isimli işyerinde 12.02.2007 tarihinde diş hekimi-işçi olarak işe başladığını, bilahare de yeni açılan Akademi Hastanesinde çalışmaya devam ettiğini, iş sözleşmesinin haksız feshedildiği 30.07.2016 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, Mersin 2. İş mahkemesinin 2016/531 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada iş akdinin feshinin geçersizliğine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşen işe iade kararı gereğince davalı firmaya müracaat edildiğini, davalı tarafından işe iadenin sağlanacağının bildirildiğini, ancak davacının gerçek anlamda işe başlatılmadığını, buna göre davalı şirket tarafından müvekkilinin 4 aylık hizmet bildirimin yapılması gerektiğini, ayrıca müvekkilinin ücretinin net 9.000,00 TL olduğunu ve yapılan işe göre prim de aldığını, davalı firma tarafından Kuruma ücretlerinin eksik bildirildiğini, 15 yıllık deneyime sahip bir diş hekiminin Kuruma bildirildiği gibi bir ücret almasının mümkün olmadığını belirterek müvekkilinin davalı işyerinde 12.02.2007 ile 30.11.2016 tarihleri arasında asgari ücretin 7 katı ücretle çalıştığının tespitini, Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili işyerinde 12.02.2007-22.10.2015 tarihleri arasında ….., Tıp Merkezi olarak hizmet veren şirkette, 22.10.2015 tarihinden itibaren ise Özel Akademi Hastanesinde çalışmaya başladığını, çalışmasının 30.07.2016 tarihinde sona erdiğini, hizmet sözleşmesi gereği tüm ödemelerinin eksiksiz yapıldığını, davalının Açık Emar Tıp Merkezi ve davalı şirkette ortak ve yönetici olduğunu, işten ayrıldığı 01.06.2016 tarihine kadar kesintisiz olarak şirketi ilzam ve temsile yetkili yönetim kurulu üyesi ve şirketin vezne ve kasasında sorumlu olarak görev aldığını, davacı ile yapılan sözleşme gereğince kendisine takdir edilen ücretin yanında aynı zamanda şirket yöneticisi olarak huzur hakkı da ödendiğini, kendi isteği ile ayrıldığını, davacının kasadan aylık, avans gibi türlü ödemeler yaptırarak aylık ücretini yüksek gösterdiğini, firmanın kar dağıtmadığını ve iş hacminin daraldığını, davacının şirketin kasa ve vezne sorumlusu olarak kasadan keyfi olarak para aldığını, davacının işe başlama talebi kabul edilmiş ancak davacının şirkete bilerek hastanede görevli ve yetkili kişilerin bulunmadığı 16.40 saatinde gelerek işe başlatılmamış gibi bir tutanak tutulduğunu, şirket yönetimi olarak hemen gerekli evrak tamamlanarak davacının işe başlatılma işleminin gerçekleştiğini, SSK girişinin yapıldığını, işe iade davasından sonra aylık ücretinin 3.500,00 TL olarak belirlendiğini, ilgili kurumlara bildirimlerin yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, öncelikle çalışıldığı iddia edilen hizmete ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediğinin tespiti gerektiğini, daha sonra hizmetin geçtiği iddia edilen yıllarda işyerinin gerçekten var olup olmadığının tespitinin gerektiğini, ücret hususunda tespiti istenilen sürenin evvelinde ve sonrasında beyyine başlangıcı sayılabilecek ödeme belgeleri ve sair bu nitelikte bir belge olup olmadığının araştırılması gerektiğini beyan ederek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının hizmet tespiti talebini işe iade kararı nedeni ile boşta geçen süre dönemine dayandırdığı, boşta geçen süre fiili çalışmaya dayalı bir süre olmayıp geçerli nedenle fesih yapılmaması halinde yasanın işçiye tanıdığı bir ücret hakkı olduğu, işe iade kararındaki boşta geçen sürenin fiili çalışmaya dayanmaması nedeni ile hizmet tespitinde hizmet olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı, prime esas kazancın tespiti bakımından ise davacının iddia ettiği ücret ile çalışmayı ispat edemediği, bir kısım ödemelerin de yönetimde yer alma, kar payı dağıtımı olarak ödendiği dikkate alınarak her iki talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dosyası kapsamına sunulan ve davalı hastanenin en büyük ortağı olan Bayram Kutlutürk’ün kendi el yazısı ile davacının bir kısım aylara ilişkin eline geçen net ücretleri açıkça yazmış olduğu belgede, davacının aylık ücretinin 9.000 TL. ve üzerinde olduğu açıkça gösterdiğini, Türk Diş hekimleri Birliğinin 6/7 Aralık 2017 tarihli Yönetim Kurulu’nda almış olduğu karara göre özel kurum ve işyerlerinde çalışan diş hekimlerinin 2018 yılında alabileceği asgari ücretin net 7.640 TL. olabileceği yönünde karar alındığını, davacının yaklaşık 20 yıllık iş tecrübesi olduğu nazara alındığında, bu tarifenin yazılı belge olarak kabulü gerektiğini, tanık beyanlarının taleplerini doğrular nitelikte olduğundan dolayı ve içerisinde prim olsa bile her ay düzenli olarak ödenmesi nedeniyle ücret olarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ayrıca davalı işyerinin ortağı olduğu, belli dönemler işyerinde karpayı dağıtımı yapıldığı, davacının talep ettiği miktarın tanıkla ispat mümkün olmayıp, yazılı delil başlangıcı belgeler ve belge ile ispatlanması gerektiği davacı tarafından bu hususların ispatlayamadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile benzer nedenlerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Kuruma bildirilmeyen hizmet sürelerinin ve prime esas kazancının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi