YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12479
KARAR NO : 2023/3673
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/66 E., 2019/18 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda,Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve davacı … İdaresi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.1995 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyünde bulunan 210 ada 118 parsel sayılı 14.700 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, dava dışı 210 ada 60, 63, 64 ve 65 sayılı parsellere revizyon gören 1937 tarih 73 yazım numaralı vergi kaydının miktar fazlası olarak mera niteliği ile sınırlandırılmış, itirazsız kesinleşmiş; 210 ada 60 parsel sayılı 3.000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 73 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit ve tescil edilmiştir.
2.Davacı … İdaresi dava dilekçesinde; 210 ada 118 sayılı parselin bir bölümünün kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığından tapusunun iptali ile orman vasfı ile tescilini istemiştir.
3.Davacı … dava dilekçesinde; kadastro sırasında adına tespit edilen 210 ada 60 sayılı parselin yüzölçümünün eksik olduğu, eksikliğin 210 ada 118 sayılı parselin tamamında kaldığı iddiasıyla 210 ada 118 parsel sayılı taşınmazın adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … duruşmalara katılmamış, herhangi bir cevap dilekçesi de sunmamıştır.
2.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda; Mera Tespit Komisyonunun yaptığı işlemin Mera Kanunu ve ilgili yönetmeliklere uygun yapıldığını, davacının davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli ve 2005/1 Esas, 2009/305Karar sayılı kararıyla; davacı … tarafından açılan davanın reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B), (D), (F) ve (H) harfleri ile işaretlenen bölümlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesin 22.10.2010 tarihli ve 2010/12949 Esas, 2010/16475 Karar sayılı kararı ile; çekişmeli taşınmazın fen bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (B), (D), (F) ve (H) ile işaretlenen bölümlerinin orman sayılan yerlerden olması nedeni ile davacı …’ın bu kısımlara yönelik temyiz itirazları reddedilmiş, aynı raporda (A) ve (G) ile işaretlenen bölümleri yönünden ise Mahkemece bu yerler hakkında yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hükme yeterli olmadığı, dayanak vergi kaydının değişir sınırlı olup çekişmeli yer ile dava dışı 210 ada 63, 64, 65 parsellere de revizyon gördüğü, kayıt miktar fazlasının ise 118, 119 ve 120 ve 122 parsel numarasıyla mera niteliği ile sınırlandırıldığı ve bu parsellerin tamamının itirazsız kesinleştiği, değişir sınırlı kayıtların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 20/C maddesi uyarınca miktarı ile geçerli kapsamlarının belirlenmesi gerekli olduğundan revizyon parsellerine ve revizyon parsellerinden miktar fazlası olarak kesilen parsellere yönelik genel mahkemelerde açılan davaların birleştirilerek görülmesinde zorunluluk bulunduğu, davanın devamı sırasında … İl Mera Komisyonu Başkanlığı tarafından yapılıp 28.03.2005 – 30.04.2005 tarihleri arasında ilan edilen mera tahsis çalışmaları sırasında çekişmeli taşınmazın mera olarak tahsis edildiğinin anlaşıldığı, temyize konu davanın aynı zamanda Mera Komisyon kararına itiraz davasına da dönüştüğü, buna rağmen mahkemece yöntemine uygun şekilde mera araştırması yapılmadığı, davacının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak dava açtığı ve orman kadastrosunun yapılıp kesinleştiği tarih ile kadastro tespit tarihi arasında 20 yıllık süre de bulunmadığı halde çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası ile 1970-1975’li yıllara ait memleket haritası ve aynı tarihli hava fotoğraflarındaki konumlarının belirlenmediği belirtilerek öncelikle çekişmeli taşınmazla önceden bir bütün olarak kullanılan yani aynı bütünden bölünme 210 ada 60, 63, 64, 65, 118, 119, 120 ve 122 parsellere ilişkin açılmış derdest davalar var ise dava dosyalarının birleştirilmesi, yörede Isparta İl Mera Komisyonu Başkanlığı tarafından 4342 sayılı Mera Kanunu (4342 sayılı Kanun) uyarınca yapılan mera tahsisi dışında tahsisli mera kayıtları, mera tahsis haritası ve mera norm kararları ile eklerinin bulunup bulunmadığının araştırışması, en eski tarihli memleket haritası ile 1970-1975 yıllarına ilişkin memleket haritaları ile bu memleket haritalarının yapımında esas alınan hava fotoğrafları dosya içine alınarak yeniden keşif yapılması, taşınmazın niteliğinin bu belgere göre belirlenmesi, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespiti halinde ormanların tapu kaydı, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla kazanılamayacağı gözetilerek davanın reddine karar verilmesi, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde bu kez davacı kişi hakkında 3402 sayılı Kanun’un 14 ve 17 nci maddeleri gereğince imar-ihya ve zilyetlik yoluyla taşınmaz edinme koşullarının araştırılması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2015 tarihli ve 2011/23 Esas,2015/59 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile dava konusu 210 ada 118 nolu parselde 30/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda Ek 3’te (C) harfi ile gösterilen 13.129.7 m² (A ve B kısımları hariç) kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı … İdaresi ve davalı Hazine temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 20.Hukuk Dairesin 18.10.2017 tarihli,2016/1515 Esas, 2017/7951 Karar sayılı ilamı ile “…Mahkemece bozma kararına uygun işlem yapılarak ve özellikle yapılan keşifler sonucu uzman bilirkişiler tarafından orman kadastrosu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritası ve diğer delillere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazın (C) harfi ile gösterilen bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve mera sayılan yerlerden de olmadığı anlaşıldığına ve adına tescil kararı verilen kişi yararına 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenmekle birlikte; önceki kararla davacı … tarafından açılan davanın reddine, Orman İdaresinin davasının kabulüne, çekişmeli taşınmazın (B), (D), (F) ve (H) harfleri ile işaretlenen bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verildiği, davacı …’ın temyiz itirazları üzerine …’ın (B), (D), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin temyiz itirazlarının rededildiği, bu bölümler yönünden hüküm kesinleştiği, taşınmazın (A) ve (G) harflere ilişkin bölümlerine yönelik temyiz itirazları kabul edilerek hüküm taşınmazın bu kısımları bakımından bozulduğu, (B), (D), (F) ve (H) harfleri ile gösterilen bölümlerinin toplamının 2160,72 m2 yüzölçümünde olduğu, geriye 12.539,28 m2 alan kaldığı, oysa mahkemece 13.129.7 m² (A ve B kısımları hariç) kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verildiği; bu haliyle kararın infazının mümkün olamayacağından, dosyanın raporları hükme dayanak yapılan bilirkişilere verilerek, (A), (B), (D), (H), (F) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümlerinin yüzölçümlerinin tereddüte mahal vermeyecek şekilde gösterileceği infaz edilebilir kroki düzenlettirildikten sonra taşınmazın tamamı yönünden ve infaza elverişli hüküm kurulması, bu bağlamda taşınmazın (B), (D), (H) ve (F) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden verilen kararın temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği de belirtilerek bu bölümler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi; (A) ve (G) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden ise belirlenecek yüzölçümlerine göre infazı mümkün hüküm kurulması” gereğine değinilerek hüküm yeniden bozulmuştur. .
D.. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile ; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporuna ek krokide (B) (D) (H) (F) harfleri ile gösterilen bölümleri yönünden verilen kararın temyiz denetiminden geçerek kesinleştiği görülmekle bu bölümler yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına ,Davacı …’ın davasının kısmen kabulü ile, devletin hüküm ve tasrrufu altındaki yerlerden olmayan ve davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşan 210 ada 118 nolu parselde 20 06 2018 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ve (G) harfleri ile gösterilen 12.539,28 m²lik kısmın tapusunun iptali ile davacı … adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve davacı … İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde;davacının dayandığı 1937 tarih 73 nolu vergi kaydının yeterli uygulanmadığı, kapsamının belirlenmediği, 118 parsel sayılı taşınmazın 1997 de yapılan kadastro sırasında vergi kaydının miktar fazlası olarak mera vasfı ile tespit gördüğü, davacının tespitten sonra taşınmazı terkettiği, mahalli bilirkişi beyanlarında taşınmazın 1990 lı yıllardan sonra kullanılmadığının belirtildiği, 3402 sayılı Kanun’un 16/D maddesi gereğince meraların zilyetlik yolu ile kazanılamayacağı, taşınmazın aynına ilişkin davalarda keşfen belirlenen taşınmaz değeri üzerinden eksik harcın tamamlanması gerektiği halde harç tamamlanmadan davaya devam edildiği, yargılama giderlerinin kabul ret oranına göre tahsiline karar verilmesi gerektiği halde İlk Derece Mahkemesince tamamının davalılardan tahsiline karar verildiği, yargılama giderlerinin ayrıntılarının kararda gösterilmediği gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2.Davacı … İdaresi temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarına göre ormandan yada meradan açılıp açılmadığının araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazın mera orman vasfında olup olmadığı, değilse davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 1 inci maddesi, 3402 sayılı kanun 14-16, 17 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı … idaresi ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı-karşı davacı … İdaresi ile davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 … içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.