Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9687 E. 2023/20200 K. 21.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9687
KARAR NO : 2023/20200
KARAR TARİHİ : 21.06.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/134 E., 2016/12 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Çiftlik Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/134 Esas, 2016/12 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 27 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 9 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
3. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, eksik araştırma ve inceleme yapıldığına, atılı suçları işlemediğine, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, fazla cezaya hükmolunduğuna, cezanın usûlüne uygun olarak bireyselleştirilmediğine ve haksız olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan polis memurlarının, alkollü olup, çevreye rahatsızlık veren sanığı uyarmak için yanına gittiklerinde sanığın “Ne oldu lan ya… beni mi almaya geldiniz.” dediği, zorluk çıkarması üzerine araca bindirildiği sırada direndiği, adli işlemler yapılıp, serbest bırakılmasından sonra sanığın, katılanlara “Sizin ananızı avradınızı sinkaf edeceğim, sizin yanınıza bırakmayacağım, orospu çocukları, sizin alayınızın g.tünü s…ğim, sizinle görüşeceğiz.” demek suretiyle hakaret ve sair tehditte bulunduğu, sanıkla aralarında husumet bulunmayan katılanların birbiriyle örtüşen beyanlarına itibarla ve tüm dosya kapsamıyla, Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın, bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinde görevi yaptırmamak için direnme başlığıyla seçenekli hareketli ve amaçlı bir fiil olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının cebir veya tehdit şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, katılan polis memurlarının devriye görevi sırasında çevreye rahatsızlık veren sanığı uyarmak istemeleri üzerine sanığın katılanlara hakaret edip, hakkında işlem yapılmak istendiğinde de direndiği iddia edilen olayda, somut olarak hangi eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiği ve bunların ne surette direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarına vücut verdiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun’da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun’un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun’un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, mükerrir olmayan sanık hakkında, seçimlik ceza öngören hakaret ve sair tehdit suçlarında yeterli olmayan gerekçeyle temel ceza olarak hapis cezasının tercih edilmesi ve hakaret suçunda alt sınırdan fazlaca uzaklaşılarak hüküm kurulması,
3. Sanığın hakaret fiillerini, aynı kasıt altında ve aynı eylemin devamı niteliğindeki davranışlarla gerçekleştirmiş olması nedeniyle, şikâyetçilere yönelik eylemlerin bir bütün halinde tek fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE,
21.06.2023 tarihinde karar verildi.