YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1286
KARAR NO : 2023/1716
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/253 E., 2022/207 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/274 E., 2020/131 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında hüküm kurulması suretiyle, hak düşürücü süre içinde açılmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 112 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve tutanağın 05.07.2007 tarihinde kesinleşmesi ile tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı … vekili dava dilekçesinde; satın alma ve eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, … ilçesi … Köyü 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile müvekkili olan davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … İdaresi vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın orman vasfında olup özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman içinde kaldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazın orman içi boşluk olduğu ve kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna göre taşınmazın üçüncü sınıf tarım arazisi niteliğinde olduğunu, 1964 ve 1984 yılı hava fotoğraflarında orman sayılmayan yer olarak gözüktüğünü, 1957 yılında basılmış memleket haritasında yer alan 1954 yılında çekilmiş hava fotoğrafında da orman sayılmayan yer olarak gözüktüğünü, 2007 yılında yapılan kadastro çalışmalarında, 2010 yılında yapılan 2/B çalışmalarında taşınmazın neden orman olarak tescil edildiğinin bilinmediğini, bu bilgilere göre dava konusu taşınmazın evveliyatının orman sayılmayan yerlerden olduğunu, sınırında köy yolu bulunduğu için de orman içi açıklık sayılamayacağını, bazı tanık ve mahalli bilirkişiler dava konusu taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğunu beyan etmişlerse de, bu beyanlarda eski yolun dikkate alınmadığının anlaşıldığını, taşınmazın bir sınırı yol olduğundan orman içi açıklık olarak nitelendirilemeyeceğini, bu husus gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların da belirttiği gibi davacının 1990 yılında taşınmazı harici senetle satın aldığını, eklemeli zilyetliğinin 80 yılın üzerinde olduğunu, bu süre içinde taşınmazın tarım arazisi olarak ekilip biçildiğini, taşınmazın davacı adına tespit ve tescili gerektiğini, davacının hukuki dinlenme hakkı ihlal edildiğini, eksik harç tamamlatılarak yargılamaya devam edilmesi gerektiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 05.07.2007 tarihinde kesinleştiği, davacının 1990 tarihinden beri zilyet olduğunu iddia ederek kadastro tespitinden önceki nedene dayandığı, eldeki davanın ise 13.07.2017 tarihinde açılmış olup buna göre, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında yasada öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Kadastro öncesi nedenlere dayalı açılan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin davada taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun (3402 sayılı Kanun) 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddesi,
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.