YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2616
KARAR NO : 2023/3597
KARAR TARİHİ : 03.07.2023
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1820 E., 2022/85 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/41 E., 2021/267 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi …’ün 18.01.2014 tarihinde vefat ettiğini, vefatından üç gün önce dava konusu vasiyetnamenin düzenlediğini, Elbistan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/344 Esas sayılı dosyası ile vasiyetnameden haberdar olduklarını ancak vasiyetnameyi kabul etmediklerini, muris …’ün 80 yaşında vefat ettiğini, murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte akli melekelerinin yerinde olmadığını, davalı tarafından murise hile yolu ile vasiyetnamenin imzalattırıldığını bu sebeplerle vasiyetnamenin geçersiz olduğunu, ayrıca vasiyetnamenin şekil şartlarına da aykırı olarak düzenlendiğini belirterek, Elbistan 2. Noterliğinde 15.01.2014 tarihinde düzenlenen 00687 yevmiye numaralı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların bir kısmının murisin cenazesine dahi katılmadıklarını, muris ile ilgilenmediklerini, murisin vefatından evvel bedeni rahatsızlıkları nedeniyle kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini, vefatından önceki 5-6 aylık dönemde murisi kendi evlerine getirerek bakım ve tedavisi ile ilgilenildiğini, murisin akli melekelerinin ölüm anına kadar yerinde olduğunu, murisin bakım nedeniyle duyduğu vefa borcuna binaen davalı lehine vasiyetname düzenlediğini, murisin vasiyetnamenin düzenlenmesinden üç gün sonra vefat etmesinin vasiyetnameyi geçersiz hale getirmeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 27.02.2019 tarihli 2017/307 Esas, 2019/31 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin 19.02.2021 tarihli 2019/776 Esas, 2021/201 Karar sayılı ilamı ile “…Vasiyetnamenin iptali davasında; vasiyetçinin tüm mirasçılarının davada hasım gösterilmesinde kanuni zorunluluk vardır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 09.02.2015 tarih ve 2014/21643- 2015/1951 E-, K sayılı kararı, 22.11.2011 tarih ve 2011/6740 -2011/18378 E-, K sayılı kararı ile benzer nitelikteki diğer kararları). Eldeki dava bakımından ise murisin davacılar dışında mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece davacılar vekiline dava dışı mirasçılar … ile …’yı davaya dahil etmesi için süre verilmesi varsa gösterecekleri deliller toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik taraf teşkili ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir…” gerekçesi ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kaldırma gerekleri yerine getirilerek yapılan yargılama sonucunda, yukarıda karar başlığında belirtilen karar ile davanın reddine karar verilmiştir.
3. İlk Derece Mahkemesince “Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 4. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporda, murisin vasiyetname düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı gibi mevcut sistemik hastalıklarının da murisin fiil ehliyetini etkilemeyeceği kanaatinin belirtildiği, murisin tanzim ettiği düzenleme vasiyetnamesinin usulüne uygun olduğu” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili dava dilekçesinde dayandığı hususları tekrarla, mahkemece dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediğini, tanıkların dava dilekçesinde dayandıkları olguları doğruladıklarını, adli tıp raporunu kabul etmediklerini, raporun dosya içeriğine ve tanık beyanlarına ve bilimsel gerçeklere uygun olmadığını, 65 yaşını geçen kişilerin tasarrufta bulunmaları sırasında aldıkları raporun heyet raporu olması gerektiğinin Yargıtay kararları ile sabit olduğunu, tek hekimce verilen rapor ile yapılan tasarrufun geçersiz olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince “Somut olayda; düzenlenen Adli Tıp raporu dikkate alındığında murisin vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetine haiz olduğu, vasiyetnamenin resmi vasiyetname için öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlendiği, hata ve hile iddialarının davacı tarafça ispatlanamadığı” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdükleri nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 ve devamı maddeleri.
557 nci maddede “1. Tasarruf mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa,
2. Tasarruf yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa,
3. Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise,
4. Tasarruf kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa” bu sebeplerle ölüme bağlı bir tasarrufun iptali için dava açılabileceği düzenlemesi yer almaktadır.
3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacılar vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
03.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.