Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10772 E. 2023/4478 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10772
KARAR NO : 2023/4478
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/2058 E., 2022/1825 K.
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, tehdit
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında katılan …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince sanık … ve katılan sanık … hakkında katılan sanık …’e karşı kasten yaralama ve katılan sanık sanık … hakkında katılan sanık …’e karşı tehdit suçlarından hükmolunan beraat kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret ve buna yönelik temyiz talebinin reddi kararına yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca temyiz edilebilir bir karar olmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince sanık … hakkında kasten öldürme suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 Tarihli ve 2021/45 Esas, 2022/21 Karar Sayılı Kararıyla
1. Sanık … hakkında maktul …’a karşı kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba,
2. Sanık … hakkında katılan sanık …’a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 … maddesinin birinci fıkrası, 35 … maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Sanıklar … ve … hakkında katılan sanık …’ e karşı kasten yaralama ve katılan sanık … hakkında katılan sanık … karşı tehdit suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine,
Karar verilmiştir.

B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 Tarihli ve 2022/2058 Esas, 2022/1825 Karar Sayılı Kararıyla
Katılan sanıklar ve sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilinin ve sanık … ve müdafiinin başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar …, …, … ve katılan sanık … vekilinin temyiz istemi; sanık … hakkında eksik ceza tayin edildiğine, sanığın suçu haksız tahrik altında işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, Yerel Mahkeme kararının çelişkili olduğuna, tanık …’in aşamalardaki çelişkili beyanları nedeniyle yanılgılı karar verildiğine, beraat eden sanık … lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan sanık … müdafiinin temyiz istemi; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, sanık ile katılan sanık … arasında husumet bulunmadığı halde kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, gönüllü vazgeçme hususunun tartışılması gerektiğine, sanığın eylemlerinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinin tartışılması gerektiğine, katılan sanıklar … ve … ile sanık … hakkında verilen beraat kararlarının hatalı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan sanık … ile tanık H.Ö. arasında kız isteme meselesinden kaynaklanan anlaşmazlık bulunduğu, sanık … ile katılan sanık … arasında da anlaşmazlık bulunduğu ve daha önceki bir tarihte telefonda yaşanan tartışmada sanık …’in, …’a “Seni köyden geçirmem” dediği, olay günü sanık … ve tanık H.Ö.’nün gece 01.00 sıralarında alkol almak amacı ile Konuş Köyü Baraj Göleti mevkiisine gittikleri ve çardağa oturdukları, bir süre sonra oturdukları mevkiiye katılan sanıklar … ve …, maktul … ile sanık …’ın geldikleri, katılan sanık … ve tanık H.Ö.’nün oturduğu yere yakın bir çardağa oturdukları, bir süre sonra katılan sanıklar … ve … ile maktul ve sanık …’nın katılan sanık … ve tanık H.Ö.’nün oturduğu çardağa geldikleri, maktulün tanık H.Ö.’nün yanına oturduğu, tanık H.Ö.’nün katılan sanık …’in yanlarına oturmasını istemediği, bunun üzerine katılan sanıklar … ve … çardaktan ayrılırken …’in “Köyden geçirmeyeceğim diyen adamı sen buraya niye getiriyorsun” diyerek katılan sanık …’yı kast ettiği, bunun üzerine tanık H.Ö.’nün katılan sanık …’in üzerine yürüdüğü, katılan sanık … ve sanık …’nın tanık H.Ö.’yü ve katılan sanık …’i ayırmak için yanlarına gittiği, bu esnada maktul ve katılan sanık …’nın diğerlerinden uzaklaşmış olduğu, katılan sanık … ve sanık …’nın, tanık H.Ö. ve katılan sanık …’i ayırarak uzaklaştırmaya çalıştıkları, maktulün katılan sanık …’ya yumruk atmasıyla …’nın yere düştüğü, maktul ve katılan sanık …’nın kavgaya tutuşmaları üzerine katılan sanık …’in de maktulün yanına gittiği, katılan sanık … ve maktulün katılan sanık …’ya vurmaya başladıkları, katılan sanık …’nın sol cebinden çakı çıkarıp yerde iken bıçak ile maktulü sol bacağından, daha sonra ayağa kalkıp karın bölgesinde iki yerden, sol uyluk bölgesinde bir yerden bıçak ile yaraladığı, katılan sanık …’i ise vücudunun arka tarafından iki yerden bıçakladığı ardından katılan sanık …’in katılan sanık …’ya döndüğü sırada …’nın …’i göğüs bölgesinden bıçakladığı, durumu fark eden katılan sanık … ve sanık …’nın da o tarafa doğru geldiği, katılan sanık …’nın

“Gelmeyin üstüme” diyerek geri geri gittiği, sonrasında katılan sanık … ile tanık H.Ö.’nün arabalarına binerek uzaklaştıkları, saat 02.08 de sanık …’nın 112 servisini arayarak yaralıların olduğunu bildirdiği, saat 02.14 de ise sanığın Jandarmayı arayarak iki kişiyi bıçakladığını, kendisine saldıracaklarını, gelip kendisini almalarını istediğini söylediği, yaralanan maktulün ise 14.08.2019 günü sevk edildiği Tavşanlı Devlet Hastanesinde hayatını kaybettiği anlaşılmıştır.

2. … Adli Tıp Grup Başkanlığının, 11.10.2019 tarihli otopsi tutanağında;
“Kişinin vücudunda 3 adet kesici-delici alet yarası saptanmış olup, 2 ve 3 numaralı yaralardan giren kesici-delici alet/aletlerin batına nafiz ve bağırsak yaralanması yapmış olduğunu, her birinin müstakilen öldürücü nitelikte olduğunu, 1 numaralı cilt-cit altı ve kas seyirli yaralar olduğunu ve hayati tehlike yapmaksızın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olmayan nitelikte yaralanmalar olduğunu, karında 4 numaralı yara olarak tariflenen yaranın tıbbi tedavi müdahale sırasında oluşturulan yaralanma olduğu, sol uyluk arka orta kısımda her iki açısı dar 1 cm.lik cilt kesisinin hayati tehlike yapmaksızın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte yaralanma olduğunu,
Kesici-delici alet yaraları cilt bulgularına göre; kullanılan alet/aletlerin bir kenarının keskin, diğer kenarının künt olduğunu,
Kişinin ölümünün kesici-delici alete bağlı bağırsak yaralanması ve sonrasında gelişen komplikasyonlar sonucu meydana gelmiş olduğu” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

3. Sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Emet Devlet Hastanesince düzenlenen 13.08. 2019 tarihli;
“Sağ tarafta alın 1 cm kızarıklık, sağ göz altında 1 cm çizilme, 1cm’lik sürtünme izi, sağ burun kökü 0.5 cm çizilme, sağ alt kadranda 3 cm kızarıklık, sağ 4. parmak 2 cm çizilme, sol 2. Parmak iç taraf 1 cm kesi, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilir” şeklindeki kesin adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. Katılan sanıklar ve sanığın savunmaları, katılan beyanları, 112 ses kaydı inceleme tutanağı, rızaen teslim tutanakları, Tavşanlı İlçe Jandarma Komutanlığınca düzenlenen olay yeri inceleme raporu, İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğince düzenlenen 24.09.2019 tarihli balistik inceleme ve 05.09.2019 tarihli atış artığı incelemeye ilişkin uzmanlık raporları, tutanaklar, katılan sanıkların ve sanığın adli sicil ve nüfus kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/45 Esas, 2022/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun, Hukukî Süreç başlığı altında yer alan (A-2) paragrafında belirtilen maddeler uyarınca neticeten hükmolunan “5 yıl” hapis cezası ile mahkûmiyete konu cezanın türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiinin bahse konu hükme yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Katılan Sanık … Ve Sanık … Hakkında katılan sanık …’e Karşı Kasten Yaralama İle Katılan Sanık …’ın Katılan Sanık …’e Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden

Katılan sanıklar … ve … ile sanık …’ın haklarında kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının reddine ilişkin karar yönünden, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinde yer verilen; “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, hükmün temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

C. Katılan Sanık … Hakkında Maktul …’a Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

1. Katılanlar …, …, … ve katılan sanık … vekilinin sanığın suçu haksız tahrik altında işlediğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, İlk Derece Mahkemesi kararının çelişkili olduğuna, tanık …’in aşamalardaki çelişkili beyanları nedeniyle yanılgılı karar verildiğine, katılan sanık … müdafiinin eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğine, gönüllü vazgeçme hususunun tartışılması gerektiğine, sanığın eylemlerinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı ve 87 nci maddelerinin tartışılması gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve

bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya kapsamında eksik incelemenin söz konusu olmadığı, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin hedef aldığı vücut bölgeleri, maktulde meydana gelen yaraların niteliği, kullanılan aletin elverişliliği hususlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi sonucu anlaşıldığı, maktule karşı kasten öldürme eyleminin tamamlanmış olması nedeniyle gönüllü vazgeçmenin söz konusu olmayacağı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık hakkında belirlenen cezanın isabetli olduğu, Mahkeme kararının çelişki içermediği, yanılgılı olmadığı anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Katılanlar …, …, … ve katılan sanık … vekilinin sanık … hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan eksik ceza tayin edildiğine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Sanık ile maktul arasında yaşanan kavga olayında tarafsız tanık beyanının bulunmadığı, sanığın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı ve ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının kesin olarak tespit edilemediği anlaşılmış olup sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik indirimi yapılırken asgari oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, makul oranda indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Katılan Sanık … Hakkında Katılan Sanık …’a Karşı Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu İle Katılan Sanık … Ve Sanık … Hakkında katılan sanık …’e Karşı Kasten Yaralama İle Katılan Sanık …’ın Katılan Sanık …’e Karşı Tehdit Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde yer alan (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenle katılan sanık … müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 … maddesinin birinci fıkrası uyarınca oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Sanık … Hakkında Maktul …’a Karşı Kasten Öldürme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden

Gerekçe bölümünde (C-2) bendinde açıklanan haksız tahrik indiriminin fazla yapılması nedeniyle katılanlar vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 30.06.2022 tarihli ve 2022/2058 Esas, 2022/1825 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.