YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2419
KARAR NO : 2023/2582
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3044 E., 2022/3862 K.
…
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/162 E., 2022/365 K.
Taraflar arasındaki kurum işleiminin istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarım Bağ-Kur’lu iken 09.01.2013-14.07.2016 tarihleri arasında da tarım sigortalısı olduğu, ancak tarım sigortalısı olduğu bu günlerde sırf ziraat odası kaydına dayanılarak iptal edilerek müvekkilinin tarım Bağ-Kur sigortalısı yapıldığı ve ödediği primlerde tarım Bağ-Kur’luluğuna aktarıldığını, hatta tarım sigortalılığına başvururken İlçe Tarımdan muafiyet belgesi alarak SGK ya verdiği, müvekkili tarım Bağ-Kur’lusu yapıldığı dönemde kendi nam ve hesabına tarım yapmadığı gibi adına kayılı olan verimsiz tarlasını da başkasına kiraya verdiği ve tarım desteklemelerindende yararlanmamış olup tarımda amelelik yaptığı, müvekkilinin tarım sigortalılığının iptal edilmesinin hakka uygun olmadığı, kuruma yapmış oldukları başvurunun reddedildiği ve bu nedenle bu davayı açmak zorunda kaldıklarını ve özetle müvekkilinin 09.01.2013-30.06.2016 tarihleri arasındaki tarım Bağ-Kur’luluğunun iptaline, müvekkilinin 09.01.2013-30.06.2016 tarihleri arasında tarım sigortalı olduğunun tespitine, aksine kurum işleminin iptaline karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ise karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 09.01.2013- 30.06.2016 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve 09.01.2013- 30.06.2016 tarihleri arasında tarım sigortalığının tespiti istemiyle açılan davanın haksız ve yersiz açılmış bir dava olup, reddinin gerektiğini kurum kayıtlarının tetkikinde davacının 01.10.1999 tarihli Bağ-Kur giriş bildirgesine istinaden 01.11.1999 tarihi itibari ile tescil işleminin yapıldığını ve 08.01.2013 tarihinde Denizli Ziraat Odasından getirmiş olduğu onaylı muafiyet belgesi ile 08.01.2013 tarihi itibari ile Bağ-Kur kaydının sonlandırıldığının anlaşıldığı ancak 29.04.2011 tarih 2011/54 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporunda 01.10.2008 öncesi Denizli Ziraat Odası kayıtlarının itibar edilmemesi gerektiği belirtildiğinden 08.01.2013 tarihli muafiyet belgesinin geçersiz olması nedeniyle 08.01.2013 terk tarihi kaldırılmış olup Bağ-Kur kaydının tekrar açıldığını, ayrıca 08.05.2014 tarihli Denizli Ziraat Odası kayıtlarının Merkezefendi Ziraat Odasına devredilmesi sebebi ile ilgili ziraat odasının kayıtlarının geçerli hale geldiği ve 31.01.2018 tarihi itibari ile sigortalının oda kaydının sona ermesi ile Bağ-Kur kaydının sonlandırıldığı, buna göre 01.11.1999-31.01.2018 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur’lu olması sebebi ile bu sürelerde yatırılan tarım sigortalılığı iptal edilip tarım Bağ-Kur’una aktarıldığı, 5510 sayılı Kanun kapsamında tarım sigortalılığında kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyeti bulunmama şartı bulunduğundan davacının 08.01.2013 tarihi itibari ile terk edilmesinin mümkün bulunmadığı ve izah edilen nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile, davacı …’ın 09.01.2013-30.06.2016 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4 maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptaline, davacı …’ın 09.01.2013-30.06.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un EK-5 maddesi kapsamında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, Kurum işlemlerinin mevzuata uygun bulunduğunu beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kurum kayıtları, oda kaydı, asayiş araştırması, vergi kaydı, alınan tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı Kurum işleminin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacının 09.01.2013- 30.06.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b-4. maddesi kapsamındaki sigortalılığının iptal edilerek davacının 09.01.2013- 30.06.2016 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanun’un EK-5 inci maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiği yönündeki ilk derece mahkemesi değerlendirmesinde herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle; davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 09.01.2013- 30.06.2016 arasındaki 2926 sayılı Kanun kapsamında tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptali ve 5510 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalı sayılması gerektiğinin tespiti ile aksine kurum işleminin istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un ek 5 inci maddesi ve ilgili maddeleri ile 2926 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.3.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…