Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/6063 E. 2023/7782 K. 11.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6063
KARAR NO : 2023/7782
KARAR TARİHİ : 11.07.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2755 E., 2023/463 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/412 E., 2021/205 K.

Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkiline Erciyes Spor Yönetim Kurulu asil üyeliği nedeniyle kulübün prim borçlarına istinaden ödeme emri gönderildiğini, kulübün borçlarından dolayı yönetim kurulunun borçtan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin rızası dışında gelişen yöneticilik nedeniyle sorumluluk doğmayacağını, bu borçlardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla takiplerin ve ödeme emirlerinin yürütülmesinin durdurulmasını ve iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı kurum vekili; kurumda işlem gören Kayseri Erciyes Spor Kulübü’nün kuruma olan 2007/12-2017/2 dönemlerine ait borçlarından dolayı icra takibi başlatıldığını, Kayseri Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü ile yapılan yazışmalarda 2017/2-2019/2 dönemlerine ait yönetim kurulu üyeleri ve başkanının sorulduğunu, ilgili spor kulübünün 25.02.2017 tarihli genel kurul kararında yönetim kurulu üyesi olduğundan dolayı davacıya 2017/18632, 2017/18633, 2018/10578, 2018/23924, 2018/23923 ve 2019/15840 takip numaralı icra dosyalarının tebliğ edildiğini, müvekkili kurum işleminin yasal olduğunu, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrasında “kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu kanunda belirtilen sürelerde ödenmez ise kamu idarelerinin tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri, tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket yönetim kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” hükmünün yer aldığını, davacının zamanaşımı itirazlarının kabulünün mümkün olmadığını, borçlu spor kulübünün söz konusu borçlardan dolayı 18.06.2008 tarih 118399 sayı ile 5766 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi gereği 120 ay taksitlendirmeye başvurduğunu, 75 ay ödeme yapıldığını, 02.10.2014 tarih 13.768,792 sayı ile 6552 sayılı Kanun’a göre 18 ay yapılandırmaya başvuruda bulunulduğunu, 8 ay ödeme yapıldığını, 23.11.2016 tarihinde 6736 sayılı Kanun’a göre yapılandırmaya başvurulduğunu bu nedenle söz konusu icra takip dosyalarında zamanaşımı söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; primlerin ödenmesinden müteselsilen sorumlu üst yönetici ve yetkiliden söz edebilmek için; primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olunması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşınması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olunması gerektiği, dosya kapsamı dikkate alındığında, davacı …’in 25.02.2017 tarihinde yönetim kurulu asil üyesi seçildiği, 27.07.2017 tarihli Kayseri 7. Noterliğinin 23179 yevmiye nolu istifanamesi ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, dosyada mevcut Kayseri 6. Noterliği’nin 08.03.2017 tarih 5816 yevmiye numaralı imza sirkülerinden temsil ve ilzam yetkisinin davacı dışında kişilere verildiği, dosya kapsamına göre davacının yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı yahut temsil ve ilzam yetkisinin bulunduğuna dair herhangi bir belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacının gönderilen ödeme emirlerinden hukuki sorumluluğunun bulunmadığı hukuki kanaatine varılarak davacıya gönderilen 00000302 takip kartı numaralı 2017/018632, 2017/018633, 2018/010578, 2018/023923, 2018/023924, 2019/015840 takip numaralı ödeme emirlerinin iptallerine, davacının borçlu olmadığını tespitine karar verilerek;

Davanın kabulü ile,

Davacıya, kurumca gönderilen 00000302 takip kartı numaralı 2017/018632, 2017/018633, 2018/010578, 2018/023923, 2018/023924, 2019/015840 takip numaralı ödeme emirlerinin iptallerine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6183 sayılı Kanun’un 55 inci maddesine göre ilgili ödeme emirlerinin iptali için yasal süreler içinde itiraz edilmesi gerektiğini, ödeme emrine karşı 58 inci madde gereğince itiraz edilebileceğini, “Kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahıs, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait itiraz işlerine bakan vergi itiraz komisyonu nezdinde itirazda bulunabilir.” kanunun lafzından dahi anlaşıldığı üzere ilgili takiplerin iptalinin istenebilmesi için gereken şartlar açıkça ifade edilmiş olup bu şartları taşımayan davanın usulden reddi gerekmekteyken bu husus göz ardı edilerek davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının iddialarının aksine valiliğin ilgili biriminin 21.02.2019 Tarih E.4042 sayılı cevabi yazısı doğrultusunda işlem yapan müvekkil kuruma kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, buna rağmen müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının prim borcundan sorumlu olmadığı ve diğer iddialarının haksız ve kanuna aykırı olduğu açık olduğundan, davanın reddi ile birlikte 6183 sayılı Kanun’un 58 inci maddesi hükmüne göre itirazında haksız olan davacıdan %10 oranında haksız çıkma tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya gönderilen ödeme emirlerinin 05.07.2019 tarihinde tebliğ edildiği,iş bu davanın 08.07.2019 tarihinde 15 günlük hak düşürücü sürede açıldığı, davacının, Erciyesspor Kulübü Derneğine 25/02/2017 tarihinde yönetim kurulu asil üyesi olarak seçildiği, 27.07.2017 tarihli Kayseri 7.Noterliğinin 23179 yevmiye nolu istifanamesi ile yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiği, davacıya gönderilen ödeme emirlerinin; 2017, 2018, 2019 yıllarına ait prim borçlarının olduğu, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığından bahisle davanın kabulü hükmü yerinde olduğu anlaşılmakla;

Davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b/1 inci maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı kurum vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesinin yirminci fıkrası, 6183 sayılı Kanun’un 55 inci maddesi, 58 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 85 inci maddesi ile 2908 sayılı Dernekler Kanunu’nun 27 nci maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.