Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2022/7537 E. 2023/1565 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7537
KARAR NO : 2023/1565
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2011/675 Esas, 2022/384 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi

Taraflar arasındaki sorumluluk davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili bankanın eski yönetim kurulu üyeleri ve personeli olduklarını, görev yaptıkları süre içinde dava dışı Orsa Tekstil San. Tic. AŞ., First Tekstil San. Tic. A.Ş., İmateks Tekstil San. Tic. A.Ş, Öray Tekstil San. Tic. A.Ş. ve Falez İplik San. Tic. A.Ş.’ye usulsüz kredi kullandırmak suretiyle bankanın zarara uğramasına sebebiyet verdiklerini, dava dışı firmaların işletme sermayesinin negatif olduğunu, kredi karşılığı alınan teminatların yetersiz olması nedeniyle banka alacağının karşılanmadığını, ipotek konan taşınmazların satış kabiliyetleri bulunmayıp ayrıca üçüncü kişilerce konmuş ipotekler bulunduğunu, firma alacağının 14.07.2000 tarihinde 15.384.843.000.000,00 TL olarak tasfiye olunacak alacaklar hesabına aktarıldığını ileri sürerek, banka zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar …, …, …, …, …, … vekilleri cevap dilekçesinde; dava konusu kredinin verilmesinde bankacılık mevzuatının gerektirdiği tüm kurallara ve uygulamaya harfiyen uyulduğunu, müvekkillerinin görevde oldukları dönemde olumlu buldukları binlerce krediden bir kısmının tahsil edilmemesinin sadece bu bankada değil, bütün bankalarda karşılaşılan normal bir risk faktörü olduğunu, kredilerin teminatının yeterli olduğunu, bankaya verilmiş bir zararın söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.

2.Davalılardan … vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, bankaların tasfiye olunacak alacaklara kendi kaynaklarından ya da karlarından karşılık ayırdıklarında, bu karşılıkları hazine tarafından karşılandığını, bu yönüyle Bankanın zararından söz edilemeyeceğini, kullandırılan kredilerin mevzuat hükümleri çerçevesinde kullandırıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.

3.Davalı Hüsnü … vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kredilerin usulsüz kullandırılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

4. Davalı … Altay vekili cevap dilekçesinde; kredinin kullandırıldığı tarihte müvekkilinin bankadaki işinden ayrılmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

5.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; kredilerin usulsüz kullandırılmadığını, kredilerin bankanın mevzuatına uygun şekilde kullandırıldığını, kredilerin teminatının yeterli olduğunu, banka zararı doğmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

6.Davalı … cevap dilekçesinde; bankadaki görevinden Ekim 1995 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, herhangi bir sorumluluğu söz konusu olsa bile bunun görev dönemiyle sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir.

7.Davalı … vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline atfedilebilecek bir kusurun bulunmadığını, müvekkilinin görev döneminde tahsis edilen kredilerin tahsil edildiğini, kredi açılırken bankacılık mevzuatına uyulduğunu ve takdir yetkisinin yerinde kullanıldığını, istihbarat raporunun iddia edilenin aksine olumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

8.Davalı … cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, ibra edildiğini, ibranın borcu sona erdiren bir sebep olduğunu, davacı yanın iddialarının haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 12.03.2008 tarih, 2004/564 E. ve 2008/113 K. sayılı kararı ile bankanın dava konusu alacağını takip hesaplarına intikal ettirme tarihinin zararın doğduğu tarih olarak kabul edilemeyeceği, davacı banka zararının gerçekleştiği tarihin, dava dışı kredi borçluları aleyhine bankaca açılan dava veya girişilen takiplerin semeresiz kalma tarihi olup, davacının sıfatına göre zararı öğrenme tarihi de davacının en yetkili organının bu durumu öğrenme tarihi olduğu, somut olayda zamanaşımı koşullarının gerçekleşmediği, davalılar hakkında dava konusu kredi işlemleriyle ilgili olarak açılmış bir ceza davası ya da cezai kovuşturma bulunmadığı, davalı yönetim kurulu üyelerinin dayandığı istihbarat ve mali tahlil raporlarında kredi talebinin onaylanmaması yönünde açık bir görüş bildirilmediği, bankacılığın risk taşıyan işlemler olduğu, banka yöneticilerinin hızlı karar vermeleri, insiyatif kullanmaları, risk almalarının görevlerinin doğal sonucu olduğu, yapılan işlemlerin bankacılık mevzuatı ve uygulamalarına aykırı olmadığı, davalılar dava konusu kredi işlemleri dolayısıyla bankanın bir kısım kaynaklarının donuklaşmasına neden olmuşlar ise de bu durumun tek başına davalıların işlemlerinin sonucu olmayıp 1994 yılında ülkede yaşanan büyük ekonomik kriz, bu krizin aşılması için uygulanan ekonomik politikalar ile 2000 yılı sonları ile 2001 yılı başlarında yaşanan ekonomik krizin sonucu olduğu, davalıların eylemleri ticari anlamda doğru kararlar olmamakla birlikte Türk Ticaret Kanunu’nun 320, 336 ncı maddeleri ve Borçlar Kanunu’nun 528, 41 inci maddeleri kapsamında sorumluluk gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili, katılma yoluyla davalılar …, …, …, …,…, … vekili ve davalı … vekili temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 12.07.2010 tarih, 2010/8796 E. ve 2010/8216 K. sayılı kararıyla konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak iddia ve savunma noktaları üzerinde yeterli değerlendirme yapılıp varılacak sonuca göre karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile son bilirkişi kurulu heyetinden alınan 27.11.2020 tarihli kök ve 14.03.2022 tarihli ek raporun hükme esas alındığını, dava dışı grup firmalar için yapılan incelemede istihbarat – proje değerlendirme müdürlüğü krediler inceleme ve değerlendirme talimatında yer verilen kredi açılmasına engel herhangi bir durum bulunmadığı, dava dışı firmalara ilişkin raporun inceleme başlıklı bölümünde detaylı olarak yer verilen mali analiz ve istihbarat raporlarında kredi açılmasına engel durumlara ilişkin maddelerde yer alan durumların tespit edilmediği, dava dışı Örsa Tekstil San. ve Tic. A.Ş., İmateks Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Öray Tekstil San. ve Tic. A.Ş., Falez İplik San.ve Tic. A.Ş. grup firmalarının 14.07.2000 tarihi itibariyle toplam risk tutarının 10.297,256,29 TL olmakla birlikte kur riskinden kaynaklı olarak risk bakiyesinin takip tarihi itibariyle söz konusu tutara ulaştığı, kredilerin tahsis edildiği dönemdeki risk tutarı dikkate alındığında grup firmalara toplam 4.060.580,00 TL tahsis edilen kredi için davacı bankaca bu riskler karşılığında toplam 3.552.000,00 DEM ve 7.500.000.000,00 TL tutarında gayrimenkul ipoteği, grup firmaların ve yönetim kurulu başkanı Ahmet Aydın’ın kefaletlerinin alındığı, gayrimenkullerin satışından toplam 2.681.569,09 TL tahsilat sağlandığı, dava dışı Örsa Tekstil San.ve Tic. A.Ş., İmateks Tekstil San.ve Tic. A.Ş., Öray Tekstil San.ve Tic. A.Ş., Falez İplik San. ve Tic. A.Ş. grup firmalarının kredi tahsis sürecinde, akabinde kullandırım ve tahsis koşullarındaki teminatların tesis edilmesinde, teminat yeterliliğinde bankacılık etik ve ilkelerine, Bankacılık Kanununa, bankanın iç mevzuatına, görev ve yetki yönetmeliğine, Ticari Krediler Uygulama Esaslarına ve İstihbarat-Proje Değerlendirme Müdürlüğü Krediler İnceleme ve Değerlendirme Talimatına aykırı bir husus tespit edilmediği, davalıların sorumluluklarını gerektirecek şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi heyeti raporlarındaki kanaate katılmadıklarını, bankacılık mevzuatı, ilke ve teamülleri uyarınca bir firmaya kredi açılabilmesinin ilk şartının firma hakkındaki bilgilerin olumlu olması gerektiğini, ancak firmalar hakkındaki istihbarat raporlarının olumsuz olduğunu, istihbarat raporlarında talep edilen kredilerin kullandırılmaması konusunda kesin ve net bir kanaat bildirilmediği gerekçesinin kabul edilebilir nitelikte bulunmadığını, firma hakkındaki tüm olumsuz tespitlere rağmen kredi tahsis edildiğini, mahkemece hükme esas alınmayan 12.07.2019 tarihli bilirkişi raporunda firmalara usulsüz kredi kullandırıldığı ve bankanın bu işlemler nedeniyle zarara uğratıldığı sonucuna ulaşıldığını, davalıların borca batık firmaya yeterli teminat almaksızın kredi tahsis ederek alacağın tahsilini riske ettiklerini, davalıların kredi kullandırım aşamasında banka mevzuat ve teamüllerine aykırı hareket ettiklerini, davalıların keyfi hareket edemeyeceğini, kusurlu davranışları ile bankayı zarara uğrattıklarını ve bu zararın davalılardan tahsilinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı bankanın eski yöneticileri olan davalılar tarafından gerçekleştirildiği ileri sürülen zararın tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 320 nci ve 336 ncı maddeleri.

2. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3840 E.- 2022/9269 K., 2022/3843 E. -2022/8388 K., 2022/5271 E.-2022/7422 K., 2022/12 E.-2022/5513 K., 2022/7857 E. -2022/5291 K., 2021/1113 E.-2022/1936 K. Sayılı kararları.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı vekilince 06.03.2023 tarihli ek temyiz dilekçesinin temyiz süresinden sonra verildiği anlaşıldığından ek temyiz itirazlarının incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.