Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3773 E. 2023/7524 K. 05.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3773
KARAR NO : 2023/7524
KARAR TARİHİ : 05.07.2023

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2451 E., 2023/48 K.
DAVA TARİHİ : 15.12.2015
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/597 E., 2021/270 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı Kurum vekili, Kurum sigortalısı …’ın 28.12.2013 tarihinde forklift operatörü tarafından geri manevra yaparken çarpması sonucu ağır yaralandığını ve bilahare 30.12.2013 tarihinde ölümü nedeniyle kendisine 20.189,00TL tedavi masrafı yapılması, hak sahiplerine 335.229,67TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlanması nedeniyle kurumun toplamda 355.418,67TL zarara uğradığını, olay nedeni ile düzenlenen 17.06.2014 tarihli rapor ile olayın iş kazası olduğu, işverenin San. Tic.A.Ş hakkında 5510 sayılı Kanun’un 21/1 ve 76/4 maddeleri hükümlerinin uygulanması gerektiği, kaza olayının meydana gelmesinde forklift aracının sürücüsü kusurlu 3 üncü kişi … hakkında 5510 sayılı Kanun’un 21/4 üncü maddesinin 4 üncü fıkrası hükmünün uygulanması gerektiği belirtildiğinden ilk peşin sermaye değerinin yarısı oranında dava açmak gerektiğini, ilgili raporda davalı işverenin % 80 oranında, diğer davalı …’nun % 5 ve sigortalı … ‘ın % 15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, olay nedeni ile Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/66 esas ve 2015/424 sayılı kararı ile sanıklar … ve Rasim Akkaş’ın kusurlu olduğu ve hapis cezası aldığının tespit edildiğini, davalıların kurum alacağından sorumlu olduğunu belirterek davalılardan Hes …San.Tic.A.Ş açısından kurum zararının tamamı olan 335.229,67TL den, diğer davalı …’dan ve işveren davalıdan (ilk peşin sermaye değerinin yarısı üzerinden) 167.614.83TL den şimdilik 100.568,90TL sinin gelir bağlama kararının onay tarihi olan 05.09.2014 tarihinden, 20.189,00TL tedavi giderinden şimdilik 6.056,70TL sinin sarf ve tediye tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Elekt.San ve Tic. A.Ş ve … vekili cevap dilekçesi ile; kurum sigortalısı …’ın geçirmiş olduğu iş kazasında müvekkillerinin hiç bir kusuru ve ihmalinin olmadığını, müvekkili şirket ile Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş arasında akdedilen 31.12.2012 başlangıç 31.12.2013 bitiş tarihli işveren Sorumluluk Sigorta poliçesine binaen Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş’ye rücu edileceğinden iş bu davanın Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş’ye ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirketin kazazede işçiye gerekli iş eğitimi verdiğini, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda eğitim verildiğini ancak kazazede işçinin işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği hususunda verilen eğitimleri, yapılan ikaz ve uyarıları yeterince dikkate almadığından bu elim iş kazasına uğradığını, müvekkiline verilmiş olan kusur oranını kabul etmediklerini, olayın ceza davacı olan Kayseri 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/66 esas sayılı dosyasının temyiz incelemesinde olduğunu, davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddini talep ettiklerini, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istediğini beyan etmiştir.

III. İLK DEERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
Dava konusu kurum alacağının yapılandırma kapsamında ödendiği, davanın konusunun kalmadığı anlaşıldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Bununla birlikte yargılama giderleri ve vekalet ücreti bakımından 7256 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin 13/ç fıkrasının “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” şeklinde düzenlenmiş olması nedeniyle anılan düzenleme ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarih 2019/1789 Esas 2020/147 Karar sayılı, … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2019/2812 Esas 2021/892 Karar, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 2019/2641 Esas 2021/644 Karar, … Bölge Adliye Mahkemesi 2021/315 Esas 2021/676 Karar sayılı kararları gereğince yargılama giderlerinin tarafların üzerinde bırakılmasına, davacı Kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasına yer olmadığına karar vermek gerekmekle;

Davanın konusuz kalması nedeniyle esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
7256 sayılı Kanun’un 3/13-ç bendinde: “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilemez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” denilmek suretiyle asıl olarak yapılandırma faaliyetinden yararlanacak davacının davadan feragat etmesi halinde oluşacak durum düzenlenmiş kanun koyucunun amacı kuruma karşı dava açmış olan ve bu aşamada 7256 sayılı Kanun’da vücut bulan yapılandırmadan faydalanacak olan gerçek/tüzel kişiyi yargılama gideri ve vekalet ücreti yüküyle karşı karşıya bırakmamaktır.

Uyuşmazlık konusu işbu davada ise müvekkil kurum davacı olup yapılandırmadan faydalanan ise davalı taraf olduğunu kaldı ki olayda davadan feragat veya vazgeçme hususu da söz konusu olmadığını dava dosyası tetkik edildiğinde, yalnızca davalının yapılandırma kapsamında ödeme yaptığı bilgisi mahkemeye taraflarınca iletilmiş ve davanın konusuz kaldığı belirtilerek yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunduğunun da açıkça söylenmiş olduğunu şu halde, davanın konusuz kalması halinde, 7256 sayılı Kanun’un m. 3/13-ç hükmünün uygulanması mümkün olmayıp, genel Kanun olan HMK hükümleri uygulanması gerektiği tartışmasız olduğunu, HMK m. 331/1’de: “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde, hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.” şu halde İDM tarafından yapılması gerekli iş HMK m. 331/1 uyarınca inceleme yapıp yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda bir hüküm kurmak olduğunu davanın açılmasına sebebiyet veren davalı taraf olduğunu yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekliyken Kanun’un hatalı yorumlanması suretiyle ulaşılan sonuçta ve kurulan hükümde hukuka uyarlık bulunmadığını, kararın müvekkil kurum yararına kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmektedir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Kurum vekilinin 01.07.2021 tarihli oturumda da yinelediği 13.04.2021 tarihli dilekçesi ile: davalı tarafça yapılandırmaya başvurulduğu ve bunun sonucunda dava konusu borcun kuruma ödendiğinden bahisle davanın konusuz kaldığını bildirdiği, bu haliyle davalının dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak borcun tamamını ödediği, bu Kanun’un Kurum ile gerçek ve tüzel kişiler arasında dava konusu haline gelenler de dahil olmak üzere uyuşmazlıkları karşılıklı uzlaşı ile sonlandırmayı (tasfiyeyi) amaçladığı, rücu davalarının konusuz kalmasına dair Kanun’da açık bir düzenleme bulunmamakta ise de Kanun’un 10/13-ç alt bendinde davaların sona ermesi halinde yargılama giderine hükmedilemeyeceği yönünde düzenleme bulunduğu, rücu davalarının 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma nedeniyle konusuz kalması halinde Kanun ile amaçlanan sonuç elde edildiğine göre Kanun’un 10/13-ç alt bendinde olduğu gibi davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği ve hakkaniyete uygun olanın da bu olduğu kanaatiyle (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 08.06.2022 tarih ve 2022/4959 E. 2022/8712 K. sayılı kararı da bu yöndedir); davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ve Kurum yararına avukatlık ücreti ile yargılama giderine yer olmadığına dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından;

Davacı Kurum vekilinin Kayseri 1. İş Mahkemesi 01.07.2021 tarih ve 2015/597 Esas – 2021/270 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili; feragat ya da vazgeçme olmadığı için vekalet ve yargılama giderlerine ilişkin 7256 sayılı Kanun hükümleri uygulanamayacağını belirterek temyiz talebinde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 ve 76 ncı maddeleri ile 7256 sayılı Kanun maddeleri, 6736 sayılı Kanun maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.