Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2011/38005 E. 2013/23325 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/38005
KARAR NO : 2013/23325
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Sanık … hakkında kasten yaralamadan kurulan hükme yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre sanığın yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kasten yaralama ve hakaret suçundan kurulan hükümlere yönelik adı geçen sanığın temyiz isteminin incelenmesinde;
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Ceza yasasında, hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü durumlarda mahkemece, öncelikle hapis ya da adli para cezasının neden seçildiğine ilişkin yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeli, daha sonra ise alt ve üst sınırları arasında yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek temel ceza belirlenmelidir.
Somut olayda sanığa yüklenen suçlar kamu görevlisine karşı görevinden dolayı kasten yaralama ve hakaret suçu olup, kasten yaralama suçunda hapis ve adli para cezalarının seçimlik ceza olarak öngörüldüğü, hakaret suçunun düzenlendiği 5237 sayılı TCK.nun 125/1 maddesinde hapis ve adli para cezası olarak öngörülen seçenekli yaptırım, aynı maddenin 3-a fıkrasında yer alan görevliye hakaret suçunu da kapsadığından, kamu görevlisine karşı kasten yaralama ve hakaret suçundan, seçenekli yaptırımlardan neden hapis ya da adli para cezasına hükmedildiğinin yasal ve yeterli gerekçesi gösterilip, daha sonra hükmedilen hapis ya da adli para cezasının alt ve üst sınırı arasında temel cezanın belirlenmesinde yasal ve yeterli gerekçe gösterilmesi gerekirken, yalnızca hapis cezasının alt ve üst sınırları arasında temel cezanın belirlenmesine ilişkin gerekçe gösterilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarih ve 2008/11-250 esas ve 2009/13 karar sayılı kararında belirtildiği gibi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken mahkemece kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenecek maddi zararın esas alınması, manevi zararın bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, somut olayda dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde sanığa yüklenen kasten yaralama ve hakaret suçlarından doğan ve hakimin basit bir araştırma ile saptayabileceği herhangi bir maddi zararının bulunmadığı; kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında 5271 Sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasının (b) bendinde belirtilen “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” ve 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen “sanığın kabulü” koşullarının oluşup oluşmadığı gözetilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Katılanın zararları karşılanmadığından” biçimindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.