YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1510
KARAR NO : 2023/1332
KARAR TARİHİ : 06.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2016/422 Esas, 2017/428 Karar
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki markanın hükümsüzlüğü davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticaret unvanı olarak kullandığı ve öncelik hakkına sahip olduğu “Kaynarca” markasına uzun yıllardır sarfettiği emekle ticari itibar kazandırdığını, markayı ihdas edenin ve ona ayırdecilik kazandıranın müvekkili olduğunu, davalının 2011/36489 sayılı “Bursa Kaynarca Termal” markasını kötü niyetle adına tescil ettirdiğini ileri sürerek 2011/36489 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Türk Patent nezdindeki itirazlarını yapmadığını, müvekkilinin dava konusu markayı aktif şekilde kullandığını, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen Karar
Mahkemece 01.07.2014 tarih, 2012/568 E. ve 2014/345 K. sayılı kararı ile davacının “Kaynarca Otel ve Banyoları” ibaresini 1965 yılından, “Kaynarca Kaplıca ve Oteli” ibaresini 1987 yılından itibaren kullandığı hususunu kanıtladığı, “Yeni kaplıca-kaynarca” olarak da 1989 yılında kullanıldığı gibi davacı termal-hamam ve otelin bulunduğu taşınmazın tapu kaydında “Kaynarca namı ile maruf hamam” niteliği ile kayıtlı olduğu, dolayısıyla davacının bu ibare üzerinde eski tarihli kullanımı nedeniyle öncelik hakkının bulunduğu, dava konusu marka ile davacının öncelik hakkı kabul edilen “Bursa Kaynarca Hamamı (Kaplıcası)” ibaresi arasında, bütüncül olarak üst düzeyde görsel ve işitsel benzerliğin olduğu, 2011/36489 sayılı marka kapsamında yer alan diğer hizmetler üzerinde davacının önceki kullanımları ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğu tespit edilememiş ise de yarışan markalar arasındaki bütüncül benzerliğin yüksek olması ve dava konusu marka örneğinde yer alan “TERMAL” ibaresinin doğrudan davacının temel iştigal mevzuuna işaret etmesi nedenleri ile “Bursa Kaynarca Termal” ibaresini diğer hizmetler üzerinde görerek tüketicilerin de, bu hizmetlerin davacı firmaca verildiği zannına kapılabilecekleri gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına müseccel 2011/36489 numaralı “Bursa Kaynarca Termal” ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 05.04.2016 tarih, 2015/10540 E. ve 2016/3653 K. sayılı kararı ile; “…Somut olayda, davacı markasının tanınmış marka olduğu hususu ispat edilemediğinden davacı ancak söz konusu markayı üzerinde kullandığı hizmetler yönünden öncelik hakkına sahiptir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı, davaya konu markasını, geçici konaklama hizmetleri, sağlık ve güzellik amaçlı termal tesis hizmetleri sınıflarında kullandığından yalnızca aynı ve benzer tür hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebilir. Her ne kadar, raporda, davacının “Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri, Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler, Huzurevi hizmetleri” üzerinde davacının markasını kullandığı tespit edilememiş ise de ibareler arasında yüksek benzerlik nedeniyle, bu hizmetler yönünden de karıştırılma ihtimalinin düşünülebileceği açıklanmış ise de, davacının markasını üzerinde kullandığı hizmetler ile yukarıda değinilen hizmetler arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacının ancak tescilsiz markasını kullandığı hizmetlerin aynı veya benzeri hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı markasının tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2015/1680-7135 E,K. sayılı ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece 01.11.2017 tarih, 2016/422 E. ve 2017/428 K. sayılı kararı ile davanın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 42 nci maddesinin (c) bendinde öngörülen ve aynı KHK’nın 14 üncü maddesine aykırılık nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu, Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 tarih ve 2016/148 E., 2016/189 K. sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14 üncü maddesinin iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının “Bursa Kaynarca Hamamı” ibaresine emek sarf ederek tanınmış hale getirdiğini, bu marka ile iltibas tehlikesi oluşturacak şekilde davalının “Bursa Kaynarca Termal” ibareli markasının tescil edildiğini, davanın iltibas tehlikesi nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin olduğunu, markanın tanınmış hale getirildiğini ve bütün sınıflar yönünden sicilden terkinin gerektiğini, davalının davacının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, kötü niyetli olduğunu, ayrıca mahkemenin uyguladığı kanun hükmünün doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davacı tarafından uzun yıllardır tescilsiz olarak kullanılan “Kaynarca” ibareli markaları nedeniyle davalının 2011/36489 sayılı “Bursa Kaynarca Termal” ibareli markasının hükümsüzlüğü şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
Dava, davacının “Kaynarca” ibareli tescilsiz markaları nedeniyle 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince davalı adına tescilli 2011/36489 sayılı “Bursa Kaynarca Termal” ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra davanın Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilen kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talebine ilişkin olduğu, ancak dayanılan düzenlemenin iptal edildiği, bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Ancak dava kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talebine ilişkin olmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olduğu halde Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde değildir.
Mahkemece, Dairemizin, “…Somut olayda, davacı markasının tanınmış marka olduğu hususu ispat edilemediğinden davacı ancak söz konusu markayı üzerinde kullandığı hizmetler yönünden öncelik hakkına sahiptir. Bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı, davaya konu markasını, geçici konaklama hizmetleri, sağlık ve güzellik amaçlı termal tesis hizmetleri sınıflarında kullandığından yalnızca aynı ve benzer tür hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebilir. Her ne kadar, raporda, davacının ‘Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, Hayvan bakım evleri hizmetleri, Veterinerlik ve hayvancılıkla ilgili hizmetler, Tarım, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili hizmetler, Huzurevi hizmetleri’ üzerinde davacının markasını kullandığı tespit edilememiş ise de ibareler arasında yüksek benzerlik nedeniyle, bu hizmetler yönünden de karıştırılma ihtimalinin düşünülebileceği açıklanmış ise de, davacının markasını üzerinde kullandığı hizmetler ile yukarıda değinilen hizmetler arasında bir benzerlik bulunmamaktadır. Bu itibarla, mahkemece davacının ancak tescilsiz markasını kullandığı hizmetlerin aynı veya benzeri hizmetler yönünden davalı markasının hükümsüzlüğünü isteyebileceğinin kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı markasının tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu nedenle bozulması gerektiği…” şeklindeki bozma ilamına uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Bu nedenle davacının kullandığı tescilsiz “Kaynarca” ibareli markalarının hangi mal ve hizmetlerde kullanıldığı önceki bozma ilamı da göz önüne alınarak tespit edilip kullanılan mal ve hizmetler yönünden üstün hak sahibi olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken dosyaya uygun olmayan şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.