Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/6566 E. 2023/1365 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6566
KARAR NO : 2023/1365
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3660 Esas, 2021/1362 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/338 E., 2018/210 K.

Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl dava ve karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1.Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; davalı adına tescilli “Bebekler İçin Emzik Tasarımı” ibareli endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünün, bilgilenmiş kullanıcı gözü ile bakıldığında asıl tasarım sahibi olan davacının “ALTIN EMZİK” tasarımlı ürünlerine ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, davalı tarafça davacıya ait tasarımların haksız ve kötü niyetle tescile konu edilerek ticari amaçla piyasaya sunulduğunu ileri sürerek bu tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı-karşı davacı vekili dava dilekçesinde; davacı-karşı davalı adına tescilli çoklu endüstriyel tasarım belgelerinin tamamının yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığını ileri sürerek endüstriyel tasarım belgelerinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının emzik tasarımının yeni olmadığını, karşı dava açıldığını, davacının endüstriyel tasarımının hükümsüzlüğünün talep edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davacı-karşı davalı cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların başvuru tarihinden çok önce dünyanın birçok yerinde üretim ve satışta olduğu harcı alem tasarımların korumadan faydalanamayacağı, asıl davada davalı adına tescilli “bebekler için emzik” ibareli tasarımın koruma tarihi itibarıyle yeni ve ayırt edici olmadığı, keza karşı davada; davalı adına tescilli “altın emzik” ve “emzik ibareli” tasarımların koruma tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, asıl davada davalı adına tescilli 2014- 07269 numaralı “bebekler için emzik” ibareli tasarımın koruma tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olmadığı sabit olduğundan hükümsüzlüğüne, karşı davanın kabulüne, karşı davada davalı adına tescilli 2012/08419 numaralı “altın emzik” ve 2014/09237 tescil numaralı “emzik” ibareli tasarımların koruma tarihi itibarıyla yeni ve ayırt edici olmadığı sabit olduğundan hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının davaya konu tasarımların üretimine 2008 yılında başladığını, davacı tarafından tasarlanan ve dünyada ilk olma özelliği taşıyan “altın emzik tasarımının” yıllarca tanıtım ve dizayn çalışmaları yapıldıktan sonra belirli bir tanınmışlığa ulaştığını ve piyasa değeri elde etmesinin ardından 2011 yılında tescil edildiğini, birçok fuar, dergi ve televizyon kanalında tanıtıldığını, mahkemenin tasarımları görmezden gelip olayı salt altından yapılmış emzik olarak algıladığını, davacının ham madde olarak emziği kullanarak yeni bir tasarım yaptığını, bilirkişinin genel görünüm üzerinden değerlendirme yaparak davacının tasarım ürünlerinin altın kaplama ve süslemeler ile nazar boncuklarının yarattığı yeniliklere değinilmediğini, altın emzik ile sıradan bir sarı emziğin bilgilenmiş kullanıcı tarafından karıştırılmasının mümkün olmadığının göz ardı edildiğini, tasarımın ayırt ediciliğinin değerlendirilmesinde tasarımcının seçenek özgürlüğünün de dikkate alınması gerektiğini belirterek karşı dava yönünden verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleşen davada verilen kararın usulüne uygun olduğunu, dosyada mübrez hiçbir raporda davalı adına tescilli tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığına dair bir tespit bulunmadığını, asıl davanın kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek asıl dava yönünden kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ve tüm delillerden davacı- karşı davalı tasarımlarının, başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin olmadığı, yine davalı-karşı davacı tasarımı ile 2009 yılından itibaren internet satış kataloglarında yer verilen emzik tasarımlarının benzer olduğu, davalı-karşı davacıya ait emzik tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı, mahkemece karşı dava ve asıl davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı- karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

2.Davalı-karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebepleriyle temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada davalı adına tescilli “Bebekler İçin Emzik Tasarımı” ibareli endüstriyel tasarım tescil belgesine konu ürünün, davacının “Altın Emzik” tasarımlı ürünleri ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olması nedeni ile davalının tasarım tescillerinin hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup karşı davada davacının endüstriyel tasarım belgelerinin yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığı nedeni ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun)192 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Asıl dava; davalı adına tescilli 2014/07269 sayılı “Bebekler İçin Emzik Tasarımı” ibareli sayılı çoklu tasarım tescil belgesine tasarımların, davacı adına tescilli 2012/08419 ve 2014/092337 sayılı çoklu “Altın Emzik” tasarımları karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı, karşı dava ise davacının dayanak tasarım tescil belgelerinin yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince asıl ve karşı davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekillerinin istinaf istemi ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddolunnuştur.

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe ilişkin 192 nci maddesindeki “Bu Kanunun; 26 ncı maddesi yayımı tarihinden itibaren yedi yıl sonra, 23 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 69 uncu maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen yenileme taleplerinin yapılması gereken süreye ilişkin hükümleri ile 46 ncı maddesinde düzenlenen amblem kullanım zorunluluğuna ilişkin hükümleri yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.” düzenlemesi dikkate alındığında 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun’u döneminde açılan hükümsüzlük davaları yönünden bu Kanun hükümlerine göre inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken, SMK’nın Geçici 1/1 inci maddesindeki düzenlemesinin sadece devam eden sınai mülkiyet başvurularının sonuçlandırılmasına ilişkin bir düzenleme olduğu gözden kaçırılarak, zaten tescille sonuçlanmış tasarımların başvuru tarihindeki hükümler dikkate alınarak hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesi doğru olmamış hükmün bu nedenle re’sen taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

2. Bir tasarımın yeniliğinden söz edebilmek için 6769 sayılı Kanun’un 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tasarımın birebir aynısının yurtta ve dünyada daha önce başkaları tarafından kamuya hiç sunulmamış, tasarım başvurusunda bulunanlar yönünden ise 6769 sayılı Kanun’un 57 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tasarıma konu görselin, başvuru tarihinden geriye 12 aylık süreden daha öncesinde kamuya açıklanmamış olması gerekir.

Somut olayda Mahkemece davacının davaya konu tasarımlarını, tasarım başvuru tarihlerinden önceki dönemde de ürettiği ve sattığı gerekçesi ile tasarımın yeniliğinin ortadan kalktığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de bu hususta temyiz denetimine açık şekilde geriye dönerek her bir alt tasarım yönünden 12 aylık süre denetimi yapılmadan hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde olmamış, hükmün karşı dava yönünden asıl davada davacı- karşı davada davalı lehine bozulması gerekmiştir.

3. Bir tasarımın ayırt edici nitelikten yoksun olduğunun kabulü için daha önceden kamuya sunulmuş olan tasarımlara nazaran bilgilenmiş nihai tüketicinin bakış açısına göre sonraki ürünün dış görünüş itibariyle ilk bakışta belirgin özelliklerinin bulunmaması gerekir. Somut olayda, tasarıma konu ürünlerin “bebek emzikleri” olduğu nazara alındığında, nispeten bilinçli, ürünlerin dış görünüşüne önem veren, ancak bir tasarım uzmanı olmayan ve bu ürünü kullanan küçük bebeği olan anne ve babaların bilgilenmiş kullanıcı/tüketici olduğunun kabulü gerekir. Oysa Mahkemece, bu yönde bir değerlendirme yapmadan hüküm kurulması isabetli görülmemiş hükmün bu nedenle taraflar yararına re’sen bozulması gerekmiştir.

4. Bir tasarımın önceki tasarımlara nazaran ayırt edici özelliği bulunup bulunmadığı karşılaştırması yapılırken ayırt ediciliğe katkısı olmayan işlevsel özelliklerin karşılaştırma dışında tutulması, tasarımcının bu tür bir ürün için hangi özellikler itibariyle seçenek özgürlüğüne sahip olduğu hususları dikkate alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.

Somut olayda, bebek emziklerinin “ortası boşluk olan kulp”, “ağıza giren plastik/slikon/süngerimsi yapı ve yapı formu” gibi özelliklerin işlevsel özellikler olduğu ve seçenek özgürlüğünün ya olmadığı, ya da çok sınırlı olduğu dikkate alınarak, ayırt ediciliğin işlevsel özelliklerin dışında ürünün dış görünümüne esas; süsleme, bezeme, farklı geometrik form, renk kombinasyonu vs. gibi özelliklerde aranması gerektiği, tek başına renk unsurunun ayırt edicilikte etkisinin bulunmadığının kabulü ile anılan özellikleri itibariyle karşılaştırmaya konu tasarımlar arasında belirgin farklılık bulunduğunun kabulü halinde tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarının kabulü gerekirken, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme içermeyen hatalı bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurulması da isabetli görülmemiş ve hükmün bu nedenle taraf vekilleri yararına bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Asıl ve karşı davada İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (1), (3) ve (4) no’lu bentlerde açıklanan sebeplerle taraflar yararına, (2) no’lu bentte açıklanan sebeplerle davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istekleri hâlinde ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.