YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7511
KARAR NO : 2023/1930
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/789 Esas, 2020/224 Karar
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ : 19.02.2005
HÜKÜM : Karar verilmesine yer olmadığına, reddine
Taraflar arasındaki tazminat davalarının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl davada yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dosyada davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.03.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı … vekili Av. …… ile birleşen davada davalı … vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalıların 01.01.2002 ila 05.07.2002 tarihleri arasında yönetim kurulu üyeliklerini yaptıkları Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin …’na (TMSF) geçtiğini, Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin, grup şirketlerinden Factofinans Alacak Alımı A.Ş.’nin geri ödeme gücü olmadığını bildiği halde aldığı Emlak Bankası kredisine kefil olup borç yükü altına girdiğini, yine grup şirketlerinden olan Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.’nin ödeme gücü olmadığını bildiği halde baz maliyeti 6.650.000,00 Amerikan doları (USD) tutarındaki analog sistem dekoderleri bu şirkete kiralayarak zarara uğradığını, yönetim kurulunun Maliye Bakanlığı ile uzlaşma yoluna gitmemesi ile şirketin 40.500,00 TL zarara uğradığını, Atlas Finansal Kiralama A.Ş ile geri ödeme gücü olmayan grup şirketlerinden Edatur Turizm A.Ş. arasında teminat alınmaksızın yat kiralamayı konu alan finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, kiracıdan hiçbir kira ödemesi tahsil edilemediğini, böylece Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin zarara uğratıldığını ileri sürerek her bir zarar kalemi için ayrı ayrı şimdilik 1.250,00 USD olmak üzere toplam 5.000,00 USD’nin işlemiş ve işleyecek en yüksek banka kredi faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’ye verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, inceleme raporunda belirtildiği üzere davalılar …’in 6.370.000,00 TL, …’ın 9.931.000,00 TL, …’in 9.931.000,00 TL, …’ın 9.931.000,00 TL sorumlu olduğunu belirterek 9.931.000,00 TL’nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca (TCMB) ilan edilen en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları tutarında müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
2. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalıların gerek yönetim kurulu üyesi olarak gerekse üst yönetim kademesinde görev almış kişiler olarak Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’yi zarara uğrattıklarını, Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin grup şirketi Factofinans Alacak Alımı A.Ş.’nin geri ödeme gücü bulunmadığını halde kredisine kefalet verdiğini, yine grup şirketlerinden olan Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.’nin ödeme gücü olmadığını bildiği halde baz maliyeti 6.650.000,00 USD tutarındaki analog sistem dekoderleri bu şirkete kiralayarak zarara uğradığını, şirketin Maliye Bakanlığı ile uzlaşma yoluna gitmeyerek 40.500,00 TL zarara uğradığını, Atlas Finansal Kiralama A.Ş. ile geri ödeme gücü olmayan grup şirketlerinden Edatur Turizm A.Ş. arasında teminat alınmaksızın yat kiralamayı konu alan finansal kiralama sözleşmesi imzalandığını, kiracıdan hiçbir kira ödemesi tahsil edilemediğini, yetkisiz şekilde Atlas Finansal Kiralama A.Ş. adına sözleşmeler aktedilip söz konusu sözleşmelere istirnaden 1.287.483.294,00 TL şirketin zarara uğratıldığını, Viva isimli yatın inşası için yapılan ödeme, garanti masrafı, mühendislik ve müşavirlik hizmetleri gibi masraflar için toplam 1.607.356,81 euro ödenmek suretiyle de Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin zararına sebebiyet verildiğini ileri sürerek şimdilik her bir zarar için ayrı ayrı belirledikleri zararların toplamı olan 5.500,00 TL’nin işlemiş ve işleyecek en yüksek banka kredi faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’ye verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, 9.931.000,00 TL’nin zararın meydana geldiği tarihten itibaren Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasınca ilan edilen en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan sorumlulukları tutarında müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …, …, … vekilleri asıl davaya cevap dilekçesinde; kefillik, kiralama ve vergi cezası sebebiyle şirketin nasıl bir zarara uğradığının, zarar miktarının, illiyet bağının, müvekkillerinin kusurunun ispatlanması gerektiğini, şirket denetçilerinin aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu tazmin talebinin zamanaşımına uğradığını, eleştiri konusu tasarrufların müvekkillerinin kısa süreli yöneticiliği zamanında gerçekleştirilmediğini, dönemin yönetim kurulunun ibra edildiğini, Cine Beş Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. sözleşmesinin önceden yapılmış bir sözleşmenin tadili niteliği taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı … vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, tasarrufların yapıldığı dönemdeki yönetim kurulu üyelerine dava açılmayıp ibra edilmiş işlemlerle ilgili işlemlerden sonra görev alan müvekkiline husumet yöneltilmesinin anlaşılamadığını, dava açılması için geçerli bir genel kurulu kararı alınmadığını, kefillik, kiralama ve vergi cezası sebebiyle şirketin nasıl bir zarara uğradığının, zarar miktarının, illiyet bağının, müvekkilinin kusurunun ispatlanması gerektiği halde ispatlanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava konusu işlem arasındaki illiyet bağının belirtilmediğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, 04.03.2000 tarihinde şirketin yönetimine giren müvekkilinin 20.02.2001 tarihli ihtarname ile ayrıldığını, dava konusu işlemlerin yönetimde bulunduğu esnadaki işlemler olmadığını, müvekkilinin de bu işlemlere imza atmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı … birleşen davaya cevap dilekçesinde; geçerli bir genel kurulu kararının alınmadığını, şirket denetçilerinin aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, tazmin talebinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemlere imza atmadığını, dönemin yöneticilerinin ibra edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Davalı …, … vekilleri birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı süresinde açılmadığını, müvekkillerinin ibra edildiğini, genel kurul kararı ile ibralarının kaldırılamayacağını, ileri sürülen hususların yönetim kurulu üyelerinin şahsi sorumlulukları kapsamında değerlendirilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
6.Davalı … Tümay vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin 31.12.1999 tarihinde yönetim kurulundan ayrılıp ibra edildiğini, davanın süresinde açılmadığını, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı gibi zarar ile işlemler arasında illiyet bağının ispatlanamadığını, işlemler için ya zamanaşımı süresinin dolduğunu, ya da bu işlemlerin müvekkilinin görevde olmadığı dönemde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
7.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin 03.03.2020 tarihinde yönetim kurulu üyeliğinden ayrıldığını, sorumluluk davası açılmasına dair bir genel kurul kararı alınmadığını, zamanaşımı süresinin geçtiğini, ibranın genel kurul kararı ile kaldırılamayacağını, davacının müvekkilinin yönetim kurulu üyesi olmadığı bir dönemdeki eylemlere dayandığını, müvekkilinin döneminde yapılan bir ödemenin ise tamamen usul ve yasaya uygunluk taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
8.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; denetçilerin dava açma hakkı bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava açılması için genel kurul kararı alınmadığını, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin ibra edildiğini, müvekkilinin 06.03.2000 ila 18.08.2000 tarihleri arasında 6 ay 12 gün süreyle yönetim kurulu üyeliği yaptığını, grup şirketlerine kefalet verilmesinin ticari hayatın gereklerinden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
9.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava açılması için geçerli bir genel kurul kararı alınmadığını, iddia edilen zararı doğuran olaylar ile zarar arasındaki illiyet bağının ortaya konulması gerektiğini, yönetim kurulu ile denetçilerin ibra edildiğini, grup firmalarının birbirlerine kefaletinin ticari hayatın olağan koşullarından olduğunu, finansal kiralama sözleşmesi yapıldığında Cine 5’in gelir getiren bir yayın faaliyetinin bulunduğunu, yönetim kurulunun vergi cezasına karşı yargıya başvurduğunu, finansal kiralama sözleşmesi tarihinde Edatur A.Ş.’nin ödeme gücü olduğunu, konu yatın da satıldığını, zararın doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
10.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; sözü edilen işlem tarihleri itibariyle yönetici olmayan müvekkilinin imzasının ve dahlinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
11.Davalı …, … … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, şirketi zarara uğratmayan müvekkillerinin ibra da edildiğini, Cine 5 sözleşmesinin sadece tadil edildiğini, dekoderlerin değersizliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
12.Davalı … vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin 19.03.1998- 25.03.1999, 25.03.1999- 25.03.2000 tarihleri arasında denetçi olarak görev yaptığını, genel kurullarda ibra edildiğini, her zaman görevini yaptığını, grup şirketi için kefaletin normal olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, şirket kayıtlarında yer almayan ya da yer aldığı halde bir usulsüzlük göze çarpmayan işlemlerde denetçinin sorumluluğunun düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar
Mahkemece 15.10.2010 tarih, 2004/323 E., 2010/711 K. sayılı kararı ile asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
B. (Birinci) Bozma Kararı
Dairemizin 14.10.2014 tarih, 2014/6026 E., 2014/15533 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları ile davalı …’un asıl davaya yönelik vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazları reddedilmiş, mahkemece, yatın maliyet ile satış fiyatı arasında emsal değerler dikkate alınarak bir zarar oluşup oluşmayacağı yönünde içinde gemi mühendisleri de bulunacak bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporuna istinaden yazılı şekilde davalıların sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin davalı …, …, …, …, …, …, … hakkındaki birleşen davaya yönelik verilen karara ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile karar davacı yararına bozulmuş, davalı … vekilinin birleşen davaya yönelik vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
C. (Birinci) Karar Düzeltme Kararı
Dairemizin 16.06.2016 tarih, 2016/1732 E., 2016/6717 K. sayılı kararıyla davacı TMSF vekili ile davalılar …, …, … vekillerinin tüm, davalı … vekilinin ise sair karar düzeltme istekleri reddedilmiş, Dairemizin ilamına (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin birleşen davaya yönelik vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ibarelerinin eklenmesine karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1998 yılında 5.415.561,00 euro bedel ödenerek satın alınmış olan yatın, 2003 yılı Aralık ayında 5 yaşında iken satışa çıkarılması nedeniyle, değerinden %35-40 oranında azalma ile 3.300.000,00 euro bedelle satılmasının makul kabul edilmesi gerekeceği, teknik bilirkişi heyetince yapılan hesaplama neticesinde bir zararın oluşmadığının belirlendiği, zarar oluşmadığından yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin sorumluluklarından söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl dava yönünden karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, birleşen dosya ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleşen davadaki bir kısım davalılar hakkında temyiz ve karar düzeltme talepleri olmadığı ifade edildiği halde yeniden hüküm tesisinin yerinde olmadığını, davalı … …hakkında 28.10.2016 tarihli dilekçesi ile davayı takip etmediklerini bildirdiklerinden bu davalı hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Atlas Finansal Kiralama A.Ş.’nin ödeme gücü olmayan Edatur A.Ş. ile finansal kiralama işlemi yapması ve alacağını tahsil edememesi sebebiyle zarara uğratıldığını, yatın inşaasında ticari kaygı güdülmediğini, tamamen kişisel kullanım için dizayn edildiğini, davalılardan …’un yönetim ve denetimi altındaki şirketin yönetim kurulunca bu yönde bir karar alınmadığı halde şirket adına münferit hareketiyle yetkisiz olarak Fransa’da mukim bir firmayla tekne yapımı hususunda sözleşme imzaladığını, ardından ek mali külfet yükleyen sözleşmeler akdettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 309 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
1.Vekâletnamesinde kanun yolundan feragat yetkisi bulunan davacı vekili 23.11.2021 tarihli dilekçesi ile birleşen davanın davalılarından … yönünden temyiz isteminden feragat ettiğini açıkça, kayıtsız ve şartsız olarak bildirmiştir.
Bu durumda, davacı vekilinin, birleşen davanın davalılarından … yönünden temyiz dilekçesinin feragat sebebiyle reddine karar vermek gerekir.
2.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin diğer davalılara yönelik bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacı vekilinin, birleşen davanın davalılarından … yönünden temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2.Davacı vekilinin diğer davalılara yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan …’a verilmesine,
Davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
29.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.