Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2023/282 E. 2023/1733 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/282
KARAR NO : 2023/1733
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2019/145 Esas, 2019/559 Karar
HÜKÜM :Kısmen kabul

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda karar bozulmuş, mahkeme tarafından Daire ilamına karşı direnilmiştir.

Direnme kararının davacı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarih, 2020(19)11-/88 E. ve 2022/1414 K. sayılı ilâmı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmayıp, yeni hüküm niteliğinde olduğundan kurulan bu yeni hükme yönelik davacı vekilinin temyiz itirazlarına ilişkin inceleme yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiş olmakla Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı Hüratlas İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalı …’ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, diğer davalı …’ın kredi borcunu teminen kendisine ait gayrimenkul üzerinde 10.09.2008 tarihinde 1 inci derecede 300.000,00 TL’lik ipotek tesis ettiğini ve söz konusu ipotek belgesi resmi senedinin 2 nci maddesinde bu miktar yönünden borca müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, dava dışı borçlu şirketin kredi borçlarını ödememesi nedeniyle davalılara ihtarname keşide edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/4786 E. sayılı dosyasıyla başlatılan takibe davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/1026 E. sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi, Ankara 22. Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2010/426 E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipte tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili …’ın kredi sözleşmesinde isim ve imzasının bulunmadığını bu nedenle aleyhine takip başlatılmasının hukuka aykırı olduğunu, diğer müvekkili … yönünden ise borcun ödenmesine yönelik ödeme planı yapıldığını savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine %40 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen ilk Karar
Mahkemece 30.06.2016 tarih, 2010/490 E. ve 2016/480 K. sayılı kararıyla; davacı banka ile dava dışı kredi müşterisi Hüratlas İnş. Tic. Ltd. Şti. arasında 27.03.2009 tarihli 350.000,00 TL limitli genel kredi ve teminat sözleşmesinin imzalandığı, davalı …’ın sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığı, diğer davalı …’ın ise kredi borcunu teminen kendisine ait gayrimenkul üzerinde 10.09.2008 tarihinde 1 inci derecede 300.000,00 TL değerinde ipotek tesis ettiği, ipotek resmî senedinin 2 nci maddesinde bu miktar yönünden borca müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğu, sözleşme uyarınca dava dışı şirkete kullandırılan kredilerin süresinde ödenmediği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın dava dışı asıl borçlu şirketten alacaklı olduğu ve davalıların da kefalet limitleri ile borçtan sorumlu oldukları, hesap katının asıl borçluya tebliğ edilemediği, asıl kredi borçlusu şirketin menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip tarihi olan 18.01.2010 tarihinde temerrüte düştüğü, bu takibe itiraz sonucu Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan itirazın iptali davası sonucunda verilen kararın kesinleştiği, bu davada asıl borçlu yönünden 18.01.2010 tarihi itibarıyla tespit edilen asıl alacak miktarının işbu dava yönünden de kesin delil olduğu, kredi sözleşmesinde imzası olmayan …’ın çek garanti tutarları yönünden sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/1026 E. ve Ankara 22. Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2010/466 E. sayılı takip dosyaları ile tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydı ve borçlu Hüseyin Barlas yönünden kefalet limiti 350.000,00 TL, … yönünden ise 300.000,00 TL limitle sınırlı olmak üzere itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmiştir.

B. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih, 2016/19829 E. ve 2018/5970 K. sayılı ilamı ile “Mahkemece gerekçeli kararın hüküm kısmında Ankara 25. İcra Müdürlüğü’nün 2010/4786 E. sayılı icra takip dosyasına ilişkin hüküm kurulmuş ise de, Ankara 22. Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün 2010/466 E. sayılı icra takip dosyasına ilişkin yalnızca tahsilde tekerrür olmamak üzere karar verilmiş, davanın esası yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.

C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile önceki karar gerekçesi yanında, dava dilekçesinde yalnızca Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/4786 E. sayılı dosyasında davalı borçlular aleyhinde başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takibe karşı yapılan itirazın iptaline (asıl borçlu Hüratlas İnşaat Ticaret Ltd. Şti. hakkında Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/1026 E. sayılı dosyasından menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ve Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2010/466 E. sayılı dosyasından yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplerle tahsilinde tekerrür etmemek kaydıyla) karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece de talep nazara alınarak yalnızca Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/4786 E. sayılı ilamsız icra takibine ilişkin hüküm kurulduğu, dava konusu edilip de hakkında hüküm verilmeyen başkaca bir takip dosyasının bulunmadığı, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2010/466 E. sayılı dosyasında yapılan takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip olduğu ve itirazın iptaline konu edilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı banka tarafından davalı borçluların sözleşmede yasal ikâmetgâhları olarak kabul ettikleri adreslere kat ihtarnamesi gönderildiğinden, tebliğ edilmiş olması aranmaksızın ihtarnamelerin borçlu adreslerine ulaştığı tarihin temerrüt tarihi olarak esas alınması gerektiği, temerrüt faizine esas alınan faiz oranlarının hatalı tespit edildiği, davalı …’ın kefaleti çek garanti tutarlarını da kapsadığından gayrınakit alacaktan kefil …’ın sorumlu olmadığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C.Dairemizin İnceleme Kararı
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na (6100 sayılı Kanun) 6763 sayılı Kanun’un 45 inci maddesi ile eklenen Geçici 4 üncü madde hükmü gereğince gereğince Dairemizce yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D.Hukuk Genel Kurulu Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.11.2022 tarih, 2020(19)11-/88 E. ve 2022/1414 K. sayılı ilâmı ile mahkemenin direnme olarak adlandırdığı kararın, usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı, Özel Daire denetiminden geçmemiş yeni ve değişik gerekçeye dayalı yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine kesin olarak karar verilmiştir.

E. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; genel kredi sözleşmesine dayalı olarak Ankara 25. İcra Müdürlüğünün 2010/4786 E. sayılı icra takip dosyasına itirazın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440 ıncı maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.