YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6448
KARAR NO : 2023/1736
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/772 Esas, 2021/853 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/817 E., 2018/1269 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.03.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Av…… ile davalı vekili Av……dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri …’ın eş oldukları ve davacı şirketin yetkilisi bulunduklarını, 11.05.2009 tarihinde işyerine hacze gelindiğini, müvekkillerinin araç muhafazasını önlemek için borcu ödemek istediğinde davalı bankada bulunan tüm hesaplarının sıfırlandığını öğrendiklerini, davacıların muhasebecisi …’in sorgulanması üzerine, …isimli kişi ile birlikte şirketin ve müvekkillerinin hesaplarını boşalttıklarını itiraf ettiğini, Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2009/26250 soruşturma dosyasında düzenlenen iddianame ile Kadıköy 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 E. sayılı dosyasında dava açıldığını, adı geçenlerin sahte talimatlar yazdırıp şirket çalışanlarına para tahsilatı yaptırdıklarını, davalı bankanın bu işlemleri yaparken müvekkillerini aramadığını, ödemeler yapılırken imza karşılaştırması dahi yapılmadığını, ayrıca sahte çekler düzenlendiğini, bu çeklerin karşılığının olmaması üzerine muhtelif icra takipleri yapıldığını, müvekkillerinin icra tehdidi altında kaldıklarını belirterek davalı bankanın ağır kusuru nedeni ile çekilen 5.591.928 TL den şimdilik 20.000,00TL ile … için 15.000,00 TL … için 15.000,00 TL toplam 50.000,00 TL maddi tazminat ve usulsüz olarak verilen çek karneleri nedeni ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 700.000,00 TL’den şimdilik 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte tahsili ile davacı … ve Çamoğlu Mimarlık’a verilmesini, davacıların uğradığı manevi zararlar için Çamoğlu Mimarlık için 100.000,00 TL … için 100.000,00 TL ve … için 50.000,00 TL toplam 250.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların Çamoğlu Mimarlık Ltd.Şti.’nin ortakları ve yetkili kişileri olduğunu, davaya konu para çekme işlemlerinin davacıların imzasını havi talimatlara istinaden ve bankacılık işleyişine uygun şekilde gerçekleştiğini, para çekme işlemlerindeki kişilerin şirket çalışanları olduğunu, yerleşik Yargıtay kararlarına göre hesaplarına vakıf olan hesap sahibinin hesap bakiyesine ve işlemlerine itiraz etmemesinin hesaplarına yönelik olarak yapılan önceki işlemlerine icazet vermiş olduğunu gösterdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 17.01.2006 tarihinden 25.12.2008 tarihine kadar devam eden işlemlerde taklit imzaların bulunduğu, davalı bankaya verilen talimatlardaki bir kısım imzaların davacı asillere ait olduğu, taklit imza ile yapılan TL, USD, Havale, EFT, Virman işlemlerinin davacıların ticari ilişkisinin bulunduğu kişi ve şirketlere yapıldığı, şirket borçlarının ödendiği toplam 429.800,00 TL tutarlı taklit imzalı çeklerle davacıların mal ve hizmet alımı yaptıkları, bu çeklerden birinde davacı …’nun da imzasının bulunduğu, davacıların muhasip …’in sahte imzalı talimatlı işlemlerine, çek taahhütlerine devam eden süreçte icazet verdikleri, İstanbul 8.Ağır Ceza Mahkemesi dosyasındaki maddi vakıalar gereğince davacılara zarar veren eylemleri nedeni ile ne kadar zarar verildiğinin de tespit edilemediğini belirterek davalı bankanın davacıları zararlandırıcı işlemlerde sorumluluğunu gerektirecek kusuru bulunmadığından açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taklit imza ile yapılan işlemlerde davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu, Merter Tatver ve …’in davaya konu eylemleri gerçekleştirirken şirket çalışanları …ve… aracılığı ile davacılar adına sahte talimatlar düzenledikleri ve banka hesaplarından uzun süre para çekerek banka hesaplarını boşalttıklarını, davalı bankanın özenli davranmadığını, İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/185 E. sayılı dosyasında… ve…’in işlemleri…ve …’in yönlendirmesi ile gerçekleştirdiğinin sabit olduğunu, davacıların taklit imzalarla yapılan işlemlere icazetinin bulunmadığını, bankanın özen sorumluluğunu yerine getirmediğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların zararına davacıların çalışanlarının suç teşkil eden eylemlerinin sebep olduğu, davacıların da ağır kusuru bulunduğu, çalışan ve ortağın işlemlerinin denetlenmediği, işlemlerin miktarı gözetildiğinde bir ticari işletmenin para ihtiyacının olacağı, hiç para kalmadığını yapılan haciz neticesinde öğrendiklerinin kabulünün mümkün olmadığı, çek karnesi teslimine ilişkin talimattaki imzanında davacılara ait olduğu, gerçek ödemeler ile çalışan ve ortağın mal edindiği ödemelerin birbirine karıştığı gözetildiğinde davalı bankanın zararlandırıcı işlemlerde kusurunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm gerekçesi ve tespitinin dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıların banka hesaplarında sahte imzalı talimatlara dayalı olarak çekilmesi ve yine sahte imzalı talimatlar ile davalı banka tarafından teslim edilen çek karnelerindeki çeklerin kullanılması nedeniyle uğradıkları zarar nedeni ile açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacılardan alınarak, davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.