YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2146
KARAR NO : 2013/23887
KARAR TARİHİ : 22.10.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında mala zarar verme suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün; 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna eklenen geçici 2. maddesinde, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçinceye kadar hapis cezasından verilenler hariç olmak üzere sonuç olarak belirlenen üçbin Türk Lirası dahil adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükümlerine karşı temyiz yasa yoluna başvurulamayacağı öngörülmekle; hüküm tarihine göre temyizi mümkün olmadığından, sanığın temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesine göre yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 31.03.2010 yerine 01.04.2010 yazılması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak görülmüş ve adli sicil kaydında tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 6. maddesinin (e) bendinde, gece vaktinin, güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman dilimi olarak tanımlandığı, yakınanın soruşturma sırasında, 31.03.2010 günü saat 19:45 sıralarında konutundan ayrıldığını ve aynı gece saat 23:50 sıralarında konutuna geldiğini belirtmesi ve UYAP’tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre 28.03.2010 tarihinde başlayan yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, güneşin 31.03.2010 günü saat 19:31’de battığının anlaşılması karşısında, gece vaktinin saat 20:31’de başladığı ve suçun bu saatten önce işlenmiş olması ihtimali nedeniyle “şüpheden sanık yararlanır” kuralı uyarınca eylemin gündüz gerçekleştirildiğinin kabulü gerektiği gözetilmeden ve eylemin gece vakti gerçekleştirildiğine ilişkin kanıtların nelerden ibaret olduğu gösterilip tartışılmadan, hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının gece vakti işlendiği kabul edilerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK.nun 143 maddesi ile cezada arttırım yapılması ve konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı TCK.nun 116/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
İddianame ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı TCK.nun 116/1 maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılması karşısında, eylemin gece vakti işlendiğinden bahisle, sanık hakkında aynı yasanın 116/4. maddesinin uygulanabilmesi için ek savunma hakkı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 226. maddesine aykırı davranılarak yazılı şekilde 5237 sayılı TCK.nun 116/4 maddesi uyarınca hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 22/10/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.