YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/4381
KARAR NO : 2023/4116
KARAR TARİHİ : 17.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : 7201 sayılı Tebligat Kanunu’na aykırılık/ Yanlış adres bildirmek/ Tebligat yapılacak hallerde isim veya adresi yanlış bildirmek
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2013 tarihli ve 2013/199 Esas, 2013/248 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Anılan kararın katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.10.2019 tarihli ve 2017/7054 Esas, 2019/9539 Karar sayılı kararı ile, sanığın savunmasının doğru olup olmadığı ve atılı suçları işleme kastının bulunup bulunmadığının anlaşılabilmesi için, Kastamonu 3. İcra Müdürlüğünün 2011/3173 sayılı icra takip dosyası ödeme emrinin tebliği işlemini yapan icra memurunun kimliğinin tespit edilerek dinlenmesi, sanığın eyleminin sübutu halinde kül halinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun (7201 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi gereğince mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken eksik inceleme ile hükümler kurulması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2020 tarihli ve 2019/407 Esas, 2020/195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yanlış adres bildirme suçundan, 7201 sayılı Kanun’un 53 üncü, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Anılan kararın katılan ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2020/12094 Esas, 2021/6463 Karar sayılı kararı ile, sanığa isnat edilen ve üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren 7201 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi kapsamında yer alan yanlış adres bildirmek suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 … maddesiyle eklenen geçici 5 … maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
5. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2021 tarihli ve 2021/349 Esas, 2021/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yanlış adres bildirme suçundan, 7201 sayılı Kanun’un 53 üncü, 5237 sayılı Kanun’un 62 … ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5271 sayılı Kanun’un 251 … maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
6. Anılan karara sanık müdafiinin itirazı üzerine duruşma açılarak Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/457 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında yanlış adres bildirme suçundan, 7201 sayılı Kanun’un 53 üncü, 5237 sayılı Kanun’un 62 … ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın suç kastının olmadığına, olayın yanlış anlaşılmadan meydana geldiğine, sanığın beraat etmesi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan hakkında başlattığı ilamsız icra takiplerinde, hileli hareketlerle borçlu adresi olarak katılanın taşındığını bildiği adresi yazıp icra takiplerini katılanın haberi olmadan kesinleştirilmesini sağladığı ve bundan dolayı katılanın mallarına haciz konulduğu, bu suretle sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açılmıştır.
2. Sanık, icra takibinde alacaklı adresi olarak Diyarbakır bildirdiğini, fakat icra memurunun UYAP sisteminden borçlu kaydını yaptığında MERNİS adresini görüp zarf üzerindeki adresi eliyle çizip sistemdeki adresinin yazılması gerektiğini söylediğini, hukuki bilgisi yeterli olmadığından memurun gösterdiği bu yolu doğru olarak düşündüğünü, ikinci takipte de ilk takipte bu şekilde davranılmasından dolayı MERNİS adresinin gerektiğini düşünerek bildirdiğini, suç kastının olmadığını savunmuştur.
3. Katılan, sanıkla 2009 yılından beri ayrı yaşadığını, 14.10.2009 tarihinde boşanma davası açtığını, ancak sanığın dava süresince tehditlerine dayanamayarak davadan feragat ettiğini, ancak Diyarbakır’da yaşamaya devam ettiğini, daha sonra sanıkla anlaşmalı olarak 16.05.2011 tarihinde boşandıklarını, 2012 yılına kadar Diyarbakır’da kaldığını, tapuya gittiğinde haciz işlemlerini öğrendiğini, sanığın kendi beyanında da geçtiği şekilde haberi olmadan yerleşim yeri adresini değiştirdiğini, boşanma sonrası da hileli davranarak kendisini mağdur ettiğini beyan etmiştir.
4. Olaya konu tebligat işlemlerini yapan tanık A.B., işleyişlerine göre icra müdürlüğünün taleple bağlı olduğundan kendilerine bildirilen adrese ödeme emri düzenlenip tebliğ yapıldığını, alacaklı farklı adres beyan ediyorsa bunu dilekçe ile yazılı veya sözlü olarak söyleyip zapta geçirilip imzasının alınmasının gerektiğini, verilen adresin MERNİS adresi olup olmadığının ilk aşamada bilinmediğini, tebliğ iade gelmesi durumunda MERNİS adresi tespit edilip şerhli tebliğ yapılacağını, suça konu olayda tam olarak hatırlamamakla birlikte takip talebindeki adresle tebligattaki adres aynı olmadığı için tebligatın üzerinin çizilmiş olabileceğini, tebliğlerin UYAP sisteminden alındığını beyan etmiştir.
5. Diyarbakır 1. Aile Mahkemesinin 14.10.2009 dava ve 09.11.2010 karar tarihli, 2009/919 Esas, 2010/1207 Karar sayılı kararı ile davacı katılanın, davalı sanık aleyhine açtığı boşanma davasının feragat nedeniyle reddine karar verildiği, gerekçeli kararda katılanın Diyarbakır’daki adresinin yazıldığı, Kastamonu 1. Aile Mahkemesinin 16.05.2011 dava karar tarihli ve 2011/187 Esas, 2011/189 Karar sayılı kararı ile davacı katılanın, davalı sanık aleyhine açtığı boşanma davasında tarafların anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verildiği, dava dilekçesinde icra takibindeki adresin, ancak tensip zaptında, duruşma tutanağında ve gerekçeli kararda Diyarbakır adresinin yazıldığı anlaşılmıştır.
6. Kastamonu 3. İcra Müdürlüğünün, 27.06.2011 tarihli ve 2011/3173 numaralı ve Kastamonu 2. İcra Müdürlüğünün 08.08.2011 tarihli takip taleplerinde alacaklı ve borçlu adreslerinin aynı olduğu, 2011/3173 numaralı takipte Diyarbakır adresinin sistemden çıkmasına rağmen üzerinin çizilerek Kastamonu adresinin yazıldığı anlaşılmıştır.
7. Mahkemece, icra memuru tanığın beyanı ve tüm dosya kapsamı ile sübut bulan suçtan sanığın mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Gerekçeli kararda suç tarihinin 27.06.2011 ve 08.08.2011 olması gerekir iken 27.06.2011 şeklinde eksik gösterilmesi mahallinde tamamlanabilir yazım hatası kabul edilmiştir.
2. Sanığın 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ettiğinden hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesindeki isabetsizlik aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedenleri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2021 tarihli ve 2021/457 Esas, 2021/509 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden eleştiri nedenleri dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.05.2023 tarihinde karar verildi.