Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/3180 E. 2023/4250 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3180
KARAR NO : 2023/4250
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2015/250 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 58 … maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, kararı temyiz etme iradesinden ibaret olup herhangi bir neden gösterilmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Cezaevi firarisi olduğu için hakkında yakalama kararı bulunan sanığın suç tarihinde kolluk kuvvetlerine üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak katılan … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanını ibraz ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.
3. İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 06.03.2015 tarihli raporunda nüfus cüzdanının tamamen sahte olduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu belirtilmiş
4. Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Ancak;
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2012 tarihli ve 2011/2 Esas, 2012/31 Karar sayılı ilamında, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan mahkumiyet kararı verildiği ve sanığın örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulandığı anlaşılmış ise de; sadece örgüt mensubu suçlu olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde sanığın ikinci kez mükerrir sayılamayacağı hususunun gözetilmemesi,
2. Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151/304 sayılı ilamında açıklandığı üzere, birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırının esas alınması gerekeceğinden, adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır bir cezayı içeren Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2008 tarihli ve 2006/513 Esas, 2008/35 Karar sayılı ilamıyla hükmolunan 8 yıl 4 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.03.2012 tarihli ve 2011/2 Esas, 2012/31 Karar sayılı 3 yıl 9 ay hapis cezasına ilişkin hükmün esas alınması,
Hukuka aykırı görülmüş olup bu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 15. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2015/250 Esas, 2015/526 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 … maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Sanığın, Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.04.2008 tarihli ve 2006/513 Esas, 2008/35 Karar sayılı 8 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün birinci kez tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nin 58 … maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ve 5275 sayılı Kanun’un 108 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince koşullu salıverilmeye eklenecek sürenin, hatalı uygulama sonucu hükümde gösterilen ilam nedeniyle koşullu salıverilmeye eklenecek süreden fazla olamayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.