YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14641
KARAR NO : 2023/4329
KARAR TARİHİ : 19.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2021 tarihli ve 2020/296 Esas, 2021/583 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1862 Esas ve 2022/2348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık
müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine,
2. Hükmün hukuka aykırı delillere dayandırıldığına,
3. Eksik araştırma ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçi … ile sanığın resmî nikah yapmadan evli oldukları, şikâyetçinin tanıklar … ve … ile birlikte aynı evde ikamet ettiği, olay günü saat 04.00 sıralarında sanığın şikâyetçinin arkadaşları ile birlikte ikamet ettiği eve giderek onu buradan götürmek istemesi üzerine şikâyetçinin buna karşı çıktığı, aralarında tartışmaya başladıkları, sanığın şikâyetçiyi yere yatırıp ele geçirilemeyen bıçakla çeşitli yerlerine vurup yaraladıktan sonra olay yerinden ayrıldığı, şikâyetçinin hayati tehlike geçirdiği, sanığın aşamalarda erkek kuaförü olduğunu ve olay tarihinde bütün gece çalıştığını ve sabah 07.00 sıralarında eve geldiğinde ikamette polislerin olduğunu, şikâyetçiyi yaralayan kişinin kendisi olmadığını beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de CD izleme tutanağında sanığın olay tarihinde kamera saatine göre 03.16’da şikâyetçiye ait binanın girişinde görüldüğünün tespit edildiği dikkate alınarak sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçunun sübuta erdiği kanaatine varılıp buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkâr ettiği belirlenmekle şikâyetçinin beyanının alınamadığına dair tutanak dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanığın eylemi neticesinde şikâyetçide meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı İstanbul Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 05.08.2020 tarihli adlî muayene raporunda; sol yanakta 3 cm.’lik kesi, sağ üst kadranda ön aksiller hat ile subkostal arkın kesişiminde iki adet 2’şer cm. yüzeyel kesi, nazal kemik üzerinde yaklaşık 1cm.’lik kesi, inspeksiyonda perianal bölgede üç adet 2, 4, 7 hizalarında yüzeyel sıyrık, sol el 5. parmakta proksimalde yaklaşık 1cm.’lik kesi alt ekstremitede sağ da yaklaşık 2 ve 1 cm.’lik 2 adet kesi, solda yaklaşık 1 cm.’lik kesi, sağda hemotoraks saptandığı şeklinde tespit edilen yaralanmanın hayati tehlike geçirmesine neden olduğu görüşünü içeren adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Olayın meydana gelen binaya ait güvenlik kamera kayıtlarındaki kişi ile sanığın fotoğrafının mukayese edildiği bilirkişi raporu dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından eleştiri nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Gerekçeli Karar Hakkı Yönünden
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında ayrıntılı bir gerekçeye yer verilmemiş ise de Gerekçe bölümünde, ilgili temyiz sebeplerine yönelik gerekçeli değerlendirme yapılarak söz konusu eksiklik Yargıtay tarafından giderilmiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Hükme Esas Alınan Deliller Yönünden
İlk Derece Mahkemesice hükme esas alınan delillerin usul ve kanuna uygun elde edildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eksik Araştırma Yönünden
Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Adlî Tıp 2. İhtisas Kurulunun 16.07.2021 tarihli raporunda, “kişinin muayene edilmesi için gönderilmesi gerektiği”nin belirtilmesi karşısında, yabancı uyruklu olduğu bildirilen şikâyetçinin bulunma ihtimaline binaen tüm tedavi evrakları, varsa film ve grafileri, adlî muayene raporu ile birlikte en yakın Adlî Tıp Kurumuna sevki sağlanarak, yapılacak fiziki muayenesini müteakip, yaralanmaların hangilerinin hayati tehlike niteliğinde olduğu hususunda, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87 nci maddelerinde belirlenen ölçütlere göre rapor aldırılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi ancak mağdurun makul sürede bulunamaması durumunda dosya kapsamında bulunan mevcut Adlî Tıp Şube Müdürlüğü raporu doğrultusunda, 5237 sayılı Kanun’un 61 … madesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler ve 3 üncü maddesindeki orantılılık ilkesi de nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/1862 Esas ve 2022/2348 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca korunmasına,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.