Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10193 E. 2023/18680 K. 22.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10193
KARAR NO : 2023/18680
KARAR TARİHİ : 22.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, 62 inci maddesi uyarınca 6.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine, delil olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın olay tarihinde Belediye Başkan yardımcısı olarak görev yaptığı, sanığın sosyal medyada bir paylaşımın altına “İtal hırsızmı getirmişler.” şeklinde yorum yazdığı, böylece üzerine atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, sanık savunması, katılan beyanı, sosyal medya hesabı çıktıları karşısında sanığın üzerine atılı hakaret suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup, sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun’un 126 ncı maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, suça konu yazı içeriğindeki hakaret içeren sözlerin duraksanmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Belediye Başkan yardımcısı olarak çalıştığı kabul edilen katılanın, görev belgesi dosyaya getirtilerek, 5237 sayılı Kanun’un 6/1-c maddesi uyarınca kamu görevlisi olup olmadığı tespit edildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Sanığın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyet kararı araştırılarak silinme koşulları oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın yeniden suç işleyip işlemeyeceği yönünde bir değerlendirme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “Sanığın daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyetinin bulunması dikkate alınarak ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizce olumlu kanaat elde edilemediğinden.” şeklindeki kanuni olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
4. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.05.2023 tarihinde karar verildi.