Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/20229 E. 2023/5293 K. 20.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/20229
KARAR NO : 2023/5293
KARAR TARİHİ : 20.06.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiilerinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçların yasal unsurlarının oluşmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, kararların usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanıktan 2.650 TL borç para aldığı ve aldığı para karşılığında ise sanığa 15.10.2013 tanzim, 15.02.2014 vade tarihli, borçlusu …, alacaklısı … olan 2.650 TL’lik suça konu bono verdiği, sanığın senedin isim ve adres kısmına katılanın adını ve adresini kendisinin yazdığı, … Lirası kısmına ise 2.650 miktarı rakamla yine kendisinin yazdığı, katılanın ise senedi imzaladığı, sanığın senette rakamla 2.650 yazan miktarın sonuna ve yazıyla yazılan miktarın sonuna daha sonradan katılanın rızası dışında dolar yazısı yazarak senedin diğer kısımlarını da doldurarak katılan aleyhine icra takibi başlattığı, bu suretle sanığın katılanın rızası dışında suça konu senedin değer kısımlarına sonradan ”Dolar” ibareleri ekleyerek ve kamu kurumu niteliğinde olan icra dairesi vasıta kılınmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Kriminal raporda; “senedin ön yüzündeki 2.650, …, Aşağı Mah., … Cad. No:21 ibareli el yazılarının … eli mahsülü oldukları, ön yüzündeki 3 adet borçlu imzasının … eli mahsulü oldukları, =2.650=, …, Aşağı Mah., … Cad. No:21 ibareli el yazıları ve atılı bulunan toplam 3 adet borçlu imzasının aynı mürekkepli bir kalemle yazılıp atılmış oldukları,15/02/2014, Dolar, 15 Şubat 2014, …, ikibinaltıyüzelli dolar, Ulubey, 15/10/2013 ibareli el yazılarının farklı mürekkepli ikinci bir kalemle yazılmış oldukları, Uşak yazısının ise farklı mürekkepli üçüncü bir kalemle yazılmış olduğu, Değer hanesindeki dolar ibareleri ile yazıyla değer hanesindeki ikibinaltıyüzelli dolar ibarelerinin farklı mürekkepli ikinci bir kalemle yazılmış olmaları nedeniyle ödenecek olan para biriminin isteği uygun şekilde Dolar olarak sonradan yazılmış olduğu hususu kuvvetle muhtemel görülmüş, senet üzerindeki 15.02.2014, Dolar, 15 Şubat 2014, …, ikibinaltıyüzelli DOLAR, Uşak, Ulubey, 15/10/2013 ibareli el yazılarının mevcut mukayese el yazılarına atfen … ve … eli ürünü olduklarını gösterir nitelikte ortak kaligrafik karakteristik bulgular tespit edilememiştir, aldatma (iğfal) kabiliyetinin haiz olacağı değerlendirilmiştir” şeklinde belirtilmiştir.
3. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları kabul etmemiştir.
4. Katılan soruşturma aşamasındaki beyanında; “sanıktan 2.650 TL borç para aldım. Almış olduğum para karşılığında da kendisine senet verdim. Senedin isim ve adres kısmına adım ve adresimi yazdı ve TL kısmına ise yazıyla 2.650 yazdı. Ben senedi imzalarken yanımızda kimse yoktu. Ancak yazıyla yazmış olduğu 2.650’nin sonuna sonradan başka bir kalemle dolar yazmış ve senedin diğer kısımlarını sanık kendisi doldurarak hakkımda Uşak 1. İcra Müdürlüğü 2014/1035 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlamıştır. Ben borcumu gününde ödeyemediğim için sanık hakkımda icra takibine başlamıştır. Ancak benim borcum … Lirasıdır, dolar değildir. Bu şekilde imzalamış olduğum senette tahribat yaparak dolar yazan sanıktan şikayetçiyim ” şeklinde söylemiştir.
Katılan mahkemedeki beyanında; “sanıktan 2.650 TL para aldım, karşılığında kendisine senet verdim. Daha sonra borcumu ödemek için sanığın yanına gittim, bana parayı dolar olarak vermem gerektiğini söyledi. Bende kendisine biz böyle bir şey konuşmadık, TL olarak konuşmuştuk deyince ben almasını bilirim dedi ve TL olarak verdiğim senedi dolar şeklinde değiştirerek icraya koydu ” şeklinde söylemiştir.
5. Mahkemece suça konu senet duruşmada incelenmiş ve senette ödeme tarihi, düzenleme tarihi, “… ikibinaltıyüzelli DOLAR Ulubey ” yazılarının bir kalemle, “2.650 Uşak … Aşağı Mahalle … Cad No:21 yazıları ile imzaların” farklı bir kalemle yazıldığı belirtilmiştir.
6.Mahkemece sanığın resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulama yönünden Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Uşak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2015 tarihli ve 2015/130 Esas, 2015/191 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.06.2023 tarihinde karar verildi.