YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11965
KARAR NO : 2023/4182
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1304 E., 2022/1448 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/591 E., 2022/381 K.
Taraflar arasındaki meskeniyet iddası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021/7871 Esas sayılı dosyasında davacı adına kayıtlı Nevşehir İli, Kozaklı İlçesi, … Köyü, 158 Ada, 3 Parsel sayılı taşınmazın 200.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışına, satış bedelinden 200.000,00 TL’nin haline münasip ev alabilmesi için borçluya bırakılmasına, fazla kısmın hak sahiplerine verilmesine, karar verilmiştir.
Kararın şikayetçi-borçlu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi-borçlu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Şikayetçi-borçlu vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi neticesinde müvekkili adına kayıtlı Nevşehir İli, Kozaklı İlçesi, … Köyü, 158 Ada, 3 Parsel sayılı taşınmaz üzerine haciz işlemi uygulandığını, bu taşınmazın müvekkilinin hali hazırda ve yıllardır kullandığı haline münasip evi olduğunu, barınacak başka bir konutunun bulunmadığından bahisle taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, haczin konulduğu tarih itibariyle söz konusu taşınmazın davacı tarafından mesken olarak kullanılmadığını, zira davacının mernis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, 10.12.2019 tarihinde ikametgah adresini davaya konu taşınmaza taşıdığını, dava konusu taşınmazın davacının haline münasip evi olmadığının, taşınmazın bulunduğu konum ve değeri itibariyle davacının ve ailesinin sosyal ekonomik düzeyinin üzerinde ve gelir seviyesine/yaşam koşullarına göre lüks sayılabilecek nitelikte olduğu, bu nedenle şikayetin süreden reddini aksi halde esastan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya 103 davetiyesinin 28.10.2021 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 02.11.2021 tarihinde süresi içerisinde açıldığı, bilirkişi raporunda davacının hacze konu taşınmazının değerinin 356.335,00 TL olduğu ve şikayetçinin yaşadığı … köyünde ailesiyle birlikte ikamet edebileceği haline münasip bir evi 200.000,00 TL’ye alabileceği rapor edilmiş, alınan raporun sonuç kısmında icra dosyasındaki borç miktarına göre haline münasiplik değerlendirmesi yapılmış ise de bu husustaki değerlendirme yapma yetkisi mahkemeye ait olduğundan raporun bu kısmı hükme esas alınmamış olup, diğer kısımları bakımında alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile Kayseri Banka Alacakları İcra Dairesinin 2021/7871 Esas sayılı dosyasında davacı adına kayıtlı Nevşehir İli, Kozaklı İlçesi, … Köyü, 158 Ada, 3 Parsel sayılı taşınmazın 200.000,00 TL’den aşağı olmamak üzere satışına, satış bedelinden 200.000,00 TL’nin haline münasip ev alabilmesi için borçluya bırakılmasına, fazla kısmın hak sahiplerine verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Şikayetçi-borçlu vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar ederek, bilirkişi raporunda da görüleceği üzere müvekkillinin ikamet ettiği dava konusu konutun haline münasip ev niteliğinde olup, İİK. m.82/12 hükmü uyarınca haczedilemeyeceğini, dava konu taşınmazın merkeze bir hayli uzak küçük bir köyde olduğu göz önünde bulundurulmadan, dava konusu evin sanki merkezi konumda bulunan bir daireymiş gibi hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, köyde satılık ya da kiralık ev bulunmadığını, cebri icra yoluyla satılması halinde köyde alabileceği ev bulunmadığını, bilirkişi raporunda belirtilen haline münasip bir evin 200.000,00 TL civarında satın alınabileceğinin ülkemizdeki yüksek enflasyon ve TL’nin değer kaybetmesi nedeniyle bu gün itibariyle geçerliliğinin kalmadığını, değerinin az belirlendiğini, ayrıca haczedilmezlik şikayeti bir bütün olduğundan mahkemece kısmen kabul kısmen ret kararı verilmesi neticesinde davalı yararına da vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak şikayetin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; usulüne uygun olarak mahallinde keşif yapıldığı, şikayete konu taşınmazın değeri ile davacının haline münasip alacağı evin belirlendiği, raporun Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin içtihatlarına uygun olduğu, bu nedenle mahkemece yeniden rapor alınması talebinin reddi kararı yerinde olup, dosyada usulüne uygun olarak alınan rapora göre de davacının meskeniyet şikayetinin kısmen kabulüne karar verilmesi ve davalı vekili lehine de vekalet ücreti takdir edilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi-borçlu vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi-borçlu vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, meskeniyet iddası nedeniyle haczedilmezlik şikayetine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1., 370. ve 371. maddeleri, İİK’nın 82/1. maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi-borçlu vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.