Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5661 E. 2023/3188 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5661
KARAR NO : 2023/3188
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu tahsis belgesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi …’a 25.12.1985 tarih ve 3933 sayılı tapu tahsis belgesi ile tahsis edilen eski 38 ada 19 (yeni:704 ada 5 parsel sayılı taşınmazda) davacılara tahsis edilen bölümünün davalı adına olan kaydının iptaliyle davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen dosyada davacılar vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı … adına kayıtlı iken müvekkillerinden … ile dava dışı mirasçılar olan …, … ve …’ın annesi ve murisi bulunan …’ın tapu tahsis belgesine sahip bulunduğu taşınmazın tapusunu almaya hak kazandığını ve muris …’ın sağlığında iken kendi adına tapu tahsis belgeli bulunan 378 m² yüzölçümlü taşınmazın üzerinde bulunan giriş kattaki bağımsız bölümün dükkan, diğer katların daire olduğu binada giriş kattaki dükkan niteliğindeki taşınmazın 1/2 hissesi ile ikinci normal kattaki dairenin tamamını oğlu …’a düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile sattığını, satış bedelini müvekkili …’ın peşin olarak annesi …’a ödediğini, daha sonra anılan dükkanın 1/2 hissesi ile söz konusu dairenin müvekkili … tarafından düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile bedeli mukabilinde Züli Serbest’e satıldığını, daha sonra Züli Serbest’in de yine bedeli mukabilinde Eyüp …. Noterliğinin 26.01.2006 tarih ve 1530 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile diğer müvekkili …’a sattığını, …’ın anılan dükkanın 1/2 hissesi ile ikinci normal kattaki dairenin tamamını bedelini ödeyerek satın aldığını ve kendisine arsa payı ile birlikte satış ve devrinin taahhüt edildiğini beyanla dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin müvekkili … adına 1/2 hissesinin ise muris …’ın kanuni mirasçıları olan müvekkili … ile dava dışı diğer kanuni mirasçılar …, … ve … adına miras payları oranında kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili ıslah dilekçesi ile; …’ın dava konusu taşınmazla ilgili hak iddiasının sona erdiğini, taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile …’ın miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılmadığından reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusunun İdare Mahkemesinin görev alanına girdiğini, dava konusu taşınmazın güncel rayicinin İdareye ödenmesi gerektiğini belirterek; davanın öncelikle husumet ve görev yönünden reddi ile uygun görülmemesi hâlinde taşınmazın güncel değerinin tespit ettirilerek, aradaki farkın davalı İdareye ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Yasal mirasçı …’ın cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın eşi … tarafından satış vaadi sözleşmesi ile devralındığını beyanla taşınmazın 1/2 hissesinin eşi ve diğer 1/2 hissesinin muris …’ın mirasçıları adına tescilini talep etmeleri hâlinde davaya katılacağını beyan etmiştir.

3. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; asıl dava ile aynı sebebe dayalı eldeki davanın birleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisleri adına düzenlenen bir tapu tahsis belgesinin bulunduğu, muris adına başkaca tahsis işleminin yapılmadığı, tahsise konu yerde ıslah-imar uygulamasının yapıldığı, kadastro parseli olan 38 ada 19 parselin 872,62 m²’1ik kısmı düzenleme sınırı dışında bırakılarak 24.507,38 m²’1ik kısmı uygulamaya tâbi tutularak ve düzenleme ortaklık payı oranının 0,3943785 olarak kabul edilmek suretiyle 9.665,18 m² düşülerek 14.842,20 m²’lik imar parseli hâline getirilmesiyle dava konusu yerin 10.07.2013 tarihinde davalı adına tescil edildiği ve imar planında konut alanında kaldığı, davacıların murisinin 1985 yılından itibaren 12 taksit hâlinde arsa bedelini ödediği ve mirasçıların da 20 yılı aşkın süredir taşınmaza zilyet oldukları, imar uygulamasında 0,3943785 oranında DOP da kesildiği ve tapu tahsis belgesinde gösterilen 378 m² miktardan aynı oranda indirildiğinde 149,08 m² kaldığı ve parselin güncel yüzölçümünden fazla olduğunun bilirkişi heyeti tarafından saptandığı, bu hâliyle davacılar adına tescil koşullarının oluştuğu gerekçesiyle birleştirilen davada ıslah dilekçesi de dikkate alınarak tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, birleştirilen dava davacısı … yönünden davanın takip edilmediği beyan edildiğinden bu davacı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Dava konusu taşınmazın 2981 sayılı Yasa’nın 13/b maddesi gereği güncel rayicinin idareye ödenmesi gerektiğini, davacılara tapu tahsis belgesi verildiği dönemde taşınmaz için ödemiş olduğu bedelin taşınmazın gerçek değerinin karşılığı olmayıp rayicin çok altında ödenmiş bedel olduğunu, vekâlet ücreti hesabının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar murisi adına tapu tahsis belgesi bulunan yerin dava konusu 704 ada 11 parsel sayılı imar parselinde kaldığı, tapu tahsis belgesi sahibi davacılar murisi Nigar ve mirasçıları davacılar adına tapu tahsis belgesine istinaden başka yerden tahsis yapılmadığı, tahsise konu taşınmazın kamu hizmetine tahsis edilmemiş olduğu, imar planında konut alanında kaldığı, davacıların dayandığı tapu tahsis belgesinin geçersiz olduğuna ilişkin herhangi bir belge ve delil sunulmadığı, tapu tahsis belgesinin hukuki yönden geçerliliğini koruduğu, tapu tahsis belgesine konu yer ile tescili istenen taşınmazın aynı yer olduğu, tahsise konu arsa bedelinin davacılar murisi Nigar tarafından ödenmiş olduğu, imar uygulaması ile oluşan 704 ada 11 parsel sayılı taşınmazın malikinin İstanbul büyükşehir Belediyesi olduğu, imar uygulaması neticesinde taşınmazdan 0,3943785 oranında düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, tapu tahsis belgesindeki miktarından bu oranda kesinti yapılarak kesintiden sonra kalan miktar 228,92 m² olup taşınmazın güncel yüzölçümü olan 133,93 m²’den fazla olduğundan davacıların davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin asıl ve birleştirilen davada uyuşmazlığın esasına ilişkin istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde görülmediğinden reddine;

2. Davalı vekilinin asıl davada davacılar vekili lehine hükmolunan vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde ise; asıl davada davacılar adına tescili talep edilen hisselerin dava tarihi itibarıyla toplam değerlerinin 301.342,50 TL olarak belirlendiği ve davacılar vekili tarafından bu miktar üzerinden eksik 1/4 peşin harç tamamlatıldığı gerekçesiyle 29.543,98 TL nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hükmedilen vekâlet ücreti hatalı olduğundan davalı vekilinin asıl davada davacılar lehine hükmolunan vekâlet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki sebeplerle beraber, dava konusu değerin 301.342,00 TL olmadığını, toplam değerin 150.671,25 TL olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu tahsis belgesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarih ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin varlığı tahsis edilen yerin adına tahsis yapılan kişi veya mirasçıları adına tescili için yeterli değildir. Tahsis kapsamındaki yerin hak sahibi adına tescil edilebilmesi için öncelikli koşul hukuki yönden geçerliliğini koruyan bir tapu tahsis belgesinin bulunmasıdır.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.