YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4465
KARAR NO : 2023/1844
KARAR TARİHİ : 28.03.2023
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/10 E., 2020/45 K.
KARAR : Davanın Reddine
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı … tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında … İli, … İlçesi, … Köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 103 ada 31 parsel sayılı 140,47 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz davalı olduğundan söz edilerek arsa vasfıyla malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiş, yargılama sırasında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda yüzölçümü 134,33 m2 olarak belirlenmiştir.
2. Davacı … tarafından tespit gününden önce Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava ile; davalı …’a karşı el atmanın önlenmesi istenmiştir.
II. CEVAP
Davalı … cevap dilekçesinde; taşınmazı 13.12.1970 tarihli satış senedi ile …’dan satın aldığını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Davanın açıldığı Hafik Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.06.2007 tarihli ve 2006/109 Esas, 2007/114 Karar sayılı kararı ile taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlenmesi nedeniyle davaya bundan sonra Kadastro Mahkemesince bakılacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. Kadastro Mahkemesinin 29.03.2011 tarihli ve 2007/115 Esas, 2011/8 Karar sayılı kararıyla temyize konu 103 ada 31 parsel sayılı taşınmazın … mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 03.07.2012 tarihli ve 2011/7101 Esas, 2012/5237 Karar sayılı kararıyla, taraf teşkilinin tam ve doğru bir şekilde oluşturulmayarak işin esası hakkında bir karar verildiği, hüküm yerinde adlarına tescil kararı verilen mirasçıların adlarının ve paylarının gösterilmediği gereğine değinilerek sair yönleri incelenmeksizin usulden bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 19.02.2014 tarihli ve 2012/119 Esas, 2014/4 Karar sayılı kararıyla temyize konu 103 ada 31 parsel sayılı taşınmazın hüküm yerinde isimleri ve payları gösterilmek suretiyle … mirasçıları adına tesciline karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.05.2015 tarihli ve 2014/11853 Esas, 2015/6603 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın öncesinin …’ ait olduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmadığı, uyuşmazlık, taşınmazın bir bölümünün 13.12.1970 tarihli senet ile davalıya satılıp satılmadığı, satılmış ise zilyetliğin devredilip devredilmediği noktasında toplandığını, çekişmeli taşınmazın öncesi tapusuz olup menkul mal hükmünde bulunduğu, satışının geçerli olması ve mülkiyetin intikali için tarafların bu konudaki iradelerinin birleşmesi ve zilyetliğin satın alana devri gerektiği, keşifte dinlenen yerel ve tespit bilirkişilerinin zilyetlik hususunda ayrıntılı bilgileri bulunmadığı gibi, tanık beyanlarının da yetersiz olduğu, zilyetlik hususunun yeterince açıklığa kavuşturulmadığı belirtilerek araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi’nin 30.09.2020 tarihli 2016/10 Esas ve 2020/45 Karar sayılı ilamıyla, keşifte dinlenen senet tanıklarının beyanlarına göre … tarafından 13.12.1970 tarihli senet ile … ve …’a satıldığı, …’in bu taşınmazı satmadan önce de ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, …’den satın alan … ve …’in de taşınmazı kendilerine ait eve geçmek için yol olarak kullanmak amacıyla aldıklarını belirttikleri bu amaçla kullanımın da ekonomik amaca uygun zilyetlik sayılamayacağı, kaldı ki tüm dosya kapsamında taşınmazın kadastro tespitine kadar malik sıfatıyla zilyet olarak ekonomik amaca uygun olarak kimse tarafından kullanmadığı, tarafların zilyetliği kanunun aradığı şekilde devralmadıkları, taşınmazın en eski tarihten en yeni tarihe kadar ki tüm hava fotoğrafında arazinin boş gözüktüğü, kadastro tespitine kadar malik sıfatıyla davasız aralıksız 20 yıl taşınmaza sahip olan kimse olmadığı anlaşılmakla taşınmazın terk edildiği, terk nedeniyle mülkiyetin hazineye ait olacağı gerekçesiyle davanın reddine, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … temyiz dilekçesinde; taşınmazın arsa vasfında olduğunu, 1970 yılında satış senediyle satın alındığını, taşınmazı ev yapmak ve tasarrufumuzda kullanmak üzere satın aldıklarını, …’ da yaşamalarına rağmen zilyet ve tasarrufunu elden bırakmadıklarını, köy içinde arsa vasfında olduğunu, öncesinde de üzerinde bina olduğunu, Hazine adına tescil edilmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, kullanılan arsa vasfında olduğunu savunarak hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı … lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, iradi terk bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3116 sayılı Orman Kanunu, 6831 sayılı Orman Kanunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14, 17 ve 30/2 nci maddeleri
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı …’ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA
,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,54,20 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden …’dan alınmasına,