Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2022/7095 E. 2023/3587 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7095
KARAR NO : 2023/3587
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1209 E., 2022/1476 K.
KARAR : Yeniden esas hakkında hüküm kurma kararı
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/212 E., 2020/158 K.

Taraflar arasındaki kullanım kadastrosu tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı … vekili tarafından duruşma istemli, davacı … ve müşterekleri tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; davacı … vekilinin duruşma isteği nitelikten reddedilmiş, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında İstanbul ili, … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan 7520 ada 36 ve 37 parsel sayılı sırasıyla 154,72 ve 100,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanıcılarının tespit edilemediği şerhi yazılarak Hazine adına tespit edilmiştir.

2. Davacı … ve müşterekleri murisi … dava dilekçesinde; çekişmeli 7520 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.

3. Birleşen davada davacı … vekili dava dilekçesinde; çekişmeli 7520 ada 36 ve 37 parsel sayılı taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının emlak kaydının 1573 nolu parsele ilişkin olduğu, dava konusu taşınmazda …’ın fiili kullanımının olmadığından davasının reddine; ana dosya davacısının davası yönünden taşınmazın 2001 yılında davacı tarafından satın alarak vergi kaydı oluşturduğu, satış senetleri ve özel parselasyon planlarının dava konusu taşınmaza uyduğunu belirterek davacının kullanımında olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleşen dosyada davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporu ile taşınmazın kullanılmadığının anlaşıldığı, davacının tespit tarihi itibariyle kullanımını ispat edemediğini ileri sürmüştür.

2. Birleşen dosya davacısı … vekili istinaf dilekçesinde; çekişmeli taşınmazı 1985 yılında satış vaadi sözleşmesi uyarınca satın aldığını ve tapu kaydı ile müvekkilinin zilyetliğinde olduğunu ayrıca vergisini ödediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların boş arsa vasfında olduğu ve davacı taraflarca zilyetlik olgusunun ispat edilemediği öte yandan emlak vergisi ödenmesinin de tek başına fiili kullanımı göstermeyeceği gerekçesiyle birleşen dosya davacısı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı Hazine vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … vekili ile davacı … ve müşterekleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı … vekili temyiz dilekçesinde; İstinaf Mahkemesinin fiili kullanımı dar yorumladığını, müvekkilinin murisinin taşınmazı yatırım amaçlı aldığını, emlak vergisini ödediklerini ileri sürmüştür.

2. Davacı … ve müşterekleri temyiz dilekçesinde; taşınmazın nizasız fasılasız murislerinin zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın konumu itibariyle zirai faaliyete müsait olmadığını, taşınmazın Belediye kayıtlarına kendine ait olduğunu tescil ettirdiklerini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmazın kullanılıp kullanılmadığı, kullanılıyor ise kullanımın kime ait olduğuna ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı … vekili ile davacı … ve müştereklerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden asıl davada davacı … ve müştereklerinden alınmasına,

80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 99,20 TL’nin temyiz eden asıl davada davacı …’dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.