Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/4242 E. 2023/1938 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4242
KARAR NO : 2023/1938
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2152 E., 2020/793 K.
KARAR : İstinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/93 E., 2018/139 K.

Taraflar arasındaki vakfın galle fazlasına müstehak vakıf evladı ile tevliyete ehil vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin davanın niteliği yönü ile reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülhak vakıflardan olan Saadettinzade … … Hasan Vakfı’nın; Şeyhülislam Hoca Saadeddin …’nin oğlu, Lefkoşa Kadısı ve Kıbrıs Müftüsü Ahmed … tarafından kurulduğunu, 1957 yılına kadar mütevelli sıfatı ile evlad tarafından idare edildiğini, bu tarihten sonra meydana gelen Kıbrıs olayları nedeniyle mütevelliliğin münhal kalması üzerine Evkaf ve Vakıflar Kanunu ve 79/91 Sayılı Kanun maddeleri gereği 1999 yılından itibaren Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından evlad adına emaneten idare edildiğini, nüfus ve diğer kayıtlar üzerinde gerekli araştırmaların yapılarak, Saadettinzade … … Hasan Vakfı’nın vakfiyesinden doğan bütün haklara haiz evladı olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vakfın Kıbrıs’ta kurulu ve Kıbrıs Vakıflar İdaresi tarafından temsil edilen vakıf olması sebebi ile Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Türk Mahkemelerince 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a (5718 sayılı Kanun) göre davaya bakılabilmesi için taraflardan birinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, 5718 sayılı Kanun uyarınca vatandaşlık ya da mesken esasına göre davanın görülebilir olması zorunlu olduğu, toplanan deliller sonunda; davacının Türk vatandaşı olmadığı gibi tevliyete esas vakıf evladı olduğunun tespiti istenen “Sadeddinzade Ahmed … Hasan Vakfının” Vakıflar Genel Müdürlüğünde kaydının bulunmadığı, akar ve hayratının tamamen Kıbrıs’ta olduğu tespit edildiğinden, davada Türk Mahkemelerinin yargı yetkisinin bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-a maddesi uyarınca Türk Mahkemelerinin yargı hakkının bulunması dava şartı olduğu, dava şartlarının 6100 sayılı Kanun’un 38 inci maddesi uyarınca öncelikle inceleneceğinden, yargı hakkı bulunmama dava eksikliğinin giderilmesi de mümkün olmadığından, davanın dava şartı eksikliği sebebi ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; 22/1988 sayılı Kanun ile kabul olunan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ile Türkiye Cumhuriyeti Arasında 25.12.1987 tarihinde imzalanan Hukuki, Ticari Ve Cezaî Konularda Adlî Yardımlaşma, Tanıma Ve Tenfiz, Suçluların Geri Verilmesi Ve Hükümlülerin Nakli Sözleşmesi’nin 1 inci maddesi gereğince, davacının Türk vatandaşı gibi Türk mahkemelerine müracaat edebileceği ve o ülke vatandaşları gibi aynı şartlarla mahkeme önüne çıkabilirler, hükmü nazara alınmaksızın eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini, Kanun ile kabul edilen mezkur protokol gereği Türk mahkemeleri yargılama yapmaya yetkili olduğunu, davacının hukuki dinleme hakkını kısıtlar şekilde adil yargılanma hakkını ihlal eder şekilde iddiaları ve dayanağı sözleşme bakımından kanıtlar yönünden hiçbir şekilde değerlendirme bulunmaksızın, hukuki denetime elveren bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, dava konusu uyuşmazlığın, davacının Sadettinzade Ahmed … Vakfı’nın kurucusu Lefkoşa Kadısı ve Kıbrıs Müftüsü Ahmed …’nin evladı olduğunu tespiti istemi olduğu nazara alındığında davanın eda davası değil tespit davası olduğu, bu nedenle davacının bu davadaki iddiasının vakıf mallarına yönelik olmadığından … Müftülüğü’nden vakıf senedinin gönderilmiş olması hususu da gözetilerek dosyanın bilirkişiye gönderilerek davanın esasına girilmesi gerekirken mahkemece davanın nitelendirilmesi konusunda açık hataya düşülerek davanın usulden reddedilmesinin bu yönüyle de yerinde olmadığı ileri sürülerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, delil durumu, İlk Derece Mahkemesi kararında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından, usul ve esas itibariyle yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vakfın vakfiyesinden doğan hakların kullanılması amacına yönelik vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, dava şartlarına dair 114 ve 115 inci devamı maddeleri; 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk Ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (5718 sayılı Kanun) 40 ıncı maddesi; 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun (5737 sayılı Kanun) 3, 6, 7, 75 inci maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR :
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.