Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10040 E. 2023/18995 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10040
KARAR NO : 2023/18995
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/94 E., 2015/477 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; olay günü telefonda polis memuruyla görüştüğü sırada kendi çocuklarına küfür ettiği, bu durumun polis memuru tarafından yanlış anlaşıldığı, polise karşı her hangi bir hakaretinin olmadığı, bu nedenlerle hükmün bozulması ya da hapis cezasının para cezasına çevrilmesi talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın … İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde polis olarak görev yaptığı, olay tarihinde sanığın oğlunun İlçe Emniyet Müdürlüğü’nü arayarak bir ekip gönderilmesini istediği, aradan biraz vakit geçtikten sonra yeniden arayarak ekibin gönderilip gönderilmediğini sorduğu, katılanın kısa sürede polis ekibi gönderileceğini söylemesi üzerine telefonu alan sanığın, katılana hitaben “Cinayet işlesem ekipler gelmeyecek galiba, a..na koyayım, senin gibi polisin de a..na koyayım, a..na koduğumun polisleri, orospu çocukları.” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği iddiasıyla açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece, sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yönünde hüküm kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, katılan kolluk görevlisinin aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları ile dinlenen tanık H.İ.’nin anlatımının kısmen iddiayla uyumlu olduğunun anlaşılması ve mükerrir olduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, seçimlik ceza içeren hakaret suçu yönünden, yasal zorunluluk gereği hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında mahkûmiyet kararları verilmesine ve seçenek yaptırımlar içerisinden hapis cezasının tercih edilmesine yönelik Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Adli sicil kaydına göre birden fazla sabıkası bulunan mükerrir sanık hakkında, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının denetime olanak verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,
2. 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu belirlendiğinden, hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.