YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12306
KARAR NO : 2023/1372
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/634 E., 2019/41 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki görülen zilyetliğin tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 11.10.2006 tarihinde Dalaman Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı davadaki dava dilekçesinde; 178 ada 321 parselin 8.256,56 m2’lik (metrekarelik) bölümüne babası Halil Kara’dan satın alıp zeytin ağaçları dikmek suretiyle zilyet bulunduğunu, Mal Müdürlüğünce taşınmaz babası Halil’den mirasçılarına kalmış bir yer imiş gibi kendisi ve diğer mirasçılara ecrimisil ihbarnamesi gönderildiğini, taşınmaz bölümünün orman tahdidi dışında orman sayılmayan yerlerden olduğunu açıklayarak, zilyet olduğunun tespiti ve tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dalaman (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.10.2009 tarihli ve 2006/299 Esas, 2009/301 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (C1), (C2) ve (B) harfleri ile gösterilen toplam 8.360,19 m2’lik bölümünün zilyedinin davacı olduğunun tespitine, tapunun beyanlar hanesinde davacının kullanımında olduğu yolunda şerh verilmesine, (A) harfli bölümün orman vasfında olduğu anlaşıldığından bu bölüme yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 17.01.2018 tarihli ve 2017/7255 Esas, 2018/183 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmaza yönelik beyanlar hanesine şerh talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, çekişmeli taşınmazın 5831 sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanun’a eklenen Ek 4 üncü maddesine göre yapılacak kullanım kadastrosuna konu edilmesi halinde dava konusu edilebileceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın çekişmeli taşınmazın kendisinin zilyetliğinde olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesine yazılmasını istemekte hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri temyiz dilekçelerinde, davanın reddine karar verildiği halde taraflarına vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu açıklayarak, kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı lehine zilyetliğin tespiti ile tapu kaydına şerh verilmesi isteminin reddine karar verilmesi halinde davalılar lehine vekalet ücreti takdiri gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun), 3302 sayılı 31.08.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (3302 sayılı Kanun) ile değişik 2/B maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İlk Derece Mahkemesince, davalıların yargılama esnasında kendilerini vekil ile temsil ettirmiş olmalarına rağmen davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değildir. Ne var ki bu hatanın / yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yargılama giderlerine ilişkin 3. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “3- Davanın niteliği gereği yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdiren 2.725,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
7139 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.