Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/9678 E. 2023/18932 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9678
KARAR NO : 2023/18932
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/819 E., 2016/27 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/819 Esas, 2016/27 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
2. Tebliğname’de, mahkûmiyet hükmünün bozulması yönünde görüş bildirilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, şikâyetçinin kamu görevlisi olduğunu bilmediğine, olay kapsamında darp edildiğine ve hakaretin karşılıklı olarak gerçekleştiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda şoför olarak görev yapan şikâyetçinin yemek dağıtımı için araçla hükümlü binasına geldiği sırada aynı cezaevinde hükümlü olarak bulunan sanığın aracın arkasından çekilmemesi üzerine gelişen olay kapsamında sanık tarafından şikâyetçiye yönelik sinkaflı sözlerle hakaret edildiği Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunmasında, tevilli ikrarda bulunmuştur.
3. 13.07.2015 tarihli tutanak dosya içerisinde bulunmaktadır.
4. Şikâyetçinin beyanları istikrarlı ve 13.07.2015 tarihli tutanak içeriği ile uyumludur.
5. Tanık C. Y.’nin, şikâyetçinin anlatımını destekler nitelikte beyanda bulunduğu, tanık A. H. B.’nin ise sanığın şikâyetçiye söylediği sözleri duymadığını ancak diğer hükümlülere sarf ettiği sözleri duyması üzerine odasından fırladığını ve tutanak içeriğinin doğru olduğunu ifade ettiği anlaşılmıştır.
6. Şikâyetçinin olay günü görevli olduğuna dair, … Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş olan görev belgesi ve taşıt görev emri formu dava dosyasında bulunmaktadır.
7. Sanığa ait adli sicil kaydı ve güncel nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
Sanığın tevilli ikrarda bulunması, şikâyetçinin istikrarlı anlatımlarının 13.07.2015 tarihli tutanak içeriğiyle ve tanık C. Y.’nin beyanlarıyla desteklenmesi ve tüm dosya kapsamıyla, sanığın hakaret suçunu işlediğinin sabit olduğuna ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunup, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında nitelik nedeni olarak öngörülen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi ve 13.07.2015 tarihli tutanakta ve şikâyetçi beyanında, eylemin açık ceza infaz kurumunda hükümlülerin kaldığı binanın önünde gerçekleştiğine dair anlatıma yer verilmesi karşısında, olayın meydana geldiği yerin kuşkuya yer veremeyecek şekilde belirlenmesi ve bu yerin herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık bir yer olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sanığın cezasında anılan Kanun maddesi uyarınca artırım yapılması,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası nedeniyle “11 ay 20 gün” yerine “1 yıl” hapis cezasına hükmolunması suretiyle fazla ceza tayini,
3. Hakaret suçunun alenen işlenmediğinin kabul edilmesi halinde; 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde “Basit Yargılama Usulü” düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.