YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12592
KARAR NO : 2023/20466
KARAR TARİHİ : 05.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1712 E., 2016/171 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca neticeten 3.600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve 10 eşit taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; suçun unsurlarının gerçekleşmediğine, sanığın hakaret etme kastının bulunmadığına, yazının seçim ve seçim süreci ile ilgili eleştiri niteliğinde olduğuna, hukuka aykırılık unsurunun bulunmadığına, yazının yayınlanmasında kamu yararı bulunduğuna, yazının gerçek ve güncel bir olaya dayandığına, yazının düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğuna, hükmün geçerli bir gerekçeye dayanmadığına, Mahkemece tanık beyanlarının göz ardı edildiğine, sanığın gazeteci ve spor yorumcusu olmasının aleyhine yorumlanarak gazetecilik mesleğinin iddia edilen suçun işlenmesini kolaylaştırdığı şeklinde mantık dışı bir yorumla hükme gerekçe yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın sosyal konumu, kişiliği, Mahkeme huzurundaki davranışları dikkate alınmadan hiç bir hafifletici sebep değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması gerektiğine
ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın web sayfasında boks federasyonu seçim yorumu başlıklı, katılanın Türkiye Boks Federasyon seçimlerinde aday olduğu, ancak oylamadan çok kısa bir süre önce sanığın desteklediği aday dışındaki bir başka aday lehine adaylıktan çekildiğini ve bu adayın desteklenmesi gerektiğine ilişkin konuşma yapması nedeniyle kaleme aldığı yazısında, katılan hakkında kullandığı pekçoğu ağır eleştiri sınırında kalan cümlelerin ve kelimelerin yanında “…F. A.’nın listesine girmek için türlü türlü dans etmiş … ama şunu unutma her boks seçiminde kalleşlik yapanlara sende…. gibi çıktın diyecekler…” şeklindeki kelimeleri ile “Ömer K. sen bir döneksin ben şahidim.” şeklindeki sözlerin, ara başlık ve yazı içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde, onur kırıcı ve incitici olduğu, hakaret suçunun kast unsurunun gerçekleştiği, sanığın gazeteci kimliğinden faydalanmak suretiyle de federasyon seçimleri sırasında taraf değiştirerek destekledikleri adayın seçimi kaybetmesine neden olarak gördüğü katılana bu nedenle ve hakaret amacıyla sözü geçen yazıyı kaleme aldığı dolayısıyla hakaret suçunun sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık savunması, katılan ve tanıklar Ç.S., F.A.’nın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı ağır eleştiri niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Kabule göre ise;
a. Sanığın hakaret eylemini aleni sayılan internet sitesinde gerçekleştirmesine karşın 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanmaması,
b. Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar varsa da, atılı suçun 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 72 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına eklenen ek cümlenin yürürlüğe girmesinden önce işlendiği dolayısıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi için aranan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde gösterilen “kasıtlı suçtan mahkum olmama” nesnel koşulunun bulunduğu, suçtan doğan maddi bir zararın bulunmaması, manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi nedeniyle, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendinde belirtilen “Sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması” koşulunun oluşup oluşmadığı değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken “Sanığın adli sicil kayıtlarında denetim süresi devam eden HAGB kararı olduğu ve dosyadaki suçun bu denetim süresi içerisinde işlendiği sabit olduğundan 6545 Sayılı Yasa ile değişik CMK’nun 231/8 maddesi uyarınca yeniden HAGB kararı verilemeyeceğinden” şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenin sıfatı yönünden sanığın, sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.