Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/10231 E. 2023/20270 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10231
KARAR NO : 2023/20270
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/62 E., 2016/8 K.
SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, düzeltilerek onama

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan doğrudan zarar görmeyen … ve …’nın davaya katılma hakları bulunmadığı ve Mahkemece katılma kararı verilmiş olmasının da bu suçtan kurulan hükmü temyiz hakkı vermeyeceği yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
A. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukluklarına,
B. 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunlukluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;sanığın delil bildirme hakkının kısıtlandığına, sanığın suçları işlediğine dair dosyada delil olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına vesaire yönelik olduğu,
Katılanlar vekilinin temyiz isteği, alt sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmaması gerektiğine, mahkum edilen sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine vesaire yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın da içerisinde bulunduğu bir grup arasında tartışma çıktığı bilgisi üzerine emniyet güçlerinin olay yerine intikal ettiği, polis memurları … ve …’in olaya müdahale etmeye çalıştıkları fakat sanığın polis memurlarına hitaben “üzerinizdeki elbiseye güvenmeyin, ananızın a.. nasıl çıktıysanız öyle delikanlı olun,esas duruşta duracaksınız,adam olun lan siz kimsiniz,bizi korumak için tutulan maaşlı amelesiniz” dediği, ayrıca olay öncesinde sanığın 179 promil alkollü olduğu halde araç kullandığı böylece sanığa atılı suçların sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan doğrudan zarar görmeyen … ve …’nın davaya katılma hakları bulunmadığı ve mahkemece katılma kararı verilmiş olmasının da temyiz hakkı vermeyeceği anlaşılmıştır.
B. Katılanlar Vekilinin Hakaret Suçundan Kurulan Hükme Yönelik ve Sanık Müdafiinin Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma ve Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yönünden,
Tüm dosya kapsamı, katılanların aşamalardaki beyanları, olay tutanağı karşısında, suçların sübuta erdiğinin kabulü ile sanığın mahkumiyeti yönünde ve lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir.
2. Sair Yönlerden
Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
3. Hakaret suçundan kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, kendisini vekille temsil ettiren katılanlar lehine, 5271 sayılı Kanun’un 325/1 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1 inci maddesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükmün katılanlar vekili tarafından temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükmün Sanık Müdafii Tarafından Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün B-1-2 bendinde açıklanan nedenle, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B-3) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılanlar vekili ile sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılanlar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.07.2023 tarihinde karar verildi.