YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12488
KARAR NO : 2023/19195
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/739 E., 2016/110 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta, eksik incelemeye, haksız tahrik ve lehe Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine, müdafii isteme hakkı hatırlatılmayarak savunma hakkının kısıtlandığına, şikâyetten vazgeçme nedeniyle kamu davasının düşürülmesi gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde … Belediyesinde mimar, tekniker ve zabıta memuru olarak görev yapan mağdurların sanığın işlettiği pansiyona yapı tatil zaptı tutmak amacıyla gittikleri, sanığın mağdurlara hitaben görevlerini yapmasını engellemek amacıyla “Siz burada gereksiz insanlarsınız, sizin bana gıcıklığınız mı var, burada işlem yapamazsınız, benimle özel bir sorununuz varsa baraj boyuna gidelim orada hesaplaşalım, daha sonra hesaplaşacağız.” şeklindeki sözlerle tehditlerde bulunarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği iddia olunmuş; Yerel Mahkemece de sanığın üzerine atılı suçu işlediği kabul edilerek mezkur suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
1. Sanık savunmasında, suç işleme kastının bulunmadığını, görevi yaptırmamak için direnmediğini belirterek suçlamayı reddetmiştir.
2. Mağdurlar ve polis memuru olan tanıklar özellikle kovuşturma aşamasındaki anlatımlarında, sanığın, mağdur … F.’ye hitaben “Senin bana kıcıklığın var, bu burada kalmayacak, istersen gel baraj boyuna gidelim, orada görüşelim.” şeklinde sözler söylediğini beyan etmişlerdir.
3. Görev belgelerinin dosya arasına alındığı tespit edilmiştir.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Savunma Hakkına İlişkin
Sanığın sorgusu alınmadan yasal haklarının hatırlatıldığı, sanığın yasal haklarını anladığını, müdafii talebinin olmadığını ve savunmasını kendisinin yapacağını belirttiğinin anlaşılması karşısında, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sübuta, Eksik İncelemeye ve Şikâyetten Vazgeçme Nedeniyle Kamu Davasının Düşmesi Gerektiğine İlişkin
Mağdurlar ile tanıkların aşamalardaki istikrarlı anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında şikâyete tabi olmayan mezkur suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Haksız Tahrike İlişkin
Sanık aşamalardaki savunması, mağdurların ve tanıkların anlatımları, dosya arasında yer alan diğer bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; mağdurlardan kaynaklanan ve sanık lehine haksız tahrik teşkil edebilecek herhangi bir söz veya davranışın bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Lehe Kanun Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin
Sanığın adli sicil kaydında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmasına engel teşkil eden kasıtlı suçtan sabıkalarının olması ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair Mahkemenin takdir ve gerekçe yerinde görüldüğünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunulmamıştır.
B. Sair Yönlerden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak,
Sanığın görevi yaptırmamak için direnme eylemini mağdur Benhur F.’ye yönelik işlediğinin mağdurların ve tanıkların anlatımlarıyla sabit olması karşısında; sanığın eylemini tek bir fiil ile birden fazla kişiye karşı işlediği belirtilerek yerinde olmayan gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği cezasında artırım yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.05.2023 tarihinde karar verildi.