Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10560 E. 2023/3162 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10560
KARAR NO : 2023/3162
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/169 E., 2022/1065 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/129 E., 2021/324 K.

Taraflar arasındaki usulsüz tebligat şikayetinden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince şikayetin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı-alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-alacaklı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı-borçlu vekili dava dilekçesinde; ödeme emri incelendiğinde tebligatın 25.03.2021 tarihinde şirket çalışanı olduğu iddia edilen … adlı şahsa tebliğ edildiğini, …’nun şirket çalışanı olmadığını ve tebligatın davadışı ….., İnşaat adlı şirket adresine tebliğ edildiğinden ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğinden bahisle icra takibinden haberdar olma tarihinin 18.05.2021 tarihi olarak düzeltilmesi ve icra dosyasına yapılan itirazların süresinde olduğundan icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı-alacaklı vekili cevap dilekçesinde; tebligatın usule uygun olduğunu, borçlu şirket ile davadışı …inşaat adreslerinin farklı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda; SGK müzekkere cevabı ve kolluk araştırma raporlarında …’nun borçlu şirkette değil, dava dışı …İnşaat bünyesinde çalıştığının anlaşıldığı, Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesine göre borçluya çıkarılan tebligatı alan …’nun tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş birisi olup olmadığının, tebligat parçasında …’nun işçi, memur veya amir sıfatlarından hangisine sahip olduğunun, tüzel kişi yetkilisinden sonra gelen kimse olup olmadığının anlaşılamadığı, tebligatın bu haliyle usulsüz olduğu, her ne kadar davalı vekilince delillerin toplanmadığı belirtilmişse de, davalının getirtilmesini istediği delillerin kabule göre sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle şikayetin kabulü ile davacı borçluya gönderilen ödeme emri tebliğ tarihinin 18.05.2021 tarihi olarak düzeltilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Tebligat yapılan adres borçlu şirketin mersis adresi olup, mahkeme delilleri toplanmadan eksik inceleme ile sadece SGK müzekkere cevabı ve kolluk araştırma raporları yeterli bulunarak inceleme yapıldığını, borçlu şirket ile …inşaat arasında faaliyet konularının da aynı olması sebebiyle organik bir bağ olduğunu, bu sebeple tebligatın …İnşaat firmasınca alınmasının borçlunun alacaklarını kaçırmasına, kanuna karşı hile, hakkın kötüye kullanılması, muvazaa ve dolaylı teslim hallerine sebebiyet vereceğinden davacının iddiasının hukuka aykırı olduğunu, Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesinde ptt memurunun tebligat yapılan şahsın aslen şirket çalışanı olup olmadığını kontrol yükümlülüğü bulunmadığından kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle; ödeme emri tebligatının yapıldığı …’nun davacı adına tebliğ almaya yetkili kişilerden olmadığının anlaşılmasına göre kararın erinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-alacaklı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesini tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, usulsüz tebligat şikayetine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Tebligat Kanunu’nun 12., 13. ve 32. maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği’nin 21. maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, şirket adına evrakı alan …’nun SGK yazı cevabı ve kolluk araştırmasına göre şirket çalışanı olmadığının anlaşılması ve tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-alacaklı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının İİK’nın 364/2 maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.